25.12.2025 Nepo baby ve torpilli diye gömülen Timothée Chalamet, bu filmle beraber eleştirenleri susturmuştur diye düşünüyorum. Belki de kariyerinin en iyi performansını gösteriyor filmde. Yılın en iyi filmlerinden olduğu kesin; hatta birçok kişiye göre en iyisi olacaktır. Ama Oscar ödüllerinde…devamı25.12.2025
Nepo baby ve torpilli diye gömülen Timothée Chalamet, bu filmle beraber eleştirenleri susturmuştur diye düşünüyorum. Belki de kariyerinin en iyi performansını gösteriyor filmde.
Yılın en iyi filmlerinden olduğu kesin; hatta birçok kişiye göre en iyisi olacaktır. Ama Oscar ödüllerinde gereksiz övülen One Battle After Another’a karşı kaybedeceğini düşünüyorum.
Filme gelecek olursam; klasik biyografi filmlerinden değil. Düz bir anlatıma sahip değil. Karakteri izlemesi zevkli ama izlediğimiz karakter de alışagelmiş “iyi” karakterlerden değil. Daha çok bir anti-kahraman izliyoruz ve bu da daha doğal, bol kaoslu, akıcı bir film izlememize sebep oluyor.
İyi bir film bekliyordum ama yılın en iyilerinden olabileceğini hiç düşünmemiştim. Şaşırttı diyebilirim. Bunların yanında yönetmenlik ve sinematografi de özellikle övülmesi gereken noktalar.
Kısacası kusursuz bir film yok karşımızda ama kısır geçen son yılları düşündüğümüzde; doğallığı, iyi oyuncu performansları, yönetmenliği, sinematografisi ve özellikle masa tenisi sahneleriyle gayet iyiydi Marty Supreme.
Film 1 Ocak’ta vizyona giriyor. Gereksiz filmleri övmek yerine, övülmeyi hak eden ve yapılan reklamların hakkını sonuna kadar veren Marty Supreme filmini övebilirsiniz.
8,46/10
04.01.2026
Rewatch
2026 yılında izleyeceğim ilk filmin iyi olmasını istiyordum ve iyi olduğunu bildiğim Marty Supreme filmini tekrar izlemek istedim. Gittiğim salon şaşırtıcı bir şekilde doluydu; hafta sonu olmasının etkisi vardır tabii, ama bu film için salonun yarısından fazlasının dolu olacağını beklememiştim.
İkinci izleyişimde Timothée Chalamet’in performansı yine üst düzeydi; Odessa A’zion başta olmak üzere yardımcı karakterler de sağlam bir performans sergiliyor. Bazı gereksiz karakter ve sahneler olsa da film, 150 dakikalık süresini olağanüstü kurgusu ve durmak bilmeyen temposu sayesinde hiç hissettirmiyor. Film, Marty karakterinin kötü biri olduğunu inkar etmiyor ama saf kötü olmadığını yüzümüze vurmaya çalışıyor. Sonuna kadar karaktere tam ısınacağız derken yine bir boklar yiyor ve nefretimizi kazanıyor. İşin garip tarafı, bu dolandırıcı, zampara, narsist ve manipülatif karakteri izlemek zevkli; sıkmıyor, yer yer yoruyor, bazen eğlendiriyor, hatta belki bazılarını duygulandırıyor bile.
Kısacası, uzun süresine rağmen TikTok ve Rees bağımlılarının bile izleyebileceği filmlerden Marty Supreme.
Son olarak, Timothée Chalamet’in belli bir kitle tarafından sevilmediğini biliyordum ama bizim ülkede bu kadar sevmeyeni olduğuna ilk kez şahit oldum. Okuduğum bazı yorumlarda Timothée’nin boykot edilmesi gerektiğini, her içeriğin altından onun çıktığını, başarılı bir oyuncu olmadığını, tekelleşmeye sebep olduğunu ve hukuki bir zeminde tartışılması gerektiğini yazan bile olmuş. Okuduğumda güldüğüm, ama yorumu yazanın ciddi olduğunu anladığımda kahkaha attığım garip birkaç dakikaydı. Bu adamın 2020 sonrasında toplasak 10 filmde rol almışlığı yok, diziler zaten yok. Üstelik bu filmdeki performansıyla da inanılmaz prestijli ve hak edene gittiğini bildiğimiz(!) Oscar’a göz kırpıyorken, bu cehalet kokan yorumu nasıl yazabilir bir insan, aklım almıyor.
8,11/10