Spoiler içeriyor
okuldaki şiddet, acımasız zorbalar, onlarca kavga, psikoloji, dram, arkadaşlık... bu kore dizisi beni bitirdi. -bundan muzdarip değilim, uzun zamandır bu kadar sürükleyici bir şey izlememiştim. gerçek hayatta, insanlara sürekli yeon si-eun'ın gözlerini diktiği şekilde bakarsanız, ve her soruyu terslerseniz, bu…devamıokuldaki şiddet, acımasız zorbalar, onlarca kavga, psikoloji, dram, arkadaşlık... bu kore dizisi beni bitirdi. -bundan muzdarip değilim, uzun zamandır bu kadar sürükleyici bir şey izlememiştim.
gerçek hayatta, insanlara sürekli yeon si-eun'ın gözlerini diktiği şekilde bakarsanız, ve her soruyu terslerseniz, bu içe dönük oğlanın yaptığı gibi kolay arkadaş edinemezsiniz. emin olun, insanlar böyle birinin peşinden koşup onun etrafına ördüğü duvarları yıkmak için uğraşmaz.
*flashback: küçükken çok utangaç ve içine kapanık bir çocuktum. bu yüzden yalnız kalmak benim için alışılagelmiş bir şey olmuştu. sıkılsam da patlasam da çatlasam da, sorunun farkında olmadığım için elimden hiçbir şey gelmemişti. ve insanlar her zaman suçu ben de bulmuşlardı. kimse benim kabuğumu kırmak istemedi, çünkü içerde görmeye değer bir şey olduğunu düşünmüyorlardı. ki, evet utangaçtım, sessizdim, çaba sarf etmiyor gibi görünüyordum, ama gerçek farklıydı. birisi benimle konuşsa hemen çiçek gibi açılırdım. sadece biraz destek gerekiyordu. ne var ki burası gerçek dünya, ve etrafımda shiun'ın etrafındaki gibi sabırlı insanlar yoktu. (neyse ki sonra durumun farkına varıp kendimi bu konuda geliştirdim. artık o problem kalmadı çok şükür. insanlarla iletişim kurup arkadaş edinmekte level atladım 😅)
bu çocuk bana hiç benzemiyor. ben utangaçtım ama kesinlikle soğuk değildim. si-eun ise birisi ona bir şey teklif etse,
niye?
bunu neden yapayım ki?
seni ilgilendirmez.
kollarını benden çeker misin?
bir daha başıma dokunma.
yakın olduğumuzu sanmıyorum.
neden sizinle takılayım.
yapmam gereken işler var, ben meşgulüm.
minvalinde cevaplar veriyor. ayrıca her zaman ağlamaklı bir yüze sahip. (onu ilk kez görünce neden ağlamış acaba diye düşündüm, halbuki yüz ifadesi öyleymiş :)
ama tabii ki si-eun ile ilgili güzel olan şeyler de var.
zorbalara boyun eğmesine engel olan cesareti,
altta kalmamasını sağlayan hazırcevaplılığı,
ders çalışmayı çok sevmesi,
ve aşırı parlak zekası.
ayrıca, çabalayıp onun etrafındaki buzdan duvarı eritirseniz, si-eun arkadaş olmaya değecek biri.
çünkü sevdiği insanlar için canını bile tehlikeye atmayı öğreniyor ve bu duruma ayak uyduruyor.
bu dizide, si-eun sadece fiziksel olarak güçlenmiyor, ruhen de olgunlaşıp, fena olmayan bir karakter gelişimi geçiriyor.
*dipnot: ingilizceme ağırlık verdiğim bir dönem olduğu için ing dub + no sub şeklinde izledim ve bence güzeldi.
si-un'ın "why should I? I don't have to. leave me alone." gibi cümleleri hâlâ kulağımda dfdfdf. bir de tabii, "kick your ass, prick. are you kidding me huh, bullshit? you bastard." gibi argolar.
ing dub, orijinali ile aynı tadı vermez derseniz, bana orijinalinden daha fazla tat verdi çünkü, koreceyi fonetiğinden ötürü sevemiyorum, dinlemesi işkence gibi geliyor. sanırım bana göre tek yumuşak asya dili japonca yaa 😋