(Rewatch) “Bazen hayat, insanın isteklerini ve umutlarını es geçerek ilerler.” TRON: Legacy filmini ilk izlediğimde nedensiz bir "efsane" deme isteği gelmişti. Gariptir ki, bugün tekrar izlediğimde iki saatlik süresini hiç hissettirmedi ve yeniden "efsane" demek istedim. Gerçekten efsane demek isterdim…devamı(Rewatch)
“Bazen hayat, insanın isteklerini ve umutlarını es geçerek ilerler.”
TRON: Legacy filmini ilk izlediğimde nedensiz bir "efsane" deme isteği gelmişti. Gariptir ki, bugün tekrar izlediğimde iki saatlik süresini hiç hissettirmedi ve yeniden "efsane" demek istedim. Gerçekten efsane demek isterdim ama büyük potansiyeline rağmen, iyi bir evren ve olağanüstü müziklerinin yanına sığ senaryo gelince olmuyor. En son birkaç yıl önce izlemiştim ve aklımda kalandan daha etkileyici bir filmdi TRON: Legacy. Gösterime girdiği yıllarda çoğunlukla görselliği ile övülen TRON: Legacy, IMAX formatında çekilmiş ikinci film olmuş; ilk film ise tam anlamıyla deli işi bir film olan Avatar.
TRON: Legacy’e dönecek olursam, ilk yönetmenlik deneyimi olan Joseph Kosinski’nin ortaya neredeyse kusursuz bir iş çıkarttığını düşünüyorum. Kosinski, sonrasında Oblivion, Only the Brave, Top Gun: Maverick ve bu yıl izlediğimiz F1 filmi ile mükemmel bir filmografiye sahip oldu. Araya Netflix’in zorlama işi Spiderhead girmiş olsa da, adamın işi bildiği ortada.
Gelelim yeni filmin neden bu kadar geç çıktığına: Film her ne kadar etkileyici gözükse de senaryo kısmı gerçekten aşırı sıradan ve fazlasıyla tahmin edilebilirdi. İzleyicinin çoğu bunu göz ardı edip puanını atmosfere verse de basın tarafında işler pek de öyle olmadı. Basının verdiği puanlar ortalama ve kötü arasında gidip geliyordu. Bunların yanında Disney, Marvel ve Lucasfilm’i satın aldıktan sonra Marvel ve Star Wars filmlerine daha çok yatırım yapıp, zaten çok yüksek hasılat yapamayan Tron gibi riskli bir projeye yatırım yapmak istemedi.
170 milyon dolar olarak açıklanmış bütçenin sadece prodüksiyon bütçesi olduğunu biliyoruz. Bunun yanında pazarlama ve oyuncu maaşları gibi detaylar eklenince maliyet yaklaşık 300 milyon dolara kadar çıkıyor. TRON: Legacy’nin 400 milyon dolar kazandığı açıklanmıştı; bunun belli bir miktarının sinema salonlarına verildiğini düşünürsek, Disney’in net kazancı zar zor sıfırın üstüne çıktı ve 100 milyon dolarlık Blu-ray gelirleri ile toparladı gibi bir durum var ortada. Yani gelen eleştiriler, Marvel ve Lucasfilm’in alınması tamamen bahane; Disney neredeyse zarar ettiği bu filmin devamını zaten başından beri yapmak istemiyordu.
Hikayenin en kötü yanı, Disney’in devam filmini yapmayacağı barizken Joseph Kosinski, Tron: Ascension adında bir devam filmi üzerinde çalışıyordu. 2011–2012 yıllarında senaryo, karakter tasarımları ve storyboard’ları hazırlandı. 2013’te fanlar “Tron 3 geliyor” kafasına girdi ama film hiç resmi bir şekilde duyurulmamıştı. 2015 yılına geldiğimizde yapılan röportajlar sayesinde projenin rafa kaldırıldığını duyurdular ve biz de muhtemelen hiçbir zaman göremeyeceğimiz bir başka filmle karşı karşıya kaldık.
2025 yılında neden geldiğine bakacak olursak, aslında en bariz örnek yapay zekânın bu kadar popülerleşmesi. Kısacası, 1982 yapımı TRON filmi ile hemen hemen aynı kaderi paylaşan bu seri benim için yanlış stüdyoda heba olmuş ve olmaya da devam edecek. Filmi bu kez izlediğimde CGI tarafında gözüme batan şeyler oldu; 2010 yapımı bir filmde elbette bunlar normal, ama birkaç yıl sonra bu film için “hızlı yaşlanmış bir diğer TRON filmi” demek istemiyorum. Hala izlenebilirken ve üstüne üstlük hâlâ süresini hissettirmeden izleyiciyi dünyasına çekmeyi başarırken, daha fazla ertelenmemesi gereken bir film TRON: Legacy.
7,69/10