Öhm öhm Uzun zaman oldu Adam Fawer'ın okuduğum ikinci kitabı ile geldim. Tuğla gibi kitap 700'e yakın sayfası var epey göz korkutucu :)) Bazı bazı yerler sıksa da akıp gitti bitti hızlıca. Ama fakat lakin uzun kitaplar da uzun diziler…devamıÖhm öhm
Uzun zaman oldu
Adam Fawer'ın okuduğum ikinci kitabı ile geldim. Tuğla gibi kitap 700'e yakın sayfası var epey göz korkutucu :))
Bazı bazı yerler sıksa da akıp gitti bitti hızlıca. Ama fakat lakin uzun kitaplar da uzun diziler gibi pek bana göre değilmiş onu öğrendim :))
Kitap kısaca insanların hislerini, korkularını ve en derin arzularını tıpkı kendi hisleriymiş gibi algılayabilen ve yönlendirebilme yeteneği olan özel bir grup insanı ele alıyor. Bazı kişiler bu duyguları renk olarak görüyor mesela çürük vişne rengi. Bazıları kokusunu alıyor mesela yanmış et kokusu gibi böyle beş duyu organıyla farklı şekilde algılıyorlar. Kitapta sinesteziyi ve bu yeteneklerinin nasıl çalıştığını işlediğini anlatmış okurken görürsünüz zaten burada onu açıklamaya gerek yok :))
Olasılıksız kitabında olduğu gibi bu kitap da birçok farklı konuda ögeler içeriyor. Yazar harbi iyi araştırıp çizip işlemiş bazı yerlerde makale okuyor gibi bile hissettiriyor. mesela bi ara Libet'in özgür iradenin varlığıyla ilgili deneylerini, sonra Budizim ve tarih, sonra bir ara Edison ve Tesla'nın ardında geçen olayları anlatıyor. Başka yerde akılcılar ve deneycileri ele alıp yoğun bir felsefe işliyor. Yani kısaca bir yandan da okuyanı harbi farklı alanlarda bilgilendiriyor.
🦜
Kitapta ilk iki bölüm çok hızlı ve akıcı şekilde okudum.
Betimlemelere çok yer verilmiş Bazı yerler geriyor aksiyon tavan oluyordu falan filan ama üçüncü bölüm biraz ittire kaktıra oldu. Bazı yerlerde, ne alaka nasıl la, tarzı yorumlarım oldu fjfjdk Finali bence daha iyi olabilir.
Bi de yazar bazı yerlerde kitapta "çocuğu serberst bıraktı ama kendi sonunun çocuğun elinden olacağını ileride anlayacaktı" tarzı şeyler yazmıştı. Merak uyandırmak istemiş gibi ama aksine hiç güzel bir hava katmamış sanki spoiler yemiş gibi hissettiriyor.
Jill karakterinin yaşadıkları üzdü maalesef 🫂
Neysciğime güzel kitap okuyun tavsiye ederim.
Bence Olasılıksız > Empati
Puanım 7.8/10
🦜
nubeshMusa sence sürekli empati kuran bir insan olmak mı yoksa hiç empati kurmayan, olayları sadece kendi bakış açısına göre yargılayan…devamıMusa sence sürekli empati kuran bir insan olmak mı yoksa hiç empati kurmayan, olayları sadece kendi bakış açısına göre yargılayan insan olmak mı? Hangisini seçerdin
3m
1 beğeni
Yanıtla
—— Yanıtları gör (6)
b12madeniKonu güzel duruyor ama 700 sayfa boyunca sıkar gibi... eline sağlık musa seni daha çok burada görelim lütfen ✍️🏻
3m
1 beğeni
Yanıtla
—— Yanıtları gör (3)
mmusaDarian: Peki ya gördüklerim? Onlar gerçek değil mi? Laszlo: Görmek, inanmaktır Darian. Ama inanmak, her zaman gerçeği bilmek demek değildir.…devamıDarian: Peki ya gördüklerim? Onlar gerçek değil mi?
Laszlo: Görmek, inanmaktır Darian. Ama inanmak, her zaman gerçeği bilmek demek değildir. Beynini kandırırsam, gördüğün şeyi de değiştiririm.
3m
6 beğeni
Yanıtla
mmusa"İnsanlar söylediklerinizi ya da yaptıklarınızı unutur, ama onlara neler hissettirdiğinizi asla unutmaz." "Tuhaf, tüm duyuların merkezi olan beyin, acı hissetmeyen…devamı"İnsanlar söylediklerinizi ya da yaptıklarınızı unutur, ama onlara neler hissettirdiğinizi asla unutmaz."
"Tuhaf, tüm duyuların merkezi olan beyin, acı hissetmeyen tek organdır."
"Duyularımız bize yalan söyler. Gözlerimiz, beynimizin görmemizi istediği şeyi görür. Kulaklarımız, duymamızı beklediği şeyi duyar. Gerçeklik, duyuların ötesindedir."
"En kötüsü de oydu işte:
Hayatının en mutlu dönemine bakıp, yaşadığı mutluluğun gerçek olup olmadığını bilmemek."
"Hepimiz dünyayı gerçekte olduğu gibi değil, kendi önyargılı algılarımız vasıtasıyla gözlemleriz."