Bugün anlatacağım bir diğer ve son konu ise Dans Vebası diye adlandırılan bir olay ve belirtmeliyim ki bu olayda beni en çok hayrete düşüren şey yetkililerin tepkisi oldu araştırırken. Ayrıca bu olayın birkaç yazı önce anlattığım toplumsal histeri ile ilgisi…devamıBugün anlatacağım bir diğer ve son konu ise Dans Vebası diye adlandırılan bir olay ve belirtmeliyim ki bu olayda beni en çok hayrete düşüren şey yetkililerin tepkisi oldu araştırırken. Ayrıca bu olayın birkaç yazı önce anlattığım toplumsal histeri ile ilgisi de dikkat çekici ilginizi çekecekse okuyabilirsiniz :)
İlk duyduğumda bunun uydurma bir hikâye olduğunu düşünmüştüm çünkü insanların günlerce, hatta haftalarca durmadan dans etmesi kulağa gerçek gibi gelmiyor. Ama olay gerçekten yaşanmış ve tarihe geçmiş. Üstelik en tuhaf tarafı, bugün bile kesin olarak açıklanamamış olması.
Olay 1518 yılında, bugünkü Strazburg şehrinde gerçekleşiyor. Kaynaklara göre her şey tek bir kadınla başlıyor. Frau Troffea adlı bir kadın bir gün sokakta sebepsiz yere dans etmeye başlıyor. İlk başta insanlar bunun geçici bir şey olduğunu düşünüyor ama kadın saatlerce durmadan dans ediyor. Sonra ertesi gün yine devam ediyor.
Birkaç gün içinde olay daha da tuhaf bir hâl alıyor çünkü başka insanlar da dans etmeye başlıyor. Bir hafta içinde yaklaşık 30 kişi, bir ay içinde ise yüzlerce kişi aynı şekilde dans eder hâle geliyor. İnsanlar müzik olmadan, eğlenmeden, sanki zorlanıyormuş gibi dans ediyorlar.
Kaynaklara göre bazı kişiler yorgunluktan yere yığılıyor, bazıları ise kalp krizi ya da bitkinlik yüzünden ölüyor. İnsanların dans etmeyi bırakmak istemediği değil, bırakamadığı söyleniyor. Bazıları ağlayarak dans ediyor, bazıları acı içinde kıvranıyor ama yine de hareket etmeye devam ediyor.
En ilginç noktalardan biri ise yetkililerin olaya verdiği tepki. O dönemin doktorları bunun bir hastalık olduğunu kabul ediyor ama çözümü çok garip buluyorlar. Onlara göre insanların içinde "fazla sıcak kan" vardı ve bunun dışarı atılması gerekiyordu. Yani çözüm olarak insanların daha fazla dans etmesine izin veriliyor.
Hatta dans edenler için sahne kuruluyor, müzisyenler getiriliyor ve insanların daha rahat dans etmesi sağlanıyor. Bugün düşününce bu karar oldukça garip geliyor çünkü zaten yorulan insanların daha fazla dans etmesi ölümleri artırmış olabilir.
Bir süre sonra yetkililer bunun işe yaramadığını fark ediyor. Bu kez dans eden insanları başka yerlere götürmeye başlıyorlar. Bazıları kutsal sayılan mekânlara götürülüyor çünkü olayın ilahi bir ceza olduğuna inanılıyor.
Bu olayın neden gerçekleştiği konusunda birkaç farklı teori var.
En çok konuşulan teorilerden biri toplumsal histeri teorisidir. O dönemde Avrupa’da savaşlar, hastalıklar ve açlık yaygındı. İnsanlar sürekli korku ve stres altındaydı. Bazı tarihçilere göre insanlar bu baskı yüzünden psikolojik bir kriz yaşamış olabilir ve bu kriz fiziksel hareketlere dönüşmüş olabilir.
Bir diğer teori ise zehirlenme teorisi. Bazı araştırmacılar insanların çavdar ekmeğinde bulunan bir mantardan zehirlenmiş olabileceğini söylüyor. Bu mantar halüsinasyonlara ve kontrolsüz hareketlere neden olabiliyor. Ama bu teori tam olarak kabul görmüyor çünkü zehirlenen insanların haftalarca ayakta kalması pek mümkün görünmüyor.
Bir başka görüş ise insanların gerçekten lanetlendiğine inandıkları yönünde. O dönemde insanlar hastalıkları çoğu zaman doğaüstü sebeplerle açıklıyordu. Bir kişinin dans etmeye başlaması diğer insanları da etkilemiş olabilir.
Bence Dans Vebası'nı ilginç yapan şey sadece insanların dans etmesi değil, insan zihninin bazen ne kadar garip davranabildiğini göstermesi. İnsanlar görünmeyen bir korkunun etkisiyle aynı davranışı sergileyebiliyor. Bir kişiyle başlayan bir olay yüzlerce kişiye yayılabiliyor.
Şimdi bakınca bunun daha çok insanların korkularının ve inançlarının birleşmesi gibi göründüğünü düşünüyorum. Yine de insanların günlerce durmadan dans ettiğini hayal etmek bile tuhaf geliyor ve bu yüzden Dans Vebası tarihteki en garip olaylardan biri olarak anılmaya devam ediyor.