Puanına baktığımda ister istemez bir beklenti içine girdim ama beni çok şaşırttı. Öncelikle yazarımız hakkında bi konuşalım. Tek romanı buymuş. Evet bu büyük bir dezavantaj. Gerçi en popüler eseri de buymuş ama dediğim gibi kesinlikle abartıldığını düşünüyorum. Genelde daha çok…devamıPuanına baktığımda ister istemez bir beklenti içine girdim ama beni çok şaşırttı. Öncelikle yazarımız hakkında bi konuşalım. Tek romanı buymuş. Evet bu büyük bir dezavantaj. Gerçi en popüler eseri de buymuş ama dediğim gibi kesinlikle abartıldığını düşünüyorum. Genelde daha çok şiir ve oyun yazarlığına yönelmiş. Belki de bu yüzdendir ki bu kitap bana çok sanatsal geldi. Okurken genellikle yordu, sıktı ve maalesef anlamsız geldi. Özellikle diyaloglar çoğunlukla metaforik ve imgeliydi. Hâl böyle olunca diyaloglar bile bir yerde çekilmez hale geldi.
Ayriyetten yazar hayatının sonlarına doğru eşcinsel olduğunu söylediği için hapse girmiş. Tabii bu durum bu kitabı yazdıktan çok sonra olmuş. Kitabı yazarken de o dürtüleri var mıydı tartışılır. Diğer yayınlardaki gönderileri okurken bu kitabın sansürlü ve sansürsüz olarak basıldığını gördüm. Biraz araştırınca benim ve genellikle insanların okuduğu yayınlar hafiften sansürlenmiş. Sansürsüz halinde farklı olarak neler olduğuna da baktım ve gördüm ki Basil'in Dorian'a karşı söylemleri oldukça hayranca bir aşkı temsil ediyordu. Böylelikle bu dürtüsünün o zamanlarda da olduğunu görmüş oldum. Bu da benim en sinirimi bozan şeylerden biri oldu haliyle. Bu yayından okumama rağmen bende hafiften bi eşcinsellik sezmiştim zaten🤮.
Akıcılığı ve sürükleyiciliği ortaydı. Başları ve sonlarına iyi diyebilirim ama orta kısımlar (özellikle 11.bölüm) sıkıcıydı. Konu güzeldi aslında lakin bi yerde karakterlerin anlamsız ve saçma bulduğum hareketleri kitaptan soğuttu. Ayrıca o portre konusundaki fantastik durum beni etkilemedi. Bununla birlikte karakterin neredeyse 20 yıldır aynı kalması etrafında çok daha fazla konuşulması ve tartışılması gerekirken karakterler neredeyse bu durumu gayet normal bulur gibiydi. E bunlar da bana saçma geliyor haliyle. Realist biri olduğumdan kaynaklı benlik degildi. Ha tabi ki yazar burda kitabın türü fantastik olduğu için böyle bir şey yazmadı. Zaten fantastik bir kitapla uzaktan yakından alakası yok. Ordaki anlatmak istediği metafor bambaşka ama dediğim gibi beni etkilemedi bu durum.
Karakter bazında da dikkatimi çeken, sevdiğim biri olmadı. Daha çok sevmediğim insan karakterlerinin ön planda olduğu bir kitap olması da benim için eksi yönlerden biriydi.
Az olan iyi yanlarından biri romantik kısımlardı. Sibyl Vane en sevdiğim karakter oldu. Onun olduğu kısımları okumak güzeldi. Bir diğer güzel şeyse sonuydu. Olması gerektiği gibi bitmesi iyi oldu.
Baş karakterler hariç digerleri de sönük kalmışlardı. Oysaki kitapta 40'dan fazla karakter vardı. Aklında kalan karakterleri say deseniz 10 kişi bile sayamam. Bu da çoğu karakterin gereksiz olduğunun kanıtı. Bilemiyorum, kitapta önemli eksiklikler vardı. Sanki malzemesi eksik bir akşam yemeği gibiydi. Mesela kitabın ortasında Henry'nin Dorian'a verdiği kitap Dorian'ın karakterini değiştiriyo ama biz o kitapta neler yazdığını bile bilemiyoruz. 9-10 puan verenleri anlamaya çalışıyorum ama yok, anlayamıcam galiba🙂.
Kitap çıkığı zaman çoğunlukla eleştiri almış. Hatta yazarın hapse gitmesinde bile etkili olmuş. Sanırım ben de bu görüşteyim. Böylelerini dar ağacında sallandıracaksın😹. Şaka şaka. Dar ağacı çok daha farklı kişilerin sonu olmalı.
PUANIM: 6.9/10🧑🎨