Kitabı okuyup da beğenmeyen pek azdır diye sanıyorum. Ancak okuyanların büyük bir çoğunluğunun aklında kalan tek veya en belirgin ifade: "BÜTÜN HAYVANLAR EŞİTTİR. AMA BAZI HAYVANLAR ÖBÜRLERİNDEN DAHA EŞİTTİR." kalıbı sanırım.
Yanyana filmi, insan ilişkilerinin karmaşıklığını sade ama etkileyici bir dille anlatmaya çalışan bir yapım olarak öne çıkıyor. Film, büyük olaylardan ziyade küçük anların ve gündelik karşılaşmaların insanlar üzerindeki etkisine odaklanıyor.
İki yakın arkadaşın yıllar boyunca birlikte çıktıkları tatiller üzerinden gelişen, arkadaşlıktan aşka temasını işleyen sıcak ve duygusal bir romantik komedi. En güçlü yanı, karakterler arasındaki doğal diyaloglar ve gerçekçi bağ kurma süreci diyebiliriz.
Bu kitap; insanların iç dünyasında (düşüncelerinde) ne derecede kötülük barındırdığını çok güzel anlatıyor. Önemli olan bu kötülüğü farkedip bunu düzeltmektir. İçindeki şeytanı öldürebilenler (bence) "insan" oluyor. Kitapta geçen şu cümle her şeyi anlatıyor: "İyilik demek kimseye kötülüğü dokunmamak değil, kötülük…devamıBu kitap; insanların iç dünyasında (düşüncelerinde) ne derecede kötülük barındırdığını çok güzel anlatıyor. Önemli olan bu kötülüğü farkedip bunu düzeltmektir. İçindeki şeytanı öldürebilenler (bence) "insan" oluyor. Kitapta geçen şu cümle her şeyi anlatıyor: "İyilik demek kimseye kötülüğü dokunmamak değil, kötülük yapacak cevheri içinde taşımamak demektir. "
Aklımdan hiç çıkmayan o alıntı: "Küçücük çocuklara neden her şeyi anlatmak gerek?" Hakikaten de sevgili Portuga, bana her şeyi çok erken anlattılar hoşça kal." Belki de hikayenin yaşanmışlıklar barınması, belki de yazarin anlatımı, belki de kişinin kendinden bir parça bulması…devamıAklımdan hiç çıkmayan o alıntı:
"Küçücük çocuklara neden her şeyi anlatmak gerek?"
Hakikaten de sevgili Portuga, bana her şeyi çok erken anlattılar hoşça kal."
Belki de hikayenin yaşanmışlıklar barınması, belki de yazarin anlatımı, belki de kişinin kendinden bir parça bulması her ne olursa olsun sizi sonuna kadar bağlayan ve sonunda paramparça eden gözyaşlarınız sel olup akıp gittiği kitap. Küçük Zeze onun için hayatı anlamlı kılan, yaşanabilir yapan sevgili Portugasının kaybını iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Her şey kitabin ikinci kısmında başlıyor aslında. Belki oraya gelene kadar sıkılabilirsiniz ama ondan sonrasından elinizden düşmeyecek bi kitap. Sonunda hayatı sorgulayacağınız bir kitap. Tekrar tekrar okuyup ezberleyeceğiniz kitap.
Telaşla, koşarcasına yaşarken, gün gün yaşam ve ölümün kıyılarında soluklanan satırlarla buluşturuyor bizi. Duygularınızla yüzleşeceğiniz, merak uyandıran ve dokunaklı bir kitap. Adaletsizliğin, umutsuzluğun içinde sevgiyle yeşeren anıların hatrına dönen bir öteki dünya..
Bazı hikayeler vardır… okurken değil, bittikten sonra kalbinize oturur. Bu kitap tam olarak öyleydi. Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu, bir kadının hayatı boyunca sevdiği adama yazdığı uzun bir mektuptan oluşuyor. Kadının adı yok. Kimliği yok. Hayatı boyunca sevdiği adam için hep…devamıBazı hikayeler vardır… okurken değil, bittikten sonra kalbinize oturur.
Bu kitap tam olarak öyleydi.
Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu, bir kadının hayatı boyunca sevdiği adama yazdığı uzun bir mektuptan oluşuyor. Kadının adı yok. Kimliği yok. Hayatı boyunca sevdiği adam için hep “bilinmeyen” biri olarak kalmış.
Bir çocukluk anısıyla başlayan bu takıntılı aşk, yıllar boyunca büyüyor. Adam farkında bile değilken, kadın tüm hayatını onun etrafında kuruyor. Bekliyor… seviyor… susuyor… ama hiçbir zaman gerçekten var olamıyor.
Bu hikâyede karşılıklı bir aşk yok.
Taraflar yok.
Sadece tek taraflı, derin ve sarsıcı bir sevgi var.
Shakespeare’in oğlunun hikâyesinden ilham alan film, büyük olaylardan çok küçük duygulara odaklanarak izleyiciyi içine çekiyor. Görsel atmosferi ve sakin anlatımıyla dikkat çeken yapım, özellikle oyunculuk performanslarıyla öne çıkıyor. Duygular yüksek sesle değil, bakışlarla ve sessizliklerle aktarılıyor. Bu da filmi daha…devamıShakespeare’in oğlunun hikâyesinden ilham alan film, büyük olaylardan çok küçük duygulara odaklanarak izleyiciyi içine çekiyor. Görsel atmosferi ve sakin anlatımıyla dikkat çeken yapım, özellikle oyunculuk performanslarıyla öne çıkıyor. Duygular yüksek sesle değil, bakışlarla ve sessizliklerle aktarılıyor. Bu da filmi daha da etkileyici kılıyor.