Burada birinden görüp özendim dizi ve film listelerini bitirip yorumlarını atıyordu, bence de bu fikir çok hoş ben de bu şekilde listemdeki dizi ve filmleri bitirip bunlara dair fikirlerimi paylaşmaya karar verdim. 2026'da bitirdiğim ilk dizi bu idi. 📺 2026’da…devamıBurada birinden görüp özendim dizi ve film listelerini bitirip yorumlarını atıyordu, bence de bu fikir çok hoş ben de bu şekilde listemdeki dizi ve filmleri bitirip bunlara dair fikirlerimi paylaşmaya karar verdim. 2026'da bitirdiğim ilk dizi bu idi.
📺 2026’da bitirdiğim 1. dizi: Feride
2025’te izlediğim Modern Kadın dizisini çok sevmiştim ve Türk yapımlarında artık teması olan, bir şey söyleyen işler görmeye başlamak beni gerçekten Türk dizilerine karşı umutlandırdı. Feride'nin bu açıdan hem çağdaş hem de derin anlatımı beni fazlasıyla etkiledi.
Dizinin aile travmalarını ve ilişki problemlerini mizahi bir dille, üstelik animasyon formatında anlatması benim sık rastladığım işlerden değildi. Hem özgün hem de içerik olarak dolu bir işti. Mizah kalitesi gerçekten yüksekti ve hiçbir sahnede kopmadım; her bölüm akıp gitti. Tam da bu noktada odaklanabildiğim bir projeyi görmek, insanların odak sürelerinin bozulmasına bahane bulan yetkililere de umarım ders olur. Çünkü çoğu dizide artık seyirlik ya da seyirciyi çekecek sanatçı bir çaba yok, yani demem o ki sorun sadece bizim odaklanmamızda değil, odaklanmamız için de sağlam ve tutarlı hikayeler sunmak için çaba sarf eden insanlar artık yok denecek kadar nadir.
Eski dizilere dönüp baktığımda bazılarının artık bana hitap etmediğini fark ediyorum. Mesela Sex and the City’yi geçen sene izlemeye başladığımda anlatının çok daha geleneksel ve yer yer male gaze’e yaslanan bir aşk anlayışı sunduğunu gördüm. Bu yüzden son sezonunu severek bitiremedim. Feride ise bunun tam tersine, sexist olmayan bir yerden ilişkilere bakıyor. Sadece kadın–erkek ilişkisi değil, kadın dostluğunu ve iki kadının birbirine olan yakınlığını da merkezine alıyor. Bu benim için çok kıymetliydi.
Birçok dizide yan karakterler sadece ana hikâyeyi taşıyan “yancı” figürler olur; kendi iç dünyaları yoktur. Feride’de ise hiçbir karakter filler gibi hissettirmedi. Her birinin varlığı hikâyeye gerçekten anlam katıyordu.
Ayrıca Emir Sağlam’ın bir erkek karikatür sanatçısı olarak kadın karakteri bu kadar iyi seslendirmesi, yansıtması beni ayrıca etkiledi. Performans, dizinin mizahı ve duygusuyla çok uyumluydu.
Özgünlük ve içerik yoğunluğu açısından gerçekten çok başarılı bulduğum bir işti.
⭐ Puanım: 9/10
🔁 Tekrar izler miyim? Büyük ihtimalle evet.