ÖLÜM MAÇI⚽🥅 Futbola ilgi duyan, futbol tarihini araştırmayı seven insanlar bilirler ki; bu tarih eğlenceli, absürt, şaşırtıcı hikâyelerle doludur. Peki 2. Dünya Savaşı esnasında nasıldır futbol? Elbet unutulmaz zafer ve direniş hikâyelerinin yanında dramla sonuçlananlarda olmuştur. Bugün sizleri o maçlardan…devamıÖLÜM MAÇI⚽🥅
Futbola ilgi duyan, futbol tarihini araştırmayı seven insanlar bilirler ki; bu tarih eğlenceli, absürt, şaşırtıcı hikâyelerle doludur. Peki 2. Dünya Savaşı esnasında nasıldır futbol? Elbet unutulmaz zafer ve direniş hikâyelerinin yanında dramla sonuçlananlarda olmuştur. Bugün sizleri o maçlardan birine götüreceğim.
Belki duymuşsunuzdur, o yıllarda askeri güçlerin işgal ettikleri şehirlerde futbol takımı kurup kendilerine eğlence çıkarmaları meşhurmuş. Hatta ülkemizde de İngilizler bir takım kurup Türkleri aşağılamak için Fenerbahçe'ye bir maç teklif etmişler, Fenerbahçe'de bunu sadece basit bir maç değil, ülkenin onuru kabul ederek sahaya çıkmış da maçı 2-1 kazanmış ya... Neyse hikâyenin bununla pek ilgisi yok. Sadece savaş esnasında sahadaki onurlu duruşa ülkemizden bir örnek vermek istedim.
Rotamızı Ukrayna'ya çeviriyoruz. O yıllarda savaş olduğu için haliyle resmi futbol federasyonları durduruluyor. Futbolcuların kimi savaşa katılırken, kimi de partizan oldukları için tutuklanıyorlar. Resmi müsabakalar durduruluyor durdurulmasına ama az önce de söylediğim gibi işgalci güçlerin kurduğu takımlar her yerde mevcut ve "eğlencesine" yapılan maçlar devam ediyor. 1942 yılında Ukraynalı profesyonel futbolcular tarafından -büyük çoğunluğu Dinamo Kiev'den- bir takım kuruluyor, sadece 11 futbolcusu olan bir takım; FC Start.
Oynadıkları her maçı da farkla kazanıyor FC Start. Alman işgalci güçlerin kurmuş olduğu ve o ana kadar çıktığı hiçbir maçı kaybetmeyen Falheim takımı FC Start'a bir maç teklif ediyor. 6 Ağustos 1942'de oynanan bu maçı FC Start 5-1 kazanıyor. Nazi güçlerinin moralleri bozuluyor, kendilerini aşağılanmış hissediyorlar. Bu maçın kendi etkilerini düşürüceğini düşünüp 3 gün sonraya bir rövanş teklif ediyorlar. FC Start rövanş teklifini kabul ediyor ve hayatlarının en zor maçına çıkmak için dakikaları saymaya başlıyorlar.
Takvimler 9 Ağustos 1942'yi gösterdiğinde Zenit Stadyumu müsabaka için ayarlanıyor. Ayarlanıyor ayarlanmasına ama her şey Almanlar lehine. Mesela bir tane bile FC Start taraftarı alınmıyor stada. Tüm stadı Nazi askerleri, Nazi güçleri dolduruyor.
Maçtan önce bir Nazi subayı FC Start soyunma odasına girerek onlara maç başlarken Nazi selamı vermesini söylüyor. Tahmin edeceğiniz gibi FC Start oyuncuları bunu yapmıyorlar. Hem niye yapsınlar ki?
İlk düdük çaldığından itibaren Falheim takımının sert müdaheleleri ile karşılaşıyor FC Start oyuncuları. Sanki maça değil, boks müsabakasına, kavga etmeye çıkmışlar. Tekme yiyenler, yumruk yiyenler, formasından çekilip yere atılanlar, verilmeyen penaltılar, kartlar... Eh hakemin de bir Nazi askeri olduğunu anlamışsınızdır herhalde.
Tüm baskılara, yıldırmalara rağmen ilk devreyi 3-1 önde kapatmayı başarıyor FC Start. Soyunma odasına gidiyorlar, kısa bir süre sonra yine bir Nazi Subayı odaya giriyor ve onlara şöyle söylüyor: "Bu maçı kaybedeceksiniz, yoksa sonuçlarına katlanırsınız." O an FC Start futbolcuları anlıyor ki; bu sadece bir futbol müsabakası değil, bu bir direniş mücadelesi.
Maçın 2. devresi başlıyor. Falheim oyuncuları ve Nazi güçleri, FC Start futbolcularının gözlerinde korku ifadesi, bir geri çekilme beklerken FC Start daha hırsla çıkıyor sahaya. Falheim maçı 3-3 beraberliğe getiriyor, ama FC Start iki gol daha atıp skoru 5-3'e taşımayı biliyor.
Maçın son dakikalarına doğru şöyle bir an yaşanıyor; FC Start futbolcusu Klimanko tüm Alman futbolcularını, kalecide dahil çalımlayıp boş kaleyle karşı karşıya kalıyor. Tribündeki Nazi askerlerine, hakeme, Falheim futbolcularına gülümseyerek bakıp topu boş kaleye atmak yerine orta sahaya geri gönderiyor. Bu hareket Almanların gururunu çok kırıyor, öyle ki hakem maçın bitmesine daha süre olmasına rağmen son düdüğü çalıyor. Nazi güçleri staddan öfkeyle, FC Start futbolcuları ile sevinçle ayrılıyorlar.
Demiştim ya "hayatlarının en zor maçına çıktılar." diye, ayrıca Nazilerin yaptığı tehditten de bahsettim. FC Start futbolcuları Almanlar tarafından tutuklanıp esir kampına götürüyorlar. Dayak, işkence... 6'sı kurşuna dizilip ya da dövülerek öldürülürken, 5 tanesi esir hayatı yaşıyorlar.
Futbol, sadece 22 adamın bir topun peşinden koştuğu bir spor değildir. Futbol kardeşliktir, birlik, beraberliktir. Bazen eğlence, bazen hüzündür. Bazen direniştir, bir milletin onurudur futbol.