Spoiler içeriyor
Bir anda kdrama isteğim tuttu ve hemen ilk önerilene başladım. Yine küçük bir deniz kenarı kasabada, Jeju'da yaşayan bir aileyi görüyoruz. Aesoon ailenin en büyük kızı, babası ölmüş ve annesi başka bir adamla evlenmiş fakat bu adam iyi biri olsa…devamıBir anda kdrama isteğim tuttu ve hemen ilk önerilene başladım. Yine küçük bir deniz kenarı kasabada, Jeju'da yaşayan bir aileyi görüyoruz. Aesoon ailenin en büyük kızı, babası ölmüş ve annesi başka bir adamla evlenmiş fakat bu adam iyi biri olsa da işsiz, yan gelip yatan adamın teki. O yüzden annesi gece gündüz demeden dalarak para kazanmaya çalışıyor. Böyle kasabalarda para bu şekilde kazanılıyor. Sonrasında annesi akciğerleri artık iflas ettiği için ölüyor, kızına ölemden bu evi terk et, benim gibi hizmetçi olma, oku ve istediğin gibi şair ol dese de üvey babasının manipülasyonlarına gelen küçük kız, iki kardeşine bakmak için biraz daha, biraz daha derken liseye geçene kadar burada kalıyor. Ölmül annesinin üzerine üniversite parasını ödeyeceğine söz veriyor kalması için ama tabiki büyüdüğünde bu sözü tutmuyor ve başka bir kadınla da evlenince bizim kız ortada kalıyor.
"Jeju'da kadın olarak doğacağıma inek olsaydım..."
En güzel kısmı ise burada ona sahip çıkan bir çocuğun olması. İlk gördüğümüz yaşlarında da peşinde koşarken, beraber pazarda yan yana balık ve lahana satarlarken de kızın peşinden koşuyor. Çocuk için kız tam bir çocukluk aşkı yani. Kız şiir kitapları okurken çocuk hem onun lahanalarını pazarlıyor, hem kendi balıklarını satıyor. Bir yandan da ona hep en rahat oturağı vermesi inanılmaz tatlı ama kızda tık yok maalesef. Sonrasında aslında görüyoruz ki kız hep halinden çok utanarak büyümüş çünkü kız gerçekten çok fakir ve sonra da annesiz kalıyor. Bu yüzden hep üste çıkmaya çalışarak çocuğa kötü davranıyor fakat bu ikili bir noktada artık dayanamayıp birbirlerine kavuşuyor.
Bazı dizilerin kurgusu için ilk bölüm üzücü bir şey olabilir. Ama ben ilk defa her bölümde ağladığım bir dizi izliyorum sanırım. İkisinin hayatı beni o kadar üzüyor ki. İlk başta kızın annesini kaybetmesi klasik bir dram hikayesiydi. Ağlattı tabiki ama klasikti. Sonrasında kızın hizmetçi gibi 2 kardeşine bakmak zorunda kalışı, üvey annesi gelince evden kovuluşu, çocukla Busan'a kaçıp binbir türlü olay atlatışı, çocuğun ailesi tarafından hiç sevilmeyişi, çocuk hayallerinin peşinden gidebilsin diye ondan vazgeçmesi, kalacak tek bir yeri bile olmadığı için neredeyse zengin bir adamla evlenecek olması, bu yolda hayallerinden vazgeçmesi, sonra çocukla kavuşmaları ve bebeklerinin olması ama buna rağmen çocuğun ailesi tarafından nefret edilmesi...
Gwansik inanılmaz bir karakter. Çok küçükken kızın peşinde koşan ve annesi öldüğünde onun kadar ağlayan bir çocuktu, büyüdü ve kendi balıklarını satarken kızın da lahanalarını satmaya çalışan bir genç oldu, büyüdü ve kız kendisiyle evlensin diye her şeyden vazgeçti, büyüdü ve her yeri yara bere olana kadar eşi ve çocukları için çalışan bir adam oldu, büyüdü ve gerçekten para kazanmaya başladığında kıza ölen annesinin evini satın aldı. Büyüyüp durdu ama 7 yaşındayken de 17 yaşındayken de 27 yaşındayken de hep sevdiği kız için yaşadı. Onu üzen her şeyden vazgeçti ve onu mutlu etmek için elinden gelen her şeyi yaptı.
Her şey rayına oturdu, evleri ve tekneleri oldu derken bu sefer en küçük çocuklarını kaybediyorlar ve yine hayatları yıkılıyor. Burada mesela aşklarının sarsılacağına neredeyse emindim ama onlar o kadar güçlü ki. İnanılmazlar gerçekten.
Her bölüm her dakika ağlatıyor bu dizi beni. Kızın kaderine inanılmaz üzülüyorum ve bunun yanında birbirleri için vazgeçtikleri şeylere, yaptıkları fedakarlıklara deli gibi üzülüyorum. Gerçekten her zorluğa beraber katlanmaları ve birbirlerini inanılmaz derecede sevmeleri beni aşırı etkiliyor. Hayatımda hiç bu kadar hissettiğim ve bu kadra ağladığım bir senaryo olmamıştı herhalde. Uzun süredir böyle bir dizi izlememiştim.
✔️10/10
'16.09.25 ~ 24.09.25