Bugün seçtiğim konu dejavu yaşamak ilginiz varsa okuyabilirsiniz:) Dejavu yaşamak, yani bir anı daha önce yaşamış gibi hissetme durumu. Bu hissi yaşayan çoğu kişi gibi ben de ilk yaşadığımda bunun neden olduğunu merak etmiştim. Çünkü o an gerçekten çok tanıdık…devamıBugün seçtiğim konu dejavu yaşamak ilginiz varsa okuyabilirsiniz:)
Dejavu yaşamak, yani bir anı daha önce yaşamış gibi hissetme durumu. Bu hissi yaşayan çoğu kişi gibi ben de ilk yaşadığımda bunun neden olduğunu merak etmiştim.
Çünkü o an gerçekten çok tanıdık gelir ama bunu nerede ve ne zaman yaşadığını hatırlayamazsın. Bu durum birkaç saniye sürer ve sonra kaybolur. İlginç olan şey ise bilim insanlarının dejavuyu tamamen açıklayamasa da oldukça güçlü bazı açıklamalar geliştirmiş olmasıdır.
Bilimsel olarak dejavunun en güçlü açıklamalarından biri hafıza sistemleriyle ilgilidir.
Beynimizde hatıraları depolayan bölgeler ile tanıdıklık hissini oluşturan bölgeler birbirinden biraz farklı çalışır. Normalde bir olayı hatırladığımızda hem anı hatırlama hem de tanıdıklık hissi birlikte oluşur. Ama dejavu sırasında sadece tanıdıklık hissi oluşur, gerçek bir hatıra ortaya çıkmaz. Bu yüzden kişi “bunu yaşamıştım” diye hisseder ama detayları hatırlayamaz.
Beynin özellikle hipokampus ve temporal lob bölgelerinin dejavuda rol oynadığı düşünülür. Bu bölgeler hafızayla ilgilidir. Özellikle temporal lob epilepsisi olan bazı kişilerde dejavu çok daha sık görülür. Bu durum dejavunun gerçekten nörolojik bir temeli olduğunu gösteren önemli kanıtlardan biri sayılır.
Bir başka güçlü açıklama çift işleme teorisi olarak bilinir. Buna göre beyin aynı bilgiyi iki farklı yoldan işler. Normalde bu işlemler aynı anda gerçekleşir.
Ama eğer çok küçük bir gecikme olursa beyin ikinci algıyı “daha önce yaşanmış” gibi yorumlayabilir. Yani aslında yaşadığımız olay yeni olsa bile beyin onu birkaç milisaniye önce algıladığı için tanıdık hissedebilir.
Bir diğer bilimsel açıklama benzerlik teorisidir.
Bazen bulunduğumuz bir ortam geçmişte gördüğümüz bir ortama çok benzeyebilir. Mesela bir odanın düzeni, ışık açısı veya kokular daha önce fark etmeden yaşadığımız bir anıya benzeyebilir. Beyin bu benzerliği tam hatırlayamaz ama tanıdıklık hissi oluşturur. Bu da dejavu gibi algılanabilir.
Araştırmalar dejavunun özellikle 15–25 yaş arasında daha sık görüldüğünü gösterir. Bunun sebebi genç insanların hafıza sistemlerinin daha aktif olması olabilir. Yaş ilerledikçe dejavu sıklığı genellikle azalır.
Bazı çalışmalar dejavunun yorgunluk ve stresle bağlantılı olabileceğini de gösterir. Uykusuz kalındığında beynin bilgi işleme düzeni bozulabilir ve bu tür hafıza karışıklıkları daha kolay ortaya çıkabilir.
Bir başka ilginç bilimsel görüş ise dejavunun aslında hafızanın sağlıklı çalıştığını gösteren bir işaret olabileceği yönündedir. Çünkü beyin sürekli olarak yeni bilgileri eski bilgilerle karşılaştırır.
Dejavu bu karşılaştırma sırasında oluşan küçük bir hata olabilir. Yani bir bakıma beynin sürekli kontrol yaptığını gösteren bir yan etki gibi düşünülebilir.
Bilimsel açıdan önemli bir nokta da şu: Dejavu yaşayan insanlar genellikle bunun garip ama gerçek olmadığını bilir. Yani kişi gerçekten geçmişi hatırladığını düşünmez, sadece öyle hisseder. Bu durum dejavuyu bazı psikolojik rahatsızlıklardan ayıran önemli bir özelliktir.
Bence dejavuyu ilginç yapan şey şu: İnsan zihni normalde çok düzenli çalışıyor gibi görünür ama aslında çok küçük bir sinyal hatası bile gerçeklik duygusunu değiştirebiliyor. Sadece birkaç saniyelik bir his bile insanın zaman algısını karıştırabiliyor. Bu yüzden dejavu bana doğaüstü bir olaydan çok, beynin ne kadar karmaşık bir sistem olduğunu gösteren küçük bir hata gibi görünüyor.