Spoiler içeriyor
Spoiler içerir Kitaba 7 puan verdim ve bunun en büyük sebebi kadın karakteri olan Rosie. Açıkçası, böyle bir karaktere tahammül etmek gerçekten sinir sistemi güçlü insanların harcı. Benim için değil. Ne okurken sakin kalabildim ne de davranışlarını mantıklı bir yere…devamıSpoiler içerir
Kitaba 7 puan verdim ve bunun en büyük sebebi kadın karakteri olan Rosie. Açıkçası, böyle bir karaktere tahammül etmek gerçekten sinir sistemi güçlü insanların harcı. Benim için değil. Ne okurken sakin kalabildim ne de davranışlarını mantıklı bir yere oturtabildim. O yüzden dürüst olayım: Puandan kırdığım her şey tamamen Rosie yüzündendi.
Kitabın konusundan kısaca bahsetmem gerekirse Gece ve Sonra, küçüklüklerinden beri yaralarını birbirlerine gösteren iki gencin, Will ile Rosie’nin yıllara yayılan gelgitli ilişkisini anlatıyor. Rosie; travmaları, kayıpları ve kararsızlıklarıyla ne hissettiğini çözemeyen, sürekli kaçan bir karakterken, Will her defasında onu yeniden bulan, bekleyen ve ona tutunmaya çalışan taraf. Hikâye Rosie’nin ailesindeki trajediler, Will’in zor geçen çocukluğu, lisede başlayan bağları ve yıllar sonra yollarının yeniden kesişmesi üzerine kurulu.
İki kişi birbirini sevse bile hayatın, travmaların ve yanlış kararların onları sürekli ayrı düşürebileceğini gösteren bir hikâye. Kitabı gerçekten çok sevdim. Daha ilk sayfalarda o liseli heyecanının yakalanması beni eski anlara döndürdü ve elimden hiç bırakmadım. Özellikle ikiz erkek karakterin öldüğü bölüm beni derinden sarstı; o noktaya kadar kitap yağ gibi akıyordu ve Kesin 10 puan veririm diye düşünmüştüm. Fakat hikâyenin bir yerinde sanki ritmi bozuldu ve bunun en büyük nedeni Rosie’nin davranışlarıydı.
Başta tatlı gelen bu karakter, ilerledikçe tamamen tutarsız, ne istediğini bilmeyen, sürekli kaçan ve çevresine zarar veren biri hâline dönüştü. Okurken sinirden kitabı fırlatma isteği bile yarattı. En büyük saçmalığı ise aklında hâlâ Will varken gidip biriyle evlenmesi ve üstüne Will’i düğününe davet etmesiydi. Sana karşı hisleri olduğunu bildiğin bir insanı düğününe çağırıp gelmedi diye tavır takınmak… gerçekten saçmaydı. Evliyken Will’le bir kesilip bir başlayan iletişimleri, aile yemeğinden kalkıp Will’le görüşmesi de bana göre düpedüz aldatmaydı.
Boşandıktan sonra bile Will’e karşı hâlâ net olamaması, tam bir şey başlayacakken bu kez de “kocam hasta, ona bakmam lazım” diyerek geriye dönmesi, yıllarca süren kararsızlık döngüsü hem Will’i hem beni fazlasıyla yordu. Bunlara ek olarak çeviri ve editörlük hataları da okuma deneyimini yer yer baltaladı. Cümlelerin tuhaf çevrilmesi, paragraf boşluklarının yanlış yerde verilmesi, noktalama hataları sanki kitap tam bir editörden geçmemiş gibiydi.
Tüm bunlara rağmen kitabı sevdiğimi söylemeliyim. Sürükleyici, duygusu güçlü ve mesajı olan bir hikâye. Popüler olmasını anlayabiliyorum; beni de içine aldı ve okurken hiç sıkmadı. Benim derdim yalnızca Rosie karakteriyleydi. Onun dışında kitap gerçekten güzel, okunmayı hak eden bir eser. Sadece okuyacaksanız Rosie’ye biraz temkinli yaklaşın; çünkü insanı delirtebilen bir karakter. Ama genel olarak bakınca kitap başarılı, etkileyici ve kesinlikle okunabilir bir kitap.