Acelesi Olanlar İçin Kitaplar “70 yaşına geldiğinde, okumayan kişi yalnızca bir hayat yaşamış olacaktır. Okuyan ise 5000 yıl yaşamış olacaktır. Okumak, ölümsüzlüğü geriye doğru yaşamaktır.” — Umberto Eco İnsan ömrü her geçen gün teknolojik gelişmelerle, modern tıbbın ilerlemesiyle süresini arttırsa…devamıAcelesi Olanlar İçin Kitaplar
“70 yaşına geldiğinde, okumayan kişi yalnızca bir hayat yaşamış olacaktır. Okuyan ise 5000 yıl yaşamış olacaktır. Okumak, ölümsüzlüğü geriye doğru yaşamaktır.” — Umberto Eco
İnsan ömrü her geçen gün teknolojik gelişmelerle, modern tıbbın ilerlemesiyle süresini arttırsa da, "ölümsüzlük" dediğimiz kavram hâlâ bizden çok çok uzakta. Biyolojik saatimiz ne kadar yavaşlarsa yavaşlasın, bize bahşedilmiş sınırlı bir süre var sonuçta. Tarih çizgisinin alelade bir noktasında, bize sorulmadan içine atıldığımız ve içinde bulunduğumuz süree boyunca da yaşamak dışında başka bir şey öğrenemediğimiz o kısacık süre.
Bu süre boyunca birçok şey deneyimleyebiliriz elbette. Savaşlara tanıklık edebiliriz, hastalıklar yaşayabiliriz, batabiliriz ya da çıkabiliriz. Ancak bu yaşadıklarımızın hepsi tek ve biricik hayatımızın sınırları içinde kalacak. Yaşadıklarımızın fazlalığının yanında, yaşayamadığımız milyarlarca hayat insanlığın raflarında durmakta. Hepsini yaşamaya, diğer insanlardan miras alıp geleceğe bırakacak kadar geniş bir süremiz yok ve olmayacak da. Ama işte tam bu noktada "acelesi olanlar" için kitaplar devreye giriyor. Bir yere varmak, yetişmek için değil bu acele. Bir tane sayılan bu süreye, onlarca ömür sığdırabilmek için.
Yirmi birinci yüzyılda sıradan bir hayat süren insanlar olarak hiçbirimiz 2. dünya savaşında bulunan barut kokusuyla korkudan titreyen bir askerin ya da insan kaçakçısı bir babanın çocuğununun yaşadıklarını yaşamayacağız. Ya da Hiçbirimiz bir Raskolnikov gibi psikolojik savaş vermeyeceğiz, onun gözlerinden dünyaya bakmayacağız.
Bu deneyimlerin hiçbiri bizim deneyimlerimiz değiller ama kitaplarla birlikte hepsi bizim gerçeklerimizden biri olur. Kazandığımız bu deneyimler, saman alevi gibi olan bu sürenin içine sığdırdığımız, oyuna ekstra süreler sokmamıza yarayan birkaç tozlu sayfalar sayesinde.
Okumak bu yüzden aslında bu yüzden bir nevi başkaldırıdır. Hayat bir pencereyse, ben diğer pencerelerdeki manzaraları da merak ediyorum ve onlara da bakacağım demektir. Bedenim bu süreye ve coğrayfaya hapsedilmiş de olsa ben zaman gezgini olmak istiyorum demektir.
Sonuçta, acelemiz var. Çünkü biliyoruz ki tek bir ömür bize yetmeyecek, bürünecek çok karakter ama harcayacak çok kısıtlı vaktimiz var. Ve yine biliyoruz ki; bitirdiğimiz her kitap sonrası, süreye inat biz ekstra hayatlar yaşayarak çoğalmaya devam edeceğiz.
Nobahari
lazım olan başka bir ömür
zamanımız tükenmişken
şimdikinde, elimizdekinde
ümit içinde, ümit içinde