Bir nevi hiyerarşik ütopya bozukluğu. Aynı bahçenin ürünleri Thanos ve Süper Kahramanlar Sarsıcıdır. İz bırakır. “Marvel eleştirisi” değil; modern uygarlık mitolojisinin nasıl paketlediği. Sonsuzluk Savaşı: Uygarlığın Mitolojik Kendini-Ak’lama Ritüeli ve Thanos’un Mutlak Rasyonalite Sapması Bir hayatın “değeri” nedir? Ve neden…devamıBir nevi hiyerarşik ütopya bozukluğu. Aynı bahçenin ürünleri Thanos ve Süper Kahramanlar Sarsıcıdır. İz bırakır.
“Marvel eleştirisi” değil; modern uygarlık mitolojisinin nasıl paketlediği.
Sonsuzluk Savaşı: Uygarlığın Mitolojik Kendini-Ak’lama Ritüeli ve Thanos’un Mutlak Rasyonalite Sapması
Bir hayatın “değeri” nedir? Ve neden bu soruyu değişkenlik barındırmadan, nihayet cevaplamaya değil, sürekli “düşünmeye/düşündürmeye” mahkûmuz?
Sonsuzluk Savaşı bu soruyu sorduğunda yaptığı şey, etik tartışması açmak değil; uygarlığın kendi yarattığı devasa çelişkiyi popüler bir mitoloji içinde yeniden üretmek. Çünkü mitoloji, bugün artık Homeros’un değil; Disney vb.’leri tarafından yönetilen finansal bir rahip sınıfının elindedir. Onların modern tanrıları — Stark, Rogers, Thor, Banner — tam olarak şudur: İnsanın kendi yarattığı sistemin çöküşünü engellemek için ürettiği “kendi-üstü insanlar”. Psikanaliz adında bir alan insanlar arasında tartışılmadığı çağlardaki “peygamber”ler gibi..
Bir nevi hiyerarşik ütopya bozukluğu.
Ama Thanos… Thanos başka bir şeydir. O Thanos var ya o Thanos, uygarlığın kendi karanlık düşünsel çekirdeğinin alegorik biçimde cisimleşmesidir. Thanos: !Mutlak Rasyonalitenin Mitolojik Ciğeri. Bak bu Thanos, nihilist değil, faydacı-nihilist bir aklın temsilcisidir — ancak yalnızca felsefi bir tartışmanın karakteri değildir. O, uygarlığın kendi içinden türeyen soğuk mantığın, evrensel geometri olarak sunulmuş hâlidir. Herhangi bir canlı hayatının değeri, onun için niceldir.
Bir safsatadır dillerde, yok efendim “evrensel düzen/ahlak/denge/yasa/kanun” oldu olacak evrene bir soru önergesi verip, yasa tasarısı sunalım. Bırakılsın artık bu insan dışındaki devasa evrene, uygarlıktan öğrenileni yakıştırma anlayışı. Öyle olsaydı, Newtoon’un yüzyıllar önce söylediklerinden sonra kuantum fiziğine ihtiyaç kalmazdı ;) Newtonyen bakış açısı da bırakılsın.
‘Denge’, matematiksel bir düzendir. ‘Acıyı azaltmak’, politik bir projedir. ‘Kaynak sınırlılığı’, dogmatik bir gerçekliktir. Demem o ki; Thanos’un motivasyonu, aslında Platon’un “devlet için bireyin feda edilebilirliği”, Bentham’ın “en büyük mutluluk”, Malthus’un “nüfus” teorisi ve nihayet modern biyo-politikanın nüfus mühendisliğiyle aynı şey olmuş olur.
Filmin daha korkunç tarafı şudur: Thanos haksız BİLE değildir; çünkü sistemin sunduğu seçenekler zateni ölümcül derecede daraltılmıştır. Ki, bu yüzde yerleşik düzenden bugüne olan ve son 200 yılda derinleşmiş sisteme en iyi tanım, barbarlık; uygar barbarlık demek yerinde olacak. Modern barbar, mağarada yaşayan değil; matematiksel aklını yücelterek geri kalanı gereksiz bulan kişi(detrerminist)dir. Thanos tam da böyle bir “barbar rasyonalite”dir.
Yenilmezler filmi özellikle sistem için üretilmiş ‘ahlaki’ protezler gibidir. Marvel evreni süper kahramanlarının temel işlevi, uygarlığın kendi şiddetini estetize etme mekanizmasıdır. Filmlerin ana sahnelerinin neredeyse tamamı öyledir. Göz aldığınca yüksek perdeli efektller ile transa geçmişçesine yıkım ve öldürme sahneleri izleyende bolca adrenalin ve dopamin benzeri hormonları neredeyse şaha kaldırıyor.
Süper güçler, modernliğin kendi günahlarını örten mitolojik makyajı; savaşlar, kapitalizmin hızlanma krizlerinin epik simülasyonu ve kahramanlıkları ise kitlelerin öfkesini soğuran psiko-politik mühendisliktir.
Bu olay biraz da, bisiklet üzerinde dengesini kaybeden sürücü ve bisikletin başına gelenler gibidir. Denge kaybedildiği hissi ile birlikte daha hızlı pedallere asılır; sonuç düşüş. Süper kahraman sineması bu olayı sürekli tutma işidir. Süreksi düşüş halinde kalmadır. Onu iliklerine kadar hissetmedir. Sakinliği öldürme girişimidir. Hız, felaket üretir; felaket de hızın meşruiyetini artırır. Avengers tam olarak budur: Hız ve felaket arasında sıkışmış uygarlığın kendisini sürdürme ilahileridir
Filmdeki kahramanların “hayat takası yapmayız” ilkesi, görünürde Kantçı bir ahlaki tutarlılık gibi dursa da, nazarımda simülakr evreninde işlevsel tek anlamı şudur: Gerçek sorumluluğu üstlenmeyi reddeden bir fantezi-politik özneleşme. Yani, ahlaki kibir. Ya da ahlakın takendisi..
Film bunu yapar bunu işler. Hayatları takas etmeyi reddedenler kaybeder –ne de romantik bir duruş-. Etmeyi kabul eden kazanır –bu da rasyonel işte-.
Kabul etmek gerekir ki, uygarlığın mitolojisi burada çıplak gerçeği (kendi gerçeğini) söyler: Sistem, masumiyetin değil, sonuçların ahlakına göre işler.
Bu filmin en traji-komik yanlarından birine gelelim. Thanos ve süper kahramanların aynı bahçenin ürünleri olması. Yani; Thanos, Yenilmezler’in zıttı, düşmanı değil; TAMAMLAYICISIDIR.
Nasıl ki kapitalizm kendi krizini çözmek için “yaratıcı yıkım” mitine yaslanır, Marvel da kendi evreninin sürdürülebilirliği için bir “mutlak kötülük” figürü yaratır (ama). Ama Thanos’un modern mitolojilerdeki benzersizliği şudur: Kötülüğünü “akıl/mantık yoluyla gerekçelendiren” ilk büyük popüler kültür figürlerinden biridir.
Bu yönüyle Thanos; Yunan mitolojisindeki Kronos’un yıkıcı döngücülüğü, İbrahimî geleneklerdeki “ilahi yok edicilik”, Modern çağın teknokratlarının nüfus ve kaynak teorileri, Silikon Vadisi trans-hümanistlerinin “akıl üstündür insandan” dogması ile aynı köke bağlıdır. Yani Thanos, yalnızca bir karakter değildir: Uygarlığın “kendi varlığını sürdürmek için meşrulaştırdığı büyük cinayet”in avatarıdır.
Tam olarak nasıl söylenir… Descartess’in yanılgısı, şahsına münhasır değilmiş demek. Varlığın düşünce üzerinden tanınması gibi; aklın araçsal hale gelmesi de ürperticidir. Rasyonalite mutlaktır, tehlikelidir diğer tüm “mutlak” sanılan “şey”ler gibi. Bugünün iklim politikaları, askeri stratejiler, Pazar ve ekonomisi, yapay zeka, Thanosun deyimiyle tüm bu “optimizasyonlar” karabasanların cirit attığı, kağıttan kaplanlarla korku yayıyor ve ilginç, biraz da gülünçtür ki, kimileri bu kağıttan kaplanları gerçek sanıyor, korkuyor.. Thanos da, bu kağıttan kaplan düzen de, bundan korkanlar da, bilim kurgu filmi değil belgeseldir. Gibidir.
Bir daha sormakta zarar yok; soru neden cevabını bulmamaya gayret eder? Yani, “Bir hayatın değeri nedir? Çoğunluğa göre mi?” not: her türlü cevap, !menüdür.
Unutmadan, Thanos’un Aristo ve Platona selam gönderdiği o cümle: “Her şey olması gerektiği gibi mükemmel bir dengeye sahip olacak.” tam olarak şudur; şuurunu ayyuka çıkarmayı zannediş. Ve..
Ve bu yüzden Sonsuzluk Savaşı’nın en büyük başarısı, gerçeği sakınmadan göstermesidir: Kötülük ile kahramanlık aynı medeniyetin çocuklarıdır.