Sinir olduğum için spoiler dahil uzun bir inceleme yaptım. Konusu Handan, zeki, eğitimli ama ne istediğini bir türlü netleştiremeyen bir kadının hayatını anlatıyor. Nazım’la yaşanan fikirsel ve duygusal yakınlık, onun reddedilmesi, ardından Hüsnü Paşa ile yapılan evlilik… Hiçbiri Handan’a ait…devamıSinir olduğum için spoiler dahil uzun bir inceleme yaptım.
Konusu
Handan, zeki, eğitimli ama ne istediğini bir türlü netleştiremeyen bir kadının hayatını anlatıyor. Nazım’la yaşanan fikirsel ve duygusal yakınlık, onun reddedilmesi, ardından Hüsnü Paşa ile yapılan evlilik… Hiçbiri Handan’a ait hissettirmiyor. Roman boyunca Handan, yanlış seçimler değil belki ama yarım seçimler yapıyor. Ve bu yarımlıklar üst üste geldikçe hikâye ağır ağır çökmeye başlıyor.
Bu kitap büyük olaylardan çok, insanın kendi içinde sıkışmasını anlatıyor.
Karakterler Hakkındaki Düşüncelerim
Handan:
Zeki, farkında, düşünen bir kadın ama bu farkındalık ona güç değil yük olmuş. Sürekli analiz ediyor, sürekli düşünüyor ama iş karar almaya gelince ortada kalıyor. Açıkçası bazı yerlerde “kendine bunu niye yapıyorsun?” diye sinir oldum. Ama bir yandan da şunu kabul ediyorum: Handan’ın derdi aptallık değil, fazla düşünmek.
Nazım:
Baskıcı, sert ve Handan’ı olduğu gibi kabul etmeyen biri. Onu reddetmesi bence kitabın en doğru hamlelerinden biri. Ama Nazım’ın bu kadar “önemli” bir figür gibi durup bir anda hayattan çıkması da bana eksik hissettirdi.
Hüsnü Paşa:
Toplumun “mantıklı eş” modeli. Güçlü, zengin, düzenli ama duygusal olarak bomboş. Handan’ı anlamıyor, zaten anlamaya da çalışmıyor. Onunla yapılan evlilik baştan sona yanlış ama kitabın asıl trajedisi de burada başlıyor.
Refik Cemal:
Asıl sinir olduğum karakter. Cesaretsizliğin kitabı yazılsa kapağa fotoğrafı konur. Ne zaman bir şey yapması gerekse geri çekiliyor. Handan yaşarken yok, öldükten sonra da sadece içinden üzülüyor. Kusura bakmasın ama bu pişmanlık kimseyi kurtarmıyor.
Neriman:
Saf, uyumlu, çok sorgulamayan biri. Hayat onun için daha kolay akıyor. Kitap boyunca şunu düşündüm: Bu dünyada Handanlar yoruluyor, Nerimanlar yoluna bakıyor.
Kitapta Benim Anladığım Şey
Bu kitap bana şunu hissettirdi:
Toplum, çok düşünen kadınları sevmiyor. Onları ya susturuyor ya da yalnız bırakıyor. Erkekler ise çoğu zaman “kötü” oldukları için değil, hiçbir şey yapmadıkları için zarar veriyor.
Handan’ın ölümü bile büyük bir sarsıntı yaratmıyor. Kimse gerçekten bedel ödemiyor. Hayat devam ediyor. Belki de kitabın en sinir bozucu ama en gerçekçi tarafı bu.
Genel Yorum
Bu kitap beni yer yer sıktı, yer yer çok sinirlendirdi. Bazı karakterleri gerçekten iki kaşık suda boğmak istedim. Ama buna rağmen, “okudum ve bitti” deyip geçemiyorum.
Sevdim mi?
Hayır, çok sevmedim.
Etkiledi mi?
Evet, etti.
O yüzden benim puanım: 7/10