Oscar Wilde'nin yazmış olduğu 'Dorian Gray'in Portresi' kitabının en son çıkan film uyarlaması. İlk izlediğim uyarlamaya göre çok farklılık vardı. İlk uyarlamanın kitaba bağlı kaldığını düşünürsek farklı olan bu film oluyor doğal olarak. Kitaptaki hemen hemen her olay filmde abartılı…devamıOscar Wilde'nin yazmış olduğu 'Dorian Gray'in Portresi' kitabının en son çıkan film uyarlaması. İlk izlediğim uyarlamaya göre çok farklılık vardı. İlk uyarlamanın kitaba bağlı kaldığını düşünürsek farklı olan bu film oluyor doğal olarak.
Kitaptaki hemen hemen her olay filmde abartılı olarak çekilmişti. Özelikle Dorian Gray. Asla kitapta bu kadar haz düşkünü, sapkın biri değildi. Filmde nerdeyse yatmadığı kadın kalmadı. Bi ara gözüne kestirdiği kızla annesini futboldaki gibi oyuncu değişikliği bile yaptı. Kitabın sansürlü, sansürsüz muhabbetini de bu filmi izleyenler daha net anlayacaktır heralde. Ben dahil çoğunluk sansürlü okuduğumuzdan, sansürsüz haliyle ilgili pek bir şey bilmiyoruz ta ki bu filmi izleyip kafamızda bir şeyler oluşuncaya dek. İyi ki de sansürlü okumuşum yoksa iyice soğurmuşum kitaptan. Ki zaten ülkemizde sansürsüz pek bi yayın olacağını zannetmiyorum. Olmasın da. Bu tarz kitapların toplum ahlakını bozması gayet olası. Tabi tek kitap olarak da değil keşke film ve dizilerin de bi sınırı olsa...
Dediğim gibi kitaptaki olaylar çok abartılı bir şekilde izleyiciye gösteriliyor. Ayrıca kitapta olup filmde olmayan veya filmde olup kitapta olmayan birçok sahne vardı. Bu sahnelerin genelinin azı güzeldi geri kalan çoğunluğu ise saçmaydı. Onları aşağıda aklımda kaldığı kadarıyla spoiler uyarısıyla belirteceğim.
Oyuncu seçimleri, kalitesi ilk uyarlamaya göre çok daha güzeldi. Olması gerektiği gibi Dorian Gray yakışıklı, Sibyl Vane güzeldi. Bazı önemli karakterlerler filmde yoktu. Bu da işleyişi değiştirdi doğal olarak. Bazı karakterlerde kitapta yoktu. Artık eskisi kadar kitapla birebir olmasını umursamıyorum gerçi. Seyir zevki güzelse farklılık veya ekstra olan şeyleri kabul ediyorum ama bu filme bakacak olursak bu farklılıklar genel olarak gözüme güzel görünmedi.
İlk uyarlaması daha güzeldi. Buna da kötüydü diyemicem ama güzeldi de diyemem.
PUANIM: 6.5/10🧑🎨
SPOİLER ❗❗❗
İlk uyarlamada olduğu gibi bunda da baş karakterimiz Sibyl Vane ile kitaptaki gibi kötü tiyatro performansından dolayı soğuyup ayrılmıyor. Kız hemen evlenmek isteyince Dorian soğuyor ve daha ayrılmış olduklarını bile tam olarak söylemeden Sibyl kendini nehire atıp intihar ediyordu. Kitapta ise Dorian'ın ayrılık mektubunu okuduktan sonra zehir içerek hayatına son veriyordu.
Sibyl'in ölüm haberini kitapta Lord Henry verirken filmde ise kardeşi olan James gelip söylüyordu. Akabinde Dorian'ı boğmak istiyordu ama evin hizmetçileri tarafından yakalanıyordu. Daha sonra kitapta Dorian'ın ismini 'Tatlı Prens' olarak biliyordu ve bir gün barda bu ismi duyunca tekrar peşine düşüyordu ama filmde ismini baştan beri biliyordu. Kitapta James karakteri, bir av esnasında Sir Geoffrey Clauston tarafından sıkılan bir kaza kurşunuyla ölüyordu. Filmde ise Dorian'ı kovalarken tren raylarında yakalıyordu ve tam tabancasını ateşleyecekken tren gelip onu eziyordu. Bu sahne filmdeki en saçma yerdi. Sanki trenin sesini duymamış veya tehlikeli bir yerde olduğunu bilmiyormuş gibi aval aval bakıp elindeki silahı Dorian'a yavaş hareketlerle doğrultması "Yok artık!" dedirtti. Anladık senaryo icabı ölmen gerekiyorda bu kadar da saçma bir ölüm olmaz hani.
Kitapta Basil'i temizlemesi için Alan Campbell'i çağırıp cesedi ortadan kaldırıyordu. Filmde ise kendisi, bi sandığın içine cesedin parçalayarak nehre atıyordu. Kıyafetlerini ise normalde şöminede yakıyordu ama filmde bunu yapmayıp daha sonra Lord Henry onun kanlı kıyafetlerini görüyordu.
Filmde Lord Henry'nin kızı Emily diye biri vardı. Bu karakter kitapta yoktu. Dorian en son bu kızla evlenmek istedi ama Lord Henry bu durumu hiç sevmedi. Kitapta ise hiç Dorian'ın bu başkalaşımından rahatsızlık duyduğu belirtilmiyordu. Bu ilaveyi güzel buldum açıkçası. Pişmanlık duyduğunu görmek güzeldi.
Filmin sonunda ise Lord Henry tabloyu görüyordu. O sırada Dorian onu da öldürmek istedi ama elinden kurtulan Lord Henry, tabloyu ateşe verip Dorian'ı odada bıraktı. En sonunda da kitapta olduğu gibi Dorian portreyi bıçakladı ve son.