Türkiyede söylenen, söylenmekte olan en büyük yalan devlet ve hükümetin ayrı şeyler olduğudur. Sözlük anlamıyla bakarsak bu ikisi arasındaki farkı A2 Türkçe bilgisine sahip herhangi biri anlayabilir. Güçlü kurumları, herkese işleyen bir hukuk sistemi, güçlü demokrasisi olan ülkelerde bu cümlenin…devamıTürkiyede söylenen, söylenmekte olan en büyük yalan devlet ve hükümetin ayrı şeyler olduğudur. Sözlük anlamıyla bakarsak bu ikisi arasındaki farkı A2 Türkçe bilgisine sahip herhangi biri anlayabilir. Güçlü kurumları, herkese işleyen bir hukuk sistemi, güçlü demokrasisi olan ülkelerde bu cümlenin altı doludur. Daron Acemoğlu gibi liberal demokrasi propagandası yapıyor görünsem de bu saydıklarımın birbirini besleyen şeyler olduğu çok açıktır.
Demokrasinin içselleştirilemediği, kurumların kişilere dur diyemediği, hukukun siyasetin köpekliğini yaptığı ülkelerde hükümet ve devleti birbirinden ayırmak imkansızdır. Bu gibi ülkelerde hükümet en üst mahkemelerdeki hakimi de kontrol eder, en küçük kurum sayabileceğin ailelerin ekonomisine kayyum atamakla da tehdit eder. Devletin en üst kademesinden işe başlar ve vatandaşının yatak odasına kadar sirayet eder. Şunun yerine şu aday olsa 2 sene önce seçimi kazanır hükümeti gönderirdik kardeş o nasıl olacak!!1!!11! şeklinde düşünen delusional masterclass kardeşlerim olacaktır. 2014 yerel seçimi oy sayımlarında trafoya kedi kaçtı bahanesiyle elektrik kesip iş görülen, 2019'da " Yüksek " Seçim Kurulunun " Hiçbir şey olmadıysa da bir şeyler oldu. " gerekçesiyle seçim tekrarlattığı bir ülke olunduğu unutulmaktadır. Bu ülkeler kayyumların, iktidardaki küçük ortağın mahkemeyi kapatmayla tehdit etmelerinin, ekonomik darboğazların, hiçbir işe yaramayan sloganların, bolca vatan millet mastürbasyonunun ülkeleridir.
Bu gibi ülkelerde gidişat yeri geldiğinde vatandaşın canına tak edebilir. Vatandaş bazen ulan bu ne saçmalık? Böyle iş mi olur amk? diyerek sokağa dökülebilir. Ancak bunu da muhalefetin lideri zıpla zıpla zıplamayan onlardan, hadi evimize gidelim iyi ter attık diyerek sulandırır. Çünkü işlerin hükümete tepkiden çıkıp devlete isyana dönüşeceğinden korkulur. Sokağa çıkan vatandaş bu iki şeyin aynı şey olduğunu idrak edemez. Hatta bunun doğru olması ihtimali bile korkutucu gelir. Halbuki güzel demokrasi masalları, devlet bütçesinden simit yiyen bakanın istifa etmeleri, sorumlu devlet adamının hesap vermeleri kendisine hak değildir. Kendisine hak olan deprem enkazında beklerken son çare twitterden yardım beklemektir. Canının istediğini yeyince geçinememektir, trafikte magandadan dayak yemektir, belli bir saatten sonra sokakta yürüyememektir.
Yani bende bir birdir iki ikidir, bir iki değildir, iki bir değildir.
- Kısmetse Olur Erol