insanları anlamak istiyorsan şunu kabul ederek başla: insan, sandığın kadar rasyonel değil; sandığından çok daha tutarlıdır — sadece kendi içinde. — insanlar gerçeği aramaz; kendilerini rahatsız etmeyen bir versiyonunu arar. — bir insanın karakteri, rahatken değil; köşeye sıkıştığında ortaya çıkar.…devamıinsanları anlamak istiyorsan şunu kabul ederek başla:
insan, sandığın kadar rasyonel değil; sandığından çok daha tutarlıdır — sadece kendi içinde.
— insanlar gerçeği aramaz; kendilerini rahatsız etmeyen bir versiyonunu arar.
— bir insanın karakteri, rahatken değil; köşeye sıkıştığında ortaya çıkar.
— insan, hisleriyle karar verir; mantığıyla savunur.
— korku çoğu zaman tehlikeden değil, kontrol kaybından doğar.
— insanlar değişmez; şartlar değişince farklı yüzlerini gösterir.
— en tehlikeli yalan, başkasına söylenen değil; insanın kendine anlattığıdır.
— birini anlamak istiyorsan, söylediklerinden çok neyi sakladığına bak.
— insan, en çok ihtiyaç duyduğu şeye karşı en savunmasızdır.
— güç, karakteri değiştirmez; sadece açığa çıkarır.
— insanlar çoğu zaman doğruyu değil, kendilerine ait olanı savunur.
— en güçlü manipülasyon, insanlara bir şey yaptırmak değil; onu kendi fikirleri sanmalarını sağlamaktır.
— bir insanın sınırlarını, neye “hayır” diyemediğinden anlarsın.
— çoğu insan yalnızlıktan değil; kendisiyle yüzleşmekten kaçar.
— insanlar unutmaz; sadece işlerine gelmeyeni yeniden yazar.
— aidiyet ihtiyacı, çoğu zaman mantığın önüne geçer.
— insan, anlam veremediği şeyi ya küçümser ya da kutsallaştırır.
— bir insanın sevgi anlayışı, çoğu zaman çocukluğunun izlerini taşır.
— insanlar haklı çıkmayı, mutlu olmaktan daha çok ister.
— kalabalıklar bireyleri aptallaştırabilir; yalnızlık ise bazen gereğinden fazla derinleştirir.
— insan, en çok kendine benzeyeni değil; kendinde eksik olanı arar.
— gerçek güç, kontrol etmekte değil; ne zaman bırakacağını bilmektir.
— insanlar sana söylediklerinden çok, sana hissettirdikleriyle gerçektir.
— ve en önemlisi: insanları anlamak, onları haklı bulmak değil; neden öyle olduklarını görebilmektir.
— insan, en çok kaçtığı şeyin etrafında hayat kurar.
— bir insanın kırılma noktası, genelde kimsenin görmediği yerde oluşur.
— insanlar çoğu zaman seni değil; sende gördükleri kendi yansımalarını sever.
— değer verdiğin şeyler, seni kontrol eden şeylerdir.
— insan, kaybetme ihtimali olmayan şeyin kıymetini bilmez.
— çoğu insan anlaşılmak ister; ama gerçekten anlaşılmaktan korkar.
— insanlar değişmek istemez; sadece acıları dayanılmaz hale gelince mecbur kalır.
— bir insanın sabrı, aslında vazgeçişinin gecikmiş halidir.
— insan, en çok sustuğu konuda yaralıdır.
— güven yavaş inşa edilir, bir anda yıkılır; ama en çok da küçük ihanetlerle ölür.
— insanlar seni olduğu gibi görmez; kendi zihninde sana bir rol yazar.
— birine fazla anlam yüklersen, onu değil kendi beklentini seversin.
— insan, kontrol edemediğini ya düşman ilan eder ya da kader der geçer.
— zayıflık gizlenir, güç sergilenir; ama gerçek çoğu zaman tersidir.
— insanlar, kendilerine yapılanı değil; kendilerine nasıl hissettirdiğini hatırlar.
— bir insanın gerçek niyeti, sözlerinde değil; tekrar eden davranışlarında gizlidir.
— insan, sahip olduklarının değil; kaybetmekten korktuklarının toplamıdır.
— çoğu insan özgür olmak ister; ama özgürlüğün getirdiği sorumluluktan kaçar.
— insanlar yüzleşmek yerine anlam yüklemeyi tercih eder.
— bir insanın hayatı, verdiği kararlar kadar kaçındığı kararlarla da şekillenir.
— en büyük savaş, insanın dışarıda değil; kendi içinde verdiği savaştır.
— insan, kendine bile itiraf edemediği şeyler yüzünden yön değiştirir.
— bazı insanlar seni sevmez; sadece senden vazgeçemez.
— insanlar değişmez dediğin noktada değişir; ama genelde senin için değil.
— ve bazen bir insanı anlamak, ondan uzak durmayı gerektirir.
— insanları çözmek, onları değiştirme gücü vermez; sadece ne beklememen gerektiğini öğretir.
— herkesin bir hikâyesi vardır; ama herkes o hikâyenin kahramanı değildir.
— insan, en çok anlaşıldığı yerde değil; en az yargılandığı yerde kalır.
— bazı insanlar hayatına ders vermek için girer; bazıları ise o dersi anlaman için gider.
— gerçek bağlar, kusurlar görüldükten sonra kurulur.
— insanlar sana kim olduklarını gösterir; sen görmek istemezsin.
— en büyük hayal kırıklığı, başkalarının değil; kendi beklentilerinin eseridir.
— insan, kabullenmediği gerçeğin etrafında dolaşıp durur.
— herkesin bir maskesi vardır; bazıları onu hiç çıkarmaz.
— bir insanı tanımak zaman almaz; doğru anı görmek yeterlidir.
— insanlar değiştiklerini söyler; aslında sadece yeni bahaneler bulurlar.
— en derin yalnızlık, kalabalık içinde hissedilendir.
— ve son olarak:
insanları anlamak bir sanattır;
ama onlara rağmen kendini koruyabilmek, ustalıktır.