HAFİF SPOILER Uzun zamandır korku filmi izlemiyordum ve son zamanlarda sağda solda övüldüğünü gördüğüm Shelby Oaks filmini izlemek istedim. Sağda solda dediğime bakmayın; sadece bir yorum gördüm ve bu yılın en iyi korku filmi olduğunu iddia ediyordu. Biraz izlemek için…devamıHAFİF SPOILER
Uzun zamandır korku filmi izlemiyordum ve son zamanlarda sağda solda övüldüğünü gördüğüm Shelby Oaks filmini izlemek istedim. Sağda solda dediğime bakmayın; sadece bir yorum gördüm ve bu yılın en iyi korku filmi olduğunu iddia ediyordu. Biraz izlemek için bahane aramışım sanırım. Filmi izlemeden önce konusuna bir baktım; ilgimi çekmedi. Konusuna bakmışken, haliyle genel puanı da gördüm. IMDb umurumda değil ama fikirlerimin daha çok uyuştuğu Letterboxd’a baktığımda orada da düşük olduğunu gördüm. Bunlar yetmezmiş gibi, bir de izleyen arkadaşlarımın puanlarını düşük görünce, tamam dedim, beklentiyi olabildiğince düşürmeliyim.
10 yılı aşkın süredir filmlere inceleme çeken bir eleştirmen olan Chris Stuckmann’dan bu kadar klişe bir film beklemiyordum. Yaşanan olayların çoğu tesadüfen gerçekleşiyor; film, aptal yazılmış karakterlerden oluşuyor ve hikaye tam derinleşecek derken başka bir klişeye evriliyor. Yani mesela örnek vermem gerekirse, çoğu korku filminde gördüğümüz derinlikten uzak: “Şeytan var, adamın içine girmiş, bu filmde onu anlatacağız” demiyor; anlatmak istediği şeyi mantığa oturtabilmek için Demonolatry adında bir inancı işlemek istiyor. Ama sonuca gelecek olursak, işlemek istediği inançtan fazlasıyla uzak ve diğer klişe filmlere olabildiğince yakın bir filmdi Shelby Oaks.
Ancak şöyle bir şey var ki, ben bu klişe filmi izlerken eğlendim; 1-2 sahne haricinde korku veya gerilim hissetmedim ama eğlendim. Senaryosunun büyük bir kısmını daha ilk yarım saatte anlayabiliyoruz, ama kesin böyle olacak diyemediğimiz için sonunu merak ediyoruz. Sıkıcı anlatımına rağmen, benim için akıcı ilerledi ve tahmin ettiğim sonu da tatmin etti.
Filmden sonra izleyen ve seven tek arkadaşımla konuştum; karakterlerin aptal yazıldığını söyledim ve uzun boş bir sohbet sonrası ikna etmeyi başardım. Uzun yıllardır kimsenin yaşamadığı ve lanetli olduğu düşünülen bir kasabaya gitmişsiniz, oranın ormanında korkutucu denebilecek şeyler yaşamışsınız ve tam o sırada ormanın içinde bir ev görüyorsunuz. O evdeki kişiye güvenir misiniz? Bizim aptal karakterimiz güvenmekle kalmıyor, diyaloğa giriyor; yetmiyor, bir de evine giriyor. E, bu karakter aptal değil de nedir? Tamam, bu sahne olmasa finale bağlayamayacaklardı, ama böyle olmasına da gerek yoktu.
Kısacası, klişe, sıkıcı anlatımına ve tahmin edilebilir olmasına rağmen, olmayan gizemi sayesinde bir şekilde izletmeyi ve eğlendirmeyi başaran bir filmdi. Ama ne yılın en iyi korku filmi ne de iyi bir korku filmi değildi. Başta yorumunu okuduğum arkadaş ne yaşadı, hangi ruh haliyle izledi veya izlediğini söylediği Sinners ile Weapons gibi yılın iyilerinden olan filmlerle bunu nasıl karşılaştırdı bilemesem de, bu filmin hakkı 5/10 falandı. ben puanımı biraz daha yüksek tuttum.
6,38/10