"Bir komplo teorisine inanan iki kişi, büyük bir şirketin CEO'sunu kaçırırlar. Onun, Dünya 'yı yok etmek üzere gönderilen bir uzaylı olduğundan oldukça emindirler." Bugonia (“Βουγωνία”) kelimesi bir Antik Yunan inanışına dayanmakta olup; arıların bir ineğin leşinden kendiliğinden “doğma"larını ifade etmektedir.…devamı"Bir komplo teorisine inanan iki kişi, büyük bir şirketin CEO'sunu kaçırırlar. Onun, Dünya 'yı yok etmek üzere gönderilen bir uzaylı olduğundan oldukça emindirler."
Bugonia (“Βουγωνία”) kelimesi bir Antik Yunan inanışına dayanmakta olup; arıların bir ineğin leşinden kendiliğinden “doğma"larını ifade etmektedir. Lanthimos, bugonia mitini kullanarak, bu kez arıların değil, bizzat insanlığın yeniden doğuşunu anlatan modern bir hikaye yaratıyor.
Anlatı, sürekli olarak absürt ile gerçekçilik arasında gidip geliyor. Komplo teorileri, “Başka gezegenlerde hayat var mı, aramızda uzaylılar yaşıyor mu, bizi yok etmek mi istiyorlar?” takıntıları, bilimsel ilerlemeye duyulan kuşku… Lanthimos, bilgi kirliliği, teknoloji ve yalnızlaşma içinde çürüyen bir dünya gösteriyor; bu çürüme, belki siyasal, toplumsal, ya da ahlaki. Tam da bu çürümenin içinden yeni bir şey doğuyor — belki yeni bir bilinç tarzı, belki de insanlığın sonu. Bugonia işte tam da burada bir metafor olarak işleniyor: Çürümenin içinden yeniden doğma-cesetten fışkıran hayat fikri, filmin eksenine yerleşiyor. Lanthimos’un tasvir ettiği dünyası o kadar yozlaşmış ki, tek umudu neredeyse bu dünyayı yok edip, her şeye yeniden başlamak.
Yorgos Lanthimos tarafından yönetilen, Ari Aster' in de yapımcıları arasında olduğu Bugonia'nın senaryosu, Jang Joon-hwan’ın 2003 tarihli kült Kore filmi " Save the Green Planet!" ten uyarlanmış. Film, İrlanda, Güney Kore, Amerika Birleşik Devletleri ve Yunanistan ortak yapımı olarak dikkat çekiyor.
Başrollerde Emma Stone ve Jesse Plemons yer alırken, onlara yardımcı rollerde Aidan Delbis, Stavros Halkias ve Alicia Silverstone eşlik ediyor. Los Angeles’ta bir tiyatro topluluğunun üyesi olan otizmli oyuncu Aidan Delbis, ilk defa bir filmde rol alıyor. Oyuncuların hepsi müthiş performanslar sergiliyor. Emma Stone, aynı anda hem kurban hem fail olabilen, gizemli bir kadın figürü çiziyor. Bakışlarıyla, gerçekten uzaylı mı yoksa yalnızca bu deliliğe maruz kalan bir kurban mı olduğunu asla tam olarak ele vermiyor. Jesse Plemons ise komikle trajik arasında ideal bir çizgi yakalıyor; gerçeklikle bağlarını koparmış, düşüncelerini inatla savunmaya devam eden karakteri ustalıkla canlandırıyor.
Hikaye, 2025 Amerika’sında, geçiyor. Her zamanki gibi Lanthimosvari atmosfer baskın : Pastel tonlar, soğuk mekanlar ve ışıklar, simetri.
Filmin müzikleri ise Jerskin Fendrix'e ait olup; Lanthimos, ünlü besteciye senaryodan sadece dört anahtar kelime vererek müzikleri oluşturmasını istemiş. Böylelikle Fendrix senaryoyu bile görmeden filmin müziklerini bestelemiş.
Negatif yorum yapanların Bugonia'yı yeterince anlayamadıklarını düşünüyorum çünki Bugonia, sadece uzaylılar hakkında bir film değil. Aynı zamanda korku, sanrı, delilik ve insanın anlam arama ihtiyacı üzerine bir alegori.. Mizah, paranoya ve sürprizlerle dolu, absürt bir bilim kurgu kara komedisi. Zekice düşünülmüş, cesurca işlenmiş ve derinden rahatsız edici..