Spoiler içeriyor
İntihar dükkanı nesilden nesile geçmiş, intihar etmek isteyen insanlara eşyalar satan bir işletme. Son sahipleri bay ve bayan (Mishima ve Lucrèce) Tuvache. 2 erkek 1 kız olmak üzere 3 çocukları var. Bay ve bayan Tuvache çocuklarını da kendileri gibi umutsuz…devamıİntihar dükkanı nesilden nesile geçmiş, intihar etmek isteyen insanlara eşyalar satan bir işletme. Son sahipleri bay ve bayan (Mishima ve Lucrèce) Tuvache. 2 erkek 1 kız olmak üzere 3 çocukları var. Bay ve bayan Tuvache çocuklarını da kendileri gibi umutsuz ve mutsuz insanlar olarak yetiştirmeye çalışıyor. İlk iki çocukları istedikleri yolda yürümeye başlamış olsa da en küçük ve kazara olan çocukları Alan resmen ailesinin isteklerinin zıttı bir hayat yaşamak için dünyaya gelmiş. Ailesinin aksine son derece mutlu,sevgi ve huzur dolu bir çocuk. En kötü şeylere bile pozitif yaklaşabilen birisi. İçindeki sevgi o kadar fazla ki tanıdığı tanımadığı herkesle paylaşmaya çalışıyor. Bu yüzden dükkana intihar malzemeleri almak için gelen müşterileri vazgeçirmeye çalışıyor ya da tehlikeli ürünleri zararsız olanları ile değiştirip etkisini yok ediyor. Kitabın adı ve konusu ne kadar dramatik bir hava verse de genel olarak baya gülerek okudum kitabı. Trajikomik derler ya işte yazar konuyu o tarzla ele almış. Tabi bu kitabın düşündürücü bir yanı olmadığı,size bir şey katmayacağı anlamına gelmiyor. Tuvache ailesi dahil gelen tüm müşteriler büyük bir karanlığın içine doğmuş. Sürekli umutsuzluk ve kötü şeyler olmuş hayatlarında. Kalabalıklar içinde yalnız geçmiş ömürleri. Öyle ki bazıları bir gülüşe bile muhtaç ve hasret kalmış,bunu dükkana gelen bir müşterinin Alan'ın güldüğünü görünce "gülümseyen bir çocuk görmek insanın içine su serpiyor" demesinden daha iyi anlıyoruz. Kitapta bir yerden sonra müşterilere "Kurban" denmeye başlanmıştı. Bu hitap bana çok anlamlı geldi. Çünkü,evet insanlar önce hayatın sonra kendilerinin kurbanı olmuştu. Hayat onları bir karanlığa gömmüş,kimse ışık tutmamış ve bunun sonucunda kurbanlar kendilerini karanlıkla bir bütün haline getirmiş. Buna örnek olarak Tuvache ailesini vermek istiyorum. Mishima ve Lucrèce ruh ikizi gibiler,ikisi de son derece negatif ve mutsuz insanlar olmalarına rağmen birbirlerini bulmuş tam olmuş üstüne (Alan kazara olsa bile) 3 çocuk yapıp aile kurmuşlar. Ama hiç biri birbirini mutlu etmek,kurtarmak adına bir şey yapmamış. Sevginin ve sevmenin gerçek anlamına kendilerini açmamış. Onlar için bu kişi Alan oluyor işte. Çocuk saf sevgi ve neşe ile doğmuş resmen. ***** Buradan sonrası spoiler*****Ve ailesi ne yaparsa yapsın asla onu değiştiremedi. Tam tersi o ailesini hatta dükkana gelen bir çok "kurbanı" değiştirdi. Onları sevgi ve umut dolu insanlar haline getirdi. Kitabın son kısmında tam anlamıyla pozitiflik hakimdi resmen. Kitabın bu kısmı bana umut olmuştu biraz. "Demek ki karanlıkta doğmuş ruhlarda bir gün huzur bulabilir" diye düşünmüştüm. Sonra Alan intihar etti... NEDEN???? Neden yani?? Neden? Onca çaba ne içindi? Bu ne demek? "Ne kadar büyük ve uzun süren ızdıraptan çıkarsan çık sonunda varacağın yer yine hüzün ve ızdırap" mı demek oluyor??? Alan kızıl saçlı beyaz tenli bir çocuktu,tam anlamıyla insanların karanlığına güneş ve ay gibi doğdu, ve dönüp 11 yaşında intihar etti. Madem o güneş solup gidecekti neden doğdu? Ailesi sevgiyi onunla öğrendi onun sayesinde nihayet mutlu bir aile olmuşlardı, Alan'ın ölümü bence onları daha da dibe çekecek. Bu alanın amacına çok ters bir hareketti. Asla anlam veremedim. Kafamda kitapla ilgili çok daha fazla ve derin şeyler var ama kelimelere düzgün şekilde dökemiyorum. Kitapta gizlenmiş ızdırap beni yarısına gelebildiğim kuyunun dibine geri çekti. Dipten yukarıya düşüncelerim ancak bu kadar ulaşabiliyor. Yine de güzel bir bir kitaptı. Tavsiye ederim.