2026 (31. Film) Film listemden yaptığım kura sonucu bu sefer "Limitless" filmini izledim. Karşıma çok kez çıkan filmlerden biriydi. Gerek Raf'ta gerekse sosyal medyada... Kadrosunda Bradley Cooper, Robert De Niro ve Abbie Cornish gibi isimler olunca da izlememek olmazdı. Film…devamı2026 (31. Film)
Film listemden yaptığım kura sonucu bu sefer "Limitless" filmini izledim. Karşıma çok kez çıkan filmlerden biriydi. Gerek Raf'ta gerekse sosyal medyada... Kadrosunda Bradley Cooper, Robert De Niro ve Abbie Cornish gibi isimler olunca da izlememek olmazdı.
Film hayatı rayında gitmeyen bir yazarın bir hap sayesinde beyninin %100'ünü kullanması ve hayatındaki değişikliklere odaklanıyor. Filmin oyuncu kadrosu ve sergiledikleri performans son derece başarılı. Fakat film beklentimin maalesef ki altında kaldı. Film genel olarak fazla yüzeyseldi. 100 dakikalık bir film için her şey oldu bittiye getirilmiş gibiydi. En basitinden hap başlı başına bir gizem olabilirdi. Sherlock dizisinin ilk bölümündeki hap sahnesi gibi çok üst düzey bir sahne beklemedim belki ama bu kadar da yüzeysel geçilmemeliydi. Aksiyon sahneleri filmin geneli gibi oldu bittiye getirilmişti. Tüm film gizemli gizemli hapın peşinde koşturan bir adam, gereksiz sahnesi olduğunu düşündüğüm bir tefeci... Bu eleştirilerimin hepsi daha kaliteli bir yapım beklememden kaynaklı yoksa yüzeysel de olsa izlenilebilir keyifli bir film.
Robert De Niro varsa bir filmde o film belli bir seviyededir. Bu filmi de aynı şekilde keyifle, kendinizi çokta yormadan izleyebilirsiniz.
6.7/10
Film Hakkında İlginç Detaylar (Spoiler Uyarısı)
1- Eddie Morra rolü için ilk anlaşılan isim Shia LaBeouf idi. Ancak LaBeouf bir trafik kazası geçirip elinden ciddi şekilde yaralanınca rol Bradley Cooper’a gitti.
2- Bradley Cooper, yıllar önce "Inside the Actors Studio" programında öğrenciyken Robert De Niro’ya bir soru sormuştu. Yıllar sonra bu filmde onunla karşılıklı oynaması Cooper için tam bir "hayat başarısı" oldu.
3- Film, "beynimizin sadece %10'unu kullanıyoruz" efsanesine dayanıyor. Bilimsel olarak bu koca bir yalan olsa da sinema dünyası bu fikri çok sevdiği için kurguyu bunun üzerine inşa ettiler.
4- Filmde Eddie haptayken renkler daha sıcak, parlak ve altın tonlarındadır (geniş açılı lensler kullanılır). Hapın etkisi geçtiğinde ise dünya soluk, gri ve karanlık görünür (dar açılı lensler kullanılır).
5- Filmdeki o New York sokaklarında sonsuzca ilerleyen meşhur kamera efekti için yönetmen Neil Burger özel bir teknik geliştirdi. Bu sahne için 8 ay boyunca uğraşıldı.
6- Filmdeki o ürkütücü Rus tefeci Gennady (Andrew Howard), gerçek hayatta bir Gallidir. Rus aksanını o kadar iyi yapmıştı ki set ekibi uzun süre onun Rus olduğunu sanmış.
7- Filmin uyarlandığı The Dark Fields kitabında Robert De Niro’nun canlandırdığı Carl Van Loon karakteri bu kadar büyük ve kilit bir rol değildi; senaryoda De Niro için özellikle genişletildi.
8- Sette kullanılan NZT-48 hapları aslında basit birer şeker ve kalsiyum karışımıydı.
9- Bradley Cooper, Eddie’nin yerdeki kanı içtiği o meşhur iğrenç sahnenin, karakterin ne kadar çaresiz olduğunu gösteren en önemli "hayvanlaşma" anı olduğunu savunmuştur.
10- Eddie’nin sevgilisini oynayan Abbie Cornish, parktaki kaçış sahnelerinde dublör kullanmadı. Gerçek hayatta da çok iyi bir koşucu olduğu için çekimler sırasında kameramanlar ona yetişmekte zorlanmış.
11- Filmin uyarlandığı kitabın orijinal sonu çok daha karanlıktır. Kitapta Eddie haptan kurtulamaz ve hayatı tam bir felaketle biter. Filmdeki "kazanan Eddie" sonu izleyici testi sonucu değiştirildi.
12- Bu film, Bradley Cooper’ın aynı zamanda "Yönetici Yapımcı" koltuğuna oturduğu ilk büyük işlerden biridir.
13- Filmin başarısı üzerine 2015 yılında bir dizisi çekildi. Bradley Cooper o dizide de konuk oyuncu olarak yer alarak Eddie Morra karakterini devam ettirdi.
14- Film sadece 27 milyon dolara mal oldu ama dünya çapında 161 milyon dolar kazandırdı.
15- Bradley Cooper, filmin başındaki dağınık ve evsiz halini oynamaktan daha çok keyif aldığını; takım elbise giydiği sahnelerde kendini daha çok "kısıtlanmış" hissettiğini söylemiştir.
16- Filmden sonra insanlar gerçekten böyle bir hap olup olmadığını araştırdı. Modafinil gibi ilaçların bu hapa ilham olduğu magazin sayfalarında sıkça tartışıldı.
17- Yönetmen Neil Burger, Eddie'nin farklı zihinsel durumlarını anlatmak için film boyunca 4 farklı kamera tekniği ve lens seti kullandı.
18- Robert De Niro, Bradley Cooper’ın The Hangover’daki performansını o kadar beğenmişti ki bu filmde onunla oynamayı bizzat kendisi kabul etti.
19- Filmde bahsettiğim o "oldu bittiye getirilme durumu" şeklindeki hızlı kurgu, aslında yönetmenin "beyni çok hızlı çalışan birinin dünyayı nasıl gördüğünü" anlatma çabasıydı. (Bana geçmedi:))
20- Film New York'ta geçse de sahnelerin çoğu Bradley Cooper'ın doğduğu yer olan Philadelphia’da çekildi.