Cafer Penahi’nin filmi Yek Tasadof-e Sadeh / Sadece Bir Tesadüf, bu yıl seyrettiğim en iyi filmlerden biri. Bir sinema okulu sanki. Beş oyuncu, kırık dökük bir minibüs, sağlam bir senaryo ve çok büyük bir sinema aşkı… Sonuç ortada. İyi bir…devamıCafer Penahi’nin filmi Yek Tasadof-e Sadeh / Sadece Bir Tesadüf, bu yıl seyrettiğim en iyi filmlerden biri. Bir sinema okulu sanki. Beş oyuncu, kırık dökük bir minibüs, sağlam bir senaryo ve çok büyük bir sinema aşkı… Sonuç ortada. İyi bir film için milyon dolarlık bütçeler gerekmiyor.
Penahi bu filmi İran’da gizli saklı çekti, çünkü son hapis cezası yüzünden şartlı salınmıştı, film çekmesi yasaktı. Ama o çekti. Tüm olanaksızlıklar içinde çekti. Filmin tanıtım turları nedeniyle ülkesi dışındayken, bu film nedeniyle yine hapis cezası aldığını öğrendi. Yani İran’a geri dönerse bir kez daha içeri girecek. Böyle bir cesaret, böyle bir adanmışlık karşısında sadece susuyor ve kısaca filmden bahsediyorum…
Her şey, ailesiyle yolculuk yapan bir adamın bir köpeğe çarpmasıyla başlar. Sonrası işkenceci ve işkenceye uğrayanlar arasında geçen bir hesaplaşma. Vicdanlı insanların vicdansızlar karşısında neden çoğunlukla yenik düştüklerini bu kadar iyi anlatan senaryo az bulunur. Suç ve ceza, intikam, merhamet, empati gibi konularda film dar alanda çok derinleşiyor. Çekimler olağanüstü. Kara film, kara komedi, dram gibi tarzları başarıyla harmanlıyor.
Lütfen seyredin. Basit gibi görünen ama kökleri çok derinlere giden çok önemli ve çok iyi bir film bu. Ana karakter Vahid’in dediği gibi “Godot’yu Beklerken” çekilmiş bir film.
Film, Fransa’nın Oscar adayı. Cannes’da Altın Palmiye’yi kazandı. Altın Küre’de en iyi film, özgün senaryo, en iyi yönetmen dallarında aday.