Spoiler içeriyor
Ne olur ne olmaz diye spoileri işaretledim, ne spoiler olacaksa artık🤷🏽♀️ İki sene önce oda arkadaşımla izlemiştim, geçen sene ise bir arkadaşımla, bu sene de hiç izlememiş olan başka arkadaşlarımla izledim. Her sene yeni insanlarla yeniden izleyeceğim sanırım. Her izleyişimde…devamıNe olur ne olmaz diye spoileri işaretledim, ne spoiler olacaksa artık🤷🏽♀️
İki sene önce oda arkadaşımla izlemiştim, geçen sene ise bir arkadaşımla, bu sene de hiç izlememiş olan başka arkadaşlarımla izledim. Her sene yeni insanlarla yeniden izleyeceğim sanırım.
Her izleyişimde bazı yerlerini daha bi saçma bulduğum ve her seferinde sonuna daha çok üzüldüğüm filmdir kendisi.
Şahsen kamera açılarından pek anlamam ama ayrılık sahnesinde Ada'nın kameraya doğru konuşması bana çok saçma geldi ya. İkisinin de oyunculukları bir garip ayrıca, yani anlamıyorum bazı yerlerde duyguyu çok güzel vermişler ama bazı sahnelerde kağıttan okurmuş gibi hissettirdikleri bile oldu.
Ayrıca karakter anlatımında, Alper'in bugününe fazla odaklanılmasına karşın neden böyle biri olduğuna hiç değinilmemiş olması ve mizacı böyleydi denilip geçilmesi bana biraz yüzeysel geldi.Yalnızlık kaygısı ve bağlılık korkusunun çarpışması ne kadar iyi anlatılmışsa, geçmişin izleri bir o kadar silik bırakılmış. Belki de bu yüzden karakter biraz havada kalıyor.
Ama sonunu düzgünce bitirmişler, gerçekçi olmuş.Tabii ki içinde tüm odaların ışıklarını söndürüp, kapılarını kapatmış bir insanın, sadece bir başkasının sevgisi ve emeğiyle tekrardan duygu ve aşk yüklü bir dünyaya açılması pek inandırıcı bir son olmazdı. Çünkü insan sadece kendisi ister ve çabalarsa değişebilir, diğer türlü bir başkasının emeği - Ada'nın durumundan da görüleceği üzere- boşa kürek çekmekten öteye gitmez.
Bu yüzden Alper'i anlıyorum, kızı sapıkça takip edişi dışında tabi. Burada da şahsi yorumum, Alper'in sapıkvari tavırlarına karşı koyamayan Ada'nın bir süre Neşet Ertaş'tan "Kendim ettim kendim buldum" dinlemesi yönünde.
Bu arada, kaç kez izlersem izleyeyim sondaki sarılma sahnesinde kendimi tutamayıp ağlıyorum. Çok iyi oynadıkları için değil, sahneyi fazla içselleştirdiğim için. Bak, yazarken sahneyi hatırladım yine gözüm doldu. Keşke, birbirlerine sevinçten çok keder yaşatacak insanlar hiç karşılaşmasa ve bitmeyecek duyguların kapısı hiç aralanmasa. Ama işte, öyle de yaşanmıyor sanırım, neyse.
Bir artı daha eklemeliyim burada, o da şarkılar. Kullanılan şarkılara baayıılıyoruuumm, hepsi severek dinlediğim şarkılar ve evet severek dinlediğimden dolayı benim için hepsi çok güzel ve değerli. Hiçbir şey için olmasa bile bu şarkılar için izlenebilir bence, hepiciğini aşağıya yazıyorum.
🔹Bana Yalan Söylediler- Semiramis Pekkan
🔹Yalnız Adam - Sibel Egemen
🔹Une Belle Histoire( bunun çevirisine geçenlerde baktım, filmle çok uyumlu bir şarkı seçimi olmuş gerçekten)
🔹Tutsana Ellerimi- Hümeyra
🔹 Tükeneceğiz - Sezen Aksu
🔹Yalnızım Ben - Nil Burak
🔹Anlamazdın - Ayla Dikmen