Filmin yönetmeni Çağan Irmakın dedesini ve hayatının bir bölümünü izliyoruz filmde. İzlerken yer yer duygulandığım bir filmdi. Oyunculuklar ve şiveler çok doğal ve gerçekçiydi. Ôzellikle çocuk oyuncular çok başarılıydı. 1923 nüfus mübadelesi sonucu Girit adasından İzmir'e göç eden Mehmet Bey'in…devamıFilmin yönetmeni Çağan Irmakın dedesini ve hayatının bir bölümünü izliyoruz filmde. İzlerken yer yer duygulandığım bir filmdi. Oyunculuklar ve şiveler çok doğal ve gerçekçiydi. Ôzellikle çocuk oyuncular çok başarılıydı.
1923 nüfus mübadelesi sonucu Girit adasından İzmir'e göç eden Mehmet Bey'in torunu Ozanın çevrelerindeki kişiler tarafından "gavur" olarak görülmelerini, arkalarından konuşulmasını gururuna yedirememesinden dolayı yaşadığı kendini kanıtlama çabası ve duygusal buhranı işlemektedir. Bu buhran, birçok kez dedesiyle çatışmasına neden olmaktadır. Dedesi ise yaşadığı her yerde dışlanmasını ve aidiyet duygusunu tam olarak yaşayamamasını bu kelimelerle ifade etmiştir:
"Bazı şeyler hiç unutulmuyor. Doğduğun yer misal. Azıcık büyüdüğûn, azıcık hatırladığın yer bile"
Bu durum bana acaba ülkemizdeki Rumlar göç ettirilmeseydi, Nico amca ve Eleni teyze isminde komşularımız olsaydı nasıl olurdu diye hayal ettirmedi değil. Yaşadığım yerdeki son azınlık olan Osanna teyze ve Selanik'ten ilçemize 1 yaşındayken ailesiyle gôç eden Naciye teyzeyi düşünerek filmdeki Mehmet Bey gibi derin hayallere daldım.
Mehmet Bey Ege’de mutlu bir hayat sürmesine rağmen, köklerine ve mübadele sırasında kaybettiği küçük kardeşine özlemi hala devam etmektedir. Bu özlem, Mehmet Bey’e her denize gidişinde Girit’e içinde not yazılı şişeler yollatmaktadır ve bir gün bu şişelerden birinin bulunacağını ve ona çok özlediği memleketinden, küçüklük evinden haber geleceğini düş etmesine neden olmaktadır.
Ozan’ın dedesinin memleket özleminin yanı sıra 1980’de gerçekleşen askeri müdahale ile belediyede çalışan babasının yaşadığı zorluklara da yer verilmiş filmde. Film, Türk Siyasal Hayatındaki olayların Ege’de bir kasabada yaşayan kişiler üzerindeki etkilerini sadece göçmenlik ve askeri darbe ekseninde yansıtmamakta, aynı zamanda kocası öğrenci hareketleri kapsamında gözaltına alınmış ve sonrasında kaybolmuş, senelerdir ondan haber alamayan ve Mehmet Beylerin komşusu olan, ruh sağlığını yitirmiş ressam kadının Ozan ile ilişkisini de konu ediniyor.
Dedemin İnsanları; Ozan’ın olgunlaşma hikayesi ekseninde, Mehmet Bey’in henüz yedi yaşındayken koparıldığı memleketine özlemini ve Türkiye’nin 1980 öncesi ve sonrası değişen politik yapısını, Türk-Yunan ilişkilerinin geçmişi ve şimdisi hakkında tarihsel olayları doğrudan anlatmamakta ama bize gerçek hayattan kesitler sunmaktadır. Film bu olayların küçük bir kasabada yaşayan insanların hayatlarını ve iç dünyalarını nasıl etkilediğini gözler önüne sermektedir.
Herkese iyi seyirler ve iyi haftasonları dilerim 📽️✨