Tim... Daha bilindik adıyla Avicii. 2018 yılında vefat etti, ama tam tarihi söylemek gerekirse Google 20 Nisan olarak kayıtlara geçmiş. Haberlere çıktığında şok olmuştum çünkü o zamanlar lise 3'ydim ve Avicii'yi ölümünden sadece bir gün önce keşfetmiştim. Wake Me Up'dı…devamıTim... Daha bilindik adıyla Avicii.
2018 yılında vefat etti, ama tam tarihi söylemek gerekirse Google 20 Nisan olarak kayıtlara geçmiş. Haberlere çıktığında şok olmuştum çünkü o zamanlar lise 3'ydim ve Avicii'yi ölümünden sadece bir gün önce keşfetmiştim. Wake Me Up'dı ve ben yeni bir cevher keşfetmemin daha tadını çıkartmamıştım bile. O kadar sarsıcı bir haberdi ki bu; gözlerimden akan yaşları dün gibi hatırlarım.
Bu biyografi 2024 yılında çekilmiş. O zamanlarda görmüştüm fakat izlemeye hazır değildim. Şimdi bugün, müzikal biyografiler arasından karşıma çıktı.. Tüm sanatçıların biyografi filmleri doğumlarından mı başlıyor emin değilim. Ama Tim Bergling'in ailesi, tüm hayranları için çok önemli sahnelere şahitlik edileceğinin garantisini vermişler. Öyle ki annesinin doğum anında Tim'i kucağına alıp sarmalarken bir videosu ile başlıyoruz her şeye. Şunu söylemeliyim ki annesi, fazla güzel bir kadınmış..
"𝑩𝒆𝒏𝒊 ö𝒚𝒍𝒆 𝒃𝒊𝒓 𝒌𝒐𝒓𝒖𝒅𝒖𝒍𝒂𝒓 𝒌𝒊 𝒉𝒊ç𝒃𝒊𝒓 ş𝒆𝒚𝒅𝒆𝒏 𝒌𝒐𝒓𝒌𝒎𝒂𝒎 𝒈𝒆𝒓𝒆𝒌𝒎𝒆𝒅𝒊" Tim'in çocukken söylediği bir söz..
Avicii, Tim'in sahne adıydı. Sahnelerde onu hep tek görsekte bu röportaj da en yakın arkadaşı Flip Akkesson onunla geçirdiği zamanı, okulu kırıp yaptıkları müziği anlatıyordu. İyi de bu çocuk hikayenin neresindeydi? Sonra o neden sahnede olmadığını bize kendisi anlatıyor tabi.
Tim, insanları ve ne istediklerini okuyabilen ve ona göre ritim yazan bir dâhi.. Nadir denk gelen bir yıldız tutulması gibiydi.
Tim başarılı olup dünya turnelerine çıkınca anne babasını mutfakta oturmuş, oğullarının uçak rotaları hakkında anlattıkları bir sahne ile karşılaşıyoruz ve onlar için bu anıları tazelemek hem sevindikleri hem de üzüldükleri bir durum ve izleyenler olarak bunları bilmek insana daha fazla koyan bir durum.. Her gün, ama her gün oğullarını andıklarını anlayabiliyoruz aslına bakarsak. Birbirlerine bakıp duraksamalarından belli.
Tim'in hayatı çok kısa sürede deli gibi ritim oluşturup müzik yaparak kocaman adımlarla sıçradığı bir dünyadan oluşmaktaydı. Her an müzik yapmaya ve oradan oraya gidip DJ olarak çalışmaktaydı. Sahnedeki o oğlanın aslında ne kadar çekimser ve içe dönük biri olduğu çoğu sahnede o kadar belirgin ki, sahnede iyi işler çıkarmak için bazı kötü bedeller ödemek zorunda hissetmiş kendisini ve bu da onu tamamen yiyip bitiren şey olmuş belli ki. Tanınmaya başladığı yıllar mutlu bir hikâye gibi görünse de üzücü bir biyografi aslında.
Filmin 55.dakikalarına geldiğinizde devam etmeden önce youtube da 'unlimited music - dj george avicii live @ultra music' canlı performansını izledim. Ash koas bir ortam olduğundan bahsetmişti bende dışarıdan nasıl görünmüş diye o malum videoyu araştırdım.
Canlı performansında herkesten habersiz yaptığı o house müziği kapatma riski ve Aloe Blacc'e tanıdığı o eşsiz an çok başkaydı gerçekten. Fakat burada yaptığı o risk seyircilerinden yuhalama almış ve tw gündemine oturmuş. Ne yazık ki sadece ruhsuz elektronik müzik dinleyicilerinin önüne düşmüş..
Ayrıca, Ultra Live tarafından da çok eleştirilmiş para kaybı sağladığı için. Sahneyi uzun uğraşlar sonucu youtube da buldum ve dinledim. Ben Tim'in burada yaptığı müziğin neyden ilham aldığını göstermek olduğunu düşünüyorum çünkü şarkıyı nasıl ve hangi vurgu ile söylemesi gerektiğini çok fazla düzeltti Aloe'nin. İçindeki ritmin kalbini göstermek istedi ama orada bulunan insanlar anlayamadı.. Bu da onu dibe sürükledi; twitter'ın karanlık yüzüne.
Ultra Live'da yapılan iş gerçekten güzelmiş. İlk 20 dakika canlı performanslara tanık oluyoruz. Şarkıcılar arasındaki bağlantıyı keskin bir çizgi ile geçirmek yerine ya kendi ritmiyle yada düet yaptırarak yumuşatmış ve house müziği ile birleştirmiş. Sadece beklenilen gibi baskın bir background müzik yoktu. Belki de bunun nedeni seçtiği şarkıcılar içindir. Çünkü çoğu Avicii'yi ve onun müzik tarzını tanımıyormuş. Canlı performans esnasında onlarında konforunu düşünmüş olabilir gibi hissettim. Çünkü sahnede bas ve keman da var. Ve Tim elektronik müzik ile onların sesini bastırmıyordu asla.
Röportajlardan birini ise Coldplay'den Chris Martin üstleniyor. Dev sanatçılardan birisi.. ve diyor ki Avicii'yi ilk tanıdığımda onu çok kıskandım. Bir dk nE 😳
Her ne kadar onu Wake Me Up ile tanısam da en sevdiğim şarkısı 'Addicted to you' oldu. Kadın şarkıcı Audra Mae, şarkıyı yaşamış resmen. ❤🔥
Öyle veya böyle Tim'in konserlerine katılan gençler çok şanslı.. Kıskanılası bir şans yani. Ve yuhaladıkları o sahnede bile.
Aluna Francis diyor ki "Tim kendini müzisyen olarak görmekte hep zorlanıyordu. Kendini mahçup hissediyordu çünkü normalde müzisyenler bir müzik aleti çalarken onun temel müzik aleti dizüstü bilgisayarıydı " 💔 Keşke Tim'e birileri "istesen müzik aleti çalabilirsin ama kimse senin gibi beat oluşturamaz" deseydi...
Filmde 1 saati geride bıraktıktan sonra Tim'de gözle görülür bir zayıflama fark ediliyor ve anksiyete. "Sanat yapma, ilk 5 saniyede insanları etkile" onu emrivaki yapılan bir duruma düşürüyor çünkü. Ve bunca zaman nasıl katlanıyor onu düşünüyorum yani hiç dinlenmemiş kazandığı parayı yememiş biri. Ritimle yaşayan biri sadece.. Sanki at yarışında gibi hissettirilmiş, super star olmak onu yormuş..
Kendisinin tek istediği şey müzik ve sahne özgürlüğü iken, müzik sektörünün üst yöneticilerinin istekleri kendi sesini, çığlığını, müziğini bastırır olmuş. O yüzden de "tek bildiğim artık hoşuma gitmeyen bir noktaya geldiği" diyor. İçten içe durduramayacağını biliyor son yaptıkları konuşma ile.
Depresyonda olan biri için çok kötü bir farkındalık aslında bu. O son tamam dediği an herkes alkışlayıp sevinmiş mesela; hiç fark etmemişler bile ondaki sorunu. Yalnızlığını fark etmiş.. 💔
"Halimden memnun olmak istiyorum"
Ah, çok acı bir söz. Hayatındaki insanların para kazanıyosun, müzik yapıyosun, ailen seni destekliyor daha ne istiyorsun dediği sözler ruhunu kemirmeye başlamış. Ve Tim'in sesini duyamamaya Avicii olarak var olmaya hapsolmuş..
"Kendimi keşfetme fırsatı tanımaya başladım. Bu hayatın bana göre olmadığını fark etmeye başlamıştım"
2016 yılının ortalarında aile, arkadaşlık dengesi kurmaya çabaladığını gösteriyorlar bize. Sanki ilk defa sosyalleşiyor gibi. Sanki uzun bir uykudan uyanmış gibi. Bilek güreşi yaparken cidden mutlu görünüyor. Uzun zamandır yüzünde görünmeyen bir mutluluk.. Sahne gösterilerine ara verdiğini düşünüyorum o yüzden. Tabi bunu kanıtlayacak bir araştırmam yok, sadece filmden gördüğüm kadarıyla bir çıkarım.
- Sen kimsin?
+ Ben Tim. 18 yaşımdayken hissettiğim gibi hissediyorum. O sıralar içinde bulunduğum ruh halindeyim. Özgür olmak beni mutlu ediyor. Kısıtlanmış hissetmemek.
At yarışından kendisini çıkartmış hayatında emeklilik dönemine girdiğini yazan magazin haberlerine 32 diş gülümseyerek sadece gezi, aile, arkadaşlık alanlarına kocaman alanlar açan Tim'in kuş kadar hafiflediğini gösteriyorlar bize. Gerçek anlamda toparlamış.. Ve 2017 sonbaharında piyano çalan bir Tim karşılıyor bizleri. Yeni albüm, yeni şarkı, bir grupta var olma istekleri görünüyor.
Arkadaşlarından biri "Sanki büyümüş gibiydi. Şarkılarında derin anlamlar görüyorduk, sözleri öne çıkartıyordu" Diyor. Canımmm... O baştan veri öyleydi bu yüzden Ultra Live'da DJ ekipmanlarını kapatmıştı. Bu yüzden o sanatçıların kendilerini beat olmadan saf enerjiyle var etmelerini istemişti ve hiç planda yokken spontane geliştirmişti. 🥺
Avicii - Fades Away
Şarkıyı yazdıktan hemen sonra arkadaşına gönderdiği mesaj "Beş yıldır ilk kez müzik yapmaktan keyif aldım." olmuş... Sözleri o kadar derin ki.. 💔
"Hoşuna gitmiyor mu, her şey öylece solup gittiğinde? "💔
Dönüm noktası olan şarkı mıydı acaba??? Beat'i bir şeyleri başarmış gibi ama nedense çok hüzünlendim 😞 Bunu yalnız ben düşünmemişim. Filmde bundan bahseden kişi de üzerinde bir karanlık olduğunu söylüyor. Demek ki hissedilen bir şey diye düşünüyorum bu noktada. 💔
Arkadaşlarından biri de şöyle diyor "Durumun en acayip yanı çok hoş bir şeyin başlangıcı gibi gelmesiydi" 💔
Aloe, SOS şarkısının ilk 4 satırında ne yaşadığını düşünüyorum bazen diyor.. İşte o ilk 4 dize;
"Beni duyabiliyor musunuz? SOS
Aklımı susturmama yardım et
İki defa temizlendim* yeniden, moralim bozuk
Bir pound *y*şt*rucu ve bir çanta esr*rla"
Anne-babası bilemezdi, muhtemelen onlara hiç anlatmıyordu. Onlar bilemezdi, ama Ash başta olmak üzere sürekli müzik isteyenler bilmeliydi. Onunla iş yapan yakın arkadaşları görmeliydi.. Başladığı meditasyonlar onu kurtarmaya zihnini susturmaya yetmemiş olması çok üzücü..
Başka bir yardım çığlığı şarkısı daha
"Avicii - ain't a thing"
Hatta bence burada daha açık sözle yazmış. Ama çevresindeki insanların dikkat ettiği şey reyting bilbord daha çok paraymış. Çünkü açık kart atmış, daha ne yapabilir ki..
"Yemin ederim sabrım tükeniyor
Tüm bu lanet olaylar için"
Ve şarkı içinde şunu eklemiş "albümün son şarkısı gelip de partiler çoktan bitince, numaracılar ve dalkavuklar başka eğlence bulur kendine. " Yani demiş ki bana bakınca anlamıyosunuz bari sözleri anlayın. ANLAMAMIŞLAR 💔
Soul animasyonunda şöyle bir kesit vardı herkes hatırlar Joe'nun hayali sahneye bir kere çıkmak istemesiydi ve sahneye çıkıp hayalini gerçekleştirdikten sonra ne olacağını sorduğunda aldığı "yarın tekrar gelip aynı şeyi yapacağız" cevabı onun mutluluğunu söndürmüştü; çünkü iş olmuştu. Tim'in girdiği depresyonda da yaşadığı buydu bana kalırsa.
~~~
Tim zamansız müzik yapmak istiyordu ve ailesi, onun bu isteğini yeni nesillere taşımak için zamansız film yaptı. Destansı..