💂 Hareketli filmlerin tarihine uzanan devasa yolculukta birçok ilkin keşfine benle beraber şahit oldunuz. Şimdiyse artık sinema öncesi döneme bakıyoruz. Artık konumuz film şeritleri kullanılarak tek kamerayla alınan kayıtlar değiller. Konumuz birden fazla fotoğraf makinesi ile çekilen ardışık fotoğraflar ve…devamı💂 Hareketli filmlerin tarihine uzanan devasa yolculukta birçok ilkin keşfine benle beraber şahit oldunuz. Şimdiyse artık sinema öncesi döneme bakıyoruz. Artık konumuz film şeritleri kullanılarak tek kamerayla alınan kayıtlar değiller. Konumuz birden fazla fotoğraf makinesi ile çekilen ardışık fotoğraflar ve bunların hızla oynatılması ile elde edilen 1 saniyelik hareketler.
📸 Eadweard Muybridge aslında 1830 yılında İngiltere’de doğmuştur. Doğduğu yerdeki eski Anglo-Sakson isimlerden etkilenip “Edward” olan ismini “Eadweard” olarak değiştirdi. Gençliğinde kitapçılık ve yayıncılık alanında çalıştı üniversite eğitimi olmamasına rağmen kitapçılık sayesinde görsel, düzen ve teknik konulara hakim olmuştu. 1850’li yıllarda Amerika’ya giderek San Francisco’ya yerleşti.
🇺🇸 San Francisco’da kitapçı olarak işe atılan Eadweard daha sonra fotoğrafçılığa ilgi duymaya başlamıştır. 1860’larda ciddi bir kaza geçiren dostumuz uzun süre yoğun bakımda komada kalır bu kazanın kendisini karakter olarak değiştirdiğinden bahsedilir. Komadan sonra profesyonel fotoğrafçılığa tamamen yönelen Eadweard özellikle Yosemite Vadisi ve Batı Amerika manzaraları ile tanındı.
🔪 1874 yılında karısının başka biriyle ilişki yaşadığını düşündüğü için karısının sevgilisini öldüren fotoğrafçı katilimiz mahkemede cinayeti anlık işlemiş kabul edilerek beraat etmiştir. Kısacası artık fotoğrafçılık dışında katil de olmuştur. Ancak bu olay onun psikolojisini çok etkilemiştir.
🏫 1880’li yıllarda Muybridge, Pennsylvania Üniversitesi için çalışmaya başladı. Amacı insan ve hayvan hareketlerini incelemekti. Bu yüzden yüzlerce hareket dizisi çekti. Bunlar içinde yürüyen insanlar, koşan atletler ve kediden deveye kadar birçok hayvan bulunmaktaydı. Yine bu dönemlerde sinema projektörünün atası sayılabilecek kendi icat ettiği bir alet olan “Zoopraxiscope” geliştirdi. 1890’lı yıllarda daha sakin bir hayata geçen Eadweard Muybridge 1904 yılında hayata veda etti.
🎥 Nedir bu “Zoopraxiscope” dediğinizi duyar gibiyim. Arkadaşlar bu bahsettiğim şey bir kamera değil çünkü film şeridimiz, şeride sürülen kimyasal emülsiyonumuz yok. Bu sadece projektörün en ilkel hallerinden birisi. Kamerayla fotoğraf çektiğinizi düşünüm bu fotoğrafı bir cam plakaya (cam daire) düşünün hareketin her bir adımını yani her bir resmi cam plakaya dairesel şekilde sıralıyorsunuz. Bakın resmin kendisini direk koyamıyorlar çünkü o dönemin kameraları direk kâğıt vermiyordu. O dönemin kameraları cam plaka üzerine kimyasal bir malzeme sürülmesi ve cam plakanın yani negatifin sonrada banyo ile pozitif edilmesiyle çalışırdı. Hatta bu görüntüler dry plate ile çekilmiştir. Yani kimyasal emülsiyon sürülü cam plaka kurudur fabrika çıkışlıdır. Yani ıslak plaka değildir sizin karanlık odada bekletmenize gerek yoktur. Şimdi dry plate yöntemi ile cam plakalara fotoğraf basıldı negatif elimizde bunu banyoladık negatif görünür hale geldi bunu kağıda basınca pozitif elde ettik. Bu pozitife bakılarak bu cam disk üzerine atın şeklini her bir kare için daireye çizdik. Sonra bir ışık kaynağı bu cam diske arkadan vurdu. Mekanik bir kolu çevirerek cam diski dairesel harekette döndürdük ve at hareket etti.
🐴 1870-1880 yıllarında tartışılan bir konu vardı. Konuysa bir atın hareketi halindeyken ayaklarının hepsinin havada olup olmadığıydı. Bazıları bunun olmadığını bazılarıda olduğunu söylüyordu. Şaka değil 1878’de alınan bu hareket kaydı atın bir an için bile olsa dört ayağının yerden kesilip kesilmediğini öğrenmek için alınmıştır. Kaliforniya’da çekilen görüntülerdeki atın ismi Sallie Gardner’dir. Bir pist düşünün bu pist atın hareket etmesi için gereken alandır. At harekete başlar ve pist boyunca ilerler. Bu pistte kurulu kameralar vardır. Bir mekanizma ip veya tel atın her hareketinde at bunları tetikler ve kameralar fotoğrafları çeker. Atın her bir adımı kare kare fotoğraflanmış olur.
🤨 Aslında bu film değildir. Filmler tek bir kamera tek bir mercek ve mekanik bir sistem ile çekilen film şeridinin her bir karesine bu görüntüyü işletmesiyle oluşan kesintisiz görüntü şeritidir. 1878 Eadweard Muybridge’nin yönteminde 12-16 adet fotoğraf kamerası ayrı ayrı fotoğraf çekiyor daha sonra bu fotoğraflar hareket ettiriliyordu. Zaten milisaniyelik hareketler bunlar. Buna kronofotografi denir. Yani zamanın fotoğrafı kısacası bir hareketin dizi halinde yakalanmasıdır.