Öncelikle eleştirelerin dışında diziyi beğendim yakından takip ediyorum AMA Beni izlerken çıldırtan birkaç konuya değinmek istedim. Karadeniz’de beş yıl yaşamış biri olarak “Taşacak Bu Deniz” izlerken sık sık ben yanlış Karadeniz’de mi yaşamışım yoksa bu dizi Marvel evreninin Karadeniz versiyonu…devamıÖncelikle eleştirelerin dışında diziyi beğendim yakından takip ediyorum AMA
Beni izlerken çıldırtan birkaç konuya değinmek istedim.
Karadeniz’de beş yıl yaşamış biri olarak “Taşacak Bu Deniz” izlerken sık sık ben yanlış Karadeniz’de mi yaşamışım yoksa bu dizi Marvel evreninin Karadeniz versiyonu mu? diye içimden soruyorum.
Gerçek hayatta Karadenizli sabah ekmek almaya bile saçını fönleyip çıkar. Dizideki karakterlerin üstü başı ise sanki bit pazarından toplu alım yapılmış gibi. Maşallah kızların saçları bakımlı maşalı yapılı ama gencecik kızın üzerinde dedesinden kalma gömlek kazak falan var. Yaylada yaşıyor hayvan bakıyor diye bu insan şehir merkezine indiği zaman yaylada hayvan baktığı kıyafetleriyle inmez sevgili kostümden sorunlu sorumsuz arkadaşlarrr!!!!!
Hadi dediğiniz gibi olsun kabul edelim. Diyelim ki bunlar köyde yaşıyor ya o yüzden modadan anlamıyor çay topluyor hayvan bakıyor. Eh be kardeşim dronla birbirini gözetleyen, köyün en zenginlerinden olan bu insanlar, ellerindeki son model telefonlarda hiç mi modaya dair bir şey görmüyor. Veyahut adam jetle seyehat ediyor ama bir mağazaya girip niye yeni kıyafetler almıyor. Dizinin en garibanı yorgan satan sevcan. Ama Adil Koçari'nin kardeşinden daha modern 😂 Hele bir de etrafta sürekli tavşan kulaklı bornozla gezen bir Eleni var. Çok mu düşündünüz o bornoz şakalarını 🤦
Vallahi orada yaşadığım yıllarda bir kişiyi bile böyle görmedim. Trendyol indirim günlerinde böyle telefon başında bekleyen alışveriş çılgınları vardır ya benim tanıdığım karadeniz gençleri de öyledir.
Bir de şu suburma, fışki kelimeleri var. Dizide herkes bu kelimeleri öyle rahat kullanıyor ki sanırsın Karadeniz’de sabah kahvaltısından önce ağız yoklaması yapılıyor. Bugün kaç kez suburma dedin acep.
Ben yıllarca yaşadım, bir kez bile suburma kelimesini duymadım. Trabzonlu, Giresunlu arkadaşlarıma sordum, onlar da bunun ne demek olduğunu bilmiyorlarmış. Senaristler belli ki Google’a Karadeniz yöresel kelimeler yazıp çıkan ilk listeyi senaryoya yapıştırmış.
Suburma ne demek bilen varsa beni de aydınlatsın.
Ve burası biraz iç acıtıcı: Burak Yörük yine aynı rol yine zengin, yine şımarık, yine dramatik ama cool. Bu çocuğu kim “bu rolü sana emanet ettik, ömrünün sonuna kadar bunu oynayacaksın” diye mühürledi bilmiyorum ama biri artık şunu çözsün. Bir kere de balıkçı, çaycı, öğretmen oynasın da biz de “Aaa bu çocuk meğer farklı şeyler de yapabiliyormuş” diyelim.
Sonuç olarak dizi beni hem sinirlendiriyor hem güldürüyor hem de her şeye rağmen izlettiriyor. Gerçek Karadeniz’le uzaktan yakından alakası yok ama paradoks gibi ne kadar kızarsam o kadar açıp yeni bölümü izliyorum. Bu da sanırım dizinin en büyük başarısı… ya da benim en büyük zayıflığım. 😂 Diziye bir el atmak için ben de "Deli mi ne" gibi başvursam mı ney yapsam? 😊