Spoiler içeriyor
✨️ Tatil bitene kadar her gün 1 popüler film izliyorum. { Gün 1 } #22 Clarice Starling adında, FBI eğitiminin gözde öğrencilerinden biri bir gün yanında çalışmak istediği hocası Jack Crawford tarafından bir göreve yollanıyor. Bu görev, Dr. Hannibal Lecter…devamı✨️ Tatil bitene kadar her gün 1 popüler film izliyorum. { Gün 1 }
#22
Clarice Starling adında, FBI eğitiminin gözde öğrencilerinden biri bir gün yanında çalışmak istediği hocası Jack Crawford tarafından bir göreve yollanıyor. Bu görev, Dr. Hannibal Lecter adında psikiyatri hastasıyla ropörtaj yapmak. Bu adam yamyam olarak biliniyor ve kimseyle konuşmuyor. Belki Starling'in onu konuşturabileceği ve bir şeyler öğrenebileceği umuluyor. Ortada bir de Buffalo Bill diye bir adam var. Aslında bu adamla ilgisi olup olmadığı da öğrenilmeye çalışılıyor.
Bu inanılmaz zeki ve inanılmaz psikopat adamın, ilk görüşmelerinden sonra Starling'e bir nebze de olsa yakınlık hissettiğini görüyoruz. Onunla uğraşan yan koğuşundaki bir adamı konuşarak öldürdüğü haberi geliyor. Starling'e gidecekken bir isim veriyor: Mofet. Ayrıca cümlesinde "Your Self" kısmı Starling'e garip geldiğinden Mofet hakkından hiçbir bilgi bulamayınca Your Self olarak araştırma yapıyor ve bu adla bir depo buluyor. Oraya gidiyor. Bu depoda 31. birimin on yıllığına Bayan Hester Mofet adına kiralandığını görüyor. Oraya giriyor. İçerisi curcuna. Sonrasında bunun bir anagram olduğunu çözebiliyor Starling. "The Rest Of Me"
Depoda kavanozun içinde bir kafa bulmuştu ve onun gerçek adının Benjamin Respail olduğunu, eski bir hastasına ait olduğunu söylüyor. Bunun da acemi bir katilin dönüşümğ olduğunu söylüyor. Kendisinin öldürmediğini, başkasının yaptığını ima ediyor ve burada aslında ipler başta aradığımız adama; Buffalo Bill'e bağlanıyor. "Bizim küçük Billy başka kadın kurbanlar aramaya başlamıştır." diyerek gerçekten tanıdığını da göstermiş oluyor. Bu adamın kurbanlarını 3 gün canlı tuttuğu, öldürmeden hiçbir fiziksel işkence yapmadığını biliyoruz. Öldürdükten sonra ise derilerini yüzüyor ve her seferinde farklı bir nehire atıyor. Sonrasında da gerçekten bir Buffalo Bill cinayeti izliyoruz. Kızın ağzından bir kelebek kozası çıkıyor ve bu kelebeklerin sadece Asya'da bulunduğunu yani birinin bunları evinde beslediğini anlıyoruz. Bu türün anlamı 'değişim' demekmiş. Billy de böyle bir değişim istiyormuş. Starling bu kavazondaki kafayı bulduktan sonra travesti olduğunu düşünmüştü. Bu sefer de böyle bir noktaya ayak basıyor. Travestiler ve şiddetin literatürde beraber geçmediği, genelde daha pasif olduklarını söylüyor. Sonrasında ise Dr. Lecter, Billy'nin gerçek bir travesti olmadığını ama öyle olduğunu sandığını söylüyor. Öyle olmaya çalışan, cinsiyet değiştirmek isteyen biri. Billy'nin böyle doğmadığını, yaşadıklarının onu bu hale getirdiğini de ekliyor.
Buffalo Bill, gerçek adıyla Louis Friend. Dr. Lecter ile hastası Benjanin Raspail aracılığıyla tanışıyor. İkisi sevgiliymiş. Bir travestiyi öldürdüğü ve derisini yüzdüğü için Benjamin, Louis'den korkmaya başlamış. Son kaçırılan Catherine, senatörün kızı olduğu için aslında Lecter'ın önüne böyle anlaşmalar çıkarıyorlar. Kızın ölmemesi için, psikopata biraz daha imkan sağlayabilirler yani. Bir pencere, bir adada ayda bir gün dolaşabilmek gibi imkanlar. Bunları Clarice'in bilgi almak için uydurduğunu Lecter'a söylediklerinde o da Billy hakkında bir şeyler uydurmaya başlamış anlaşılan. Mesela Louis Friend gibi; Iron Sulfate anagramı.
Aslında Lecter, diğerlerine yanlış bilgi verirken doğru bilgileri gizlice sadece Starling'e veriyor. Mesela imrenmek, aslında Billy'nin cinayetlerinin bir düzenle olması gibi minik ipuçları. Sonrasında Starling şunları fark ediyor; adam hep kilolu kadınları seçiyor ki derilerini kolayca alabilsin ve bunlardan kendine kadın kıyafetleri yapabilsin, onları 3 gün bu yüzden bekliyor ki aç kalıp zayıflasınlar, iyi bir terzi. Starling bunları çözerken Crawfold adamı bulduklarını ve adının Jamie Gumb ve diğer adıyla John Grant olduğunu söylüyorlar. Biliyoruz ki buldukları doğru kişi değil. Fakat Starling eski cinayetlerini araştırırken adamı gerçekten buluyor. İkisi baş başayken adamın o olduğunu anlıyor. İnanılmaz gerici anlardı gerçekten. Ama Starling o kadar şeye rağmen, adamı öldürmeyi başarıyor. Kalbime indi inanılmaz bir sahneydi.
Film başında Crawfold'un özellikle kendi hayatında hakkında hiçbir şey anlatma, kafanın içine girmesini istemezsin cümlesini ben unutamadım ve bu beni her konuşmalarında gerdi. Kendisinin pencereli bir koğuşa geçmesi anlaşması sırasında babasının öldüğünü anlattı. Bu kesin kötü sonuçlanacak diye düşünmeden edemedim. Onlar gerçekten birkaç görüşmeyle birbirlerini tanımaya başladılar, birbirleri hakkınsa bir şeyler öğrenmeye ve bir şeyler anlamaya başladılar.
Film boyunca Starling çok zeki gibi hissetsem de arkada hep Lecter daha zeki diye düşünmeden edemiyorsunuz. Bir yandan Buffalo Bill cinayetleri çözülmeye çalışıyor ve bir yandan da konunun Lecter ile bağlantısını anlamaya uğraşıyorsunuz. Başrolümüzün doksanlarsa kadın bir FBI ajan adayı olması tabiki filmi güzel bir noktaya çekiyor. Her inceleme yerinde çok garip bir şey görmüşler gibi herkes ona bakıyor ve herkes yürüme çabasında. Kadın bir ajan olmanın zorluğunu gösteriyor film bize.
Fena bir filmdi. Bu kadar geç izlediğim için baya pişmanım. Hiç beklediğim gibi bir şey çıkmadı diyebilirim. Önyargılıydım, gerek yokmuş. Basit bir korku filmi olur sanmıştım. İnanılmaz bir yapımdı.
✔️10/10
'19.01.26