En sevdiğim 10 Eloy parçası 1- End Of An Odyssey 2- The Apocalypse 3- Atlantis' Agony At June 5th 8498, 13 p.m. Gregorian Earthtime 4- Time To Turn 5- Mighty Echoes 6- Posedion's Creation 7- Rosetau 8- The Answer 9-…devamıEn sevdiğim 10 Eloy parçası
1- End Of An Odyssey
2- The Apocalypse
3- Atlantis' Agony At June 5th 8498, 13 p.m. Gregorian Earthtime
4- Time To Turn
5- Mighty Echoes
6- Posedion's Creation
7- Rosetau
8- The Answer
9- Follow The Light
10- Astral Entrance
Bu tür top 10'ları hazırlarken arada böyle adı duyulmamış grupları da paylaşmak istiyorum. Müzik sanatının -türü ne olursa olsun- belirli sanatçı/gruplarla sınırlandırılmasını hiçbir zaman doğru bulamamışımdır.
Eloy, progressive rock türündeki en önemli gruplardan biridir. Almanya'dan çıkmış en iyi prog grubu desek abartmış olmayız. Son derece mitolojik göndermelerle, türün en ince ve en derin yönlerini dinleyici ile buluşturmuş enfes bir gruptur.
Son derece sabır isteyen bu türün, kendi içerisinde barındırdığı enstrümantal biçim ve estetik melodiler; Eloy gibi donanımlı (entelektüel) müzisyenler eşliğinde büyük haz yaratıyor..
Tek tek albümlerini sıralamak yerine bir tanesini seçtim (Ocean), nasıl bir inceliğe sahip olduklarını göstermek -daha doğrusu anlatmak isterim.
"Ocean" Eloy'un 1977 yılında yayımladığı, grubun kariyerindeki en olgun ve atmosferik çalışmalardan biri olarak kabul edilir. Space Rock veya Krautrock türünün zirve noktalarından olan bu eser, Atlantis efsanesinin yükselişini ve çöküşünü işleyen derinlikli bir konsept albümdür. Ancak grup bu hikayeyi sadece mitolojik bir anlatı olarak değil, insanlığın manevi yozlaşmasına ve ilahi olandan uzaklaşmasına dair güçlü bir alegori olarak kurgulamıştır.
Albümün lirik ve felsefi mimarı, aynı zamanda grubun davulcusu olan Jürgen Rosenthal'dir ve hikayeyi belirli bir kronolojik akışla dinleyiciye sunar.
Albümün hikayesi, Poseidon'un Atlantis'i yaratmasıyla başlar. "Poseidon's Creation" adlı açılış parçası, Atlantis'in bir ütopya olarak kuruluşunu, Klaus-Peter Matziol'un ikonik bas gitar riffleri ve umut dolu, görkemli bir müzikal yapıyla betimler. Hikaye, insanların yaratılışı ve onlara evrensel akıl veya tanrısal söz anlamına gelen "Logos"un bahşedilmesiyle devam eder. "Incarnation of the Logos" parçasında synthesizer ağırlıklı, daha mistik ve ruhani bir atmosfer hakimdir; bu dönemde insanlık henüz saftır ve evrensel düzenle uyum içindedir. Ancak bu uyum kalıcı olmaz.
"Decay of the Logos" parçasıyla birlikte kırılma noktası yaşanır; insanlar hırslarına ve materyalizme yenik düşerek sahip oldukları o tanrısal özü, yani Logos'u yitirmeye başlarlar. Müziğin de bu noktada daha karanlık ve agresif bir tona büründüğü, Frank Bornemann'ın vokallerinin ise bir uyarı niteliği taşıdığı görülür.
Hikayenin finali ise kaçınılmaz bir kıyametle, yani Atlantis'in sulara gömülmesiyle son bulur. "Atlantis' Agony at June 5th - 8498, 13 P.M. Gregorian Earthtime" adlı on beş dakikalık devasa kapanış parçası, yozlaşmış bir medeniyetin tanrılar tarafından cezalandırılmasını anlatır. Parça, kaotik sesler, patlamalar ve okyanus dalgalarıyla biterken dinleyiciyi derin bir boşlukla baş başa bırakır. Jürgen Rosenthal bu hikayeyi kurgularken doğrudan Antik Yunan filozofu Platon'un "Timaeus" ve "Critias" diyaloglarından esinlenmiştir. Özellikle son şarkının isminde geçen "M.Ö. 8498" tarihi rastgele seçilmiş bir rakam değildir; Platon'un Atlantis'in kendi zamanından yaklaşık 9000 yıl önce battığına dair ifadesine dayanan matematiksel bir hesaplamadır.
Albümdeki en önemli felsefi gönderme "Logos" kavramıdır. Antik Yunan felsefesinde ve teolojisinde "akıl", "söz" ve "evrensel düzen" anlamına gelen bu kavram, albümde insanlığın kaybettiği manevi pusulayı temsil eder. Eloy'a göre Atlantis'in batışı fiziksel bir felaketten ziyade, insanlığın aklını ve ruhunu terk etmesinin bir sonucudur. Müzikal açıdan Pink Floyd ile kıyaslansa da Eloy, gitardan çok synthesizer ve org kullanımı, Rosenthal'in törensel davul ritimleri ve Bornemann'ın karakteristik aksanıyla kendine has, dünya dışı bir atmosfer yaratmayı başarmıştır.
Böylesine güçlü bir grubun (Almanlar tarafından bile) az dinleniyor olması çok üzücü...
Eklemeyi çok isteyip ekleyemediğim bonus parçalar;
- Serenity
- Silhouette
- Rainbow
- Escape To The Heights
- On The Verge Of Darkening Lights
- A Broken Frame
- Eclipse Of Mankind
- Jeanne d'Arc
- Up And Down
- Castle In The Air
- The Light From Deep Darkness
- The Tides Return Forever
- Company of Angels
- Point Of No Return