Spoiler içeriyor
Film hakkında ilk yorumu yazıyorum. Öncelikle kapağa bayıldım… Romantik yapım sevenler kesinlikle izlesin. Eğer dile katlanmak zor gelirse İngilizce izlemek daha iyi olabilir çünkü Filipince kulağa çok hoş gelmiyor. Ama şunu da söylemeden geçemeyeceğim: Bunca Filipinli arasında böyle bir çocuk…devamıFilm hakkında ilk yorumu yazıyorum.
Öncelikle kapağa bayıldım…
Romantik yapım sevenler kesinlikle izlesin. Eğer dile katlanmak zor gelirse İngilizce izlemek daha iyi olabilir çünkü Filipince kulağa çok hoş gelmiyor. Ama şunu da söylemeden geçemeyeceğim: Bunca Filipinli arasında böyle bir çocuk nasıl çıkmış bilmiyorum ama gerçekten değerlendirilmesi gereken bir oyuncu. Hem oyunculuğu hem de görseli çok iyiydi.
Gelelim filme…
Filmi gerçekten beğendim. Başlangıcı biraz klişe olsa da hikâye bir anda beklenmedik bir yöne evriliyor. Kız karakterin eril enerjisi ve sürekli kambur durması zaman zaman itici geldi ama bunun bilinçli bir karakter tercihi olduğunu düşünüyorum. Bunun dışında oyunculuğunu çok beğendim. Ayrıca herkesi motive eden, bir anda çocuğun hayatına girip onu organize eden bir karakter olması çok hoştu. Finalde bu duruma değinilmesi de güzeldi.
Filmde çok sevdiğim sahneler oldu.
Broşür dağıttıkları sahne çok tatlıydı. Ardından çocuğun ona hediye olarak taç alması gerçekten çok düşünceli bir hareketti ve kızın o tacı sonraki sahnelerde sürekli takması detayı çok hoştu.
Berta’nın evlilik teklifi ve o organizasyon için hazırlık yapılan sahneler ayrı ayrı güzeldi. Özellikle klasik olarak kadınların şık giyinip erkeklerin hayran kaldığı sahnelerin tersine çevrilmesi bayağı hoşuma gitti.
İkisinin mavi kıyafetlerle bankta oturduğu sahne… Orada geçen “dikkat et bana aşık olursun” tarzı flörtleşme çok samimiydi. Leonardo DiCaprio benzetmesi yapılması hoştu, benziyor ama ben daha çok Justin Bieber’a benzettim.
Kızın 18 yaş günü için çocuğun diz çökerek teklif etmeye çalıştığı sahne de çok güzeldi. Kızın “henüz bana evlenme teklifi edemezsin, çok gencim” demesi komikti ve o ilk mini öpücük sahnesi gerçekten tatlıydı.
Ama sonrasında her şey bir anda değişti…
Kızın kanser olduğunu öğrenmemizle birlikte filmin tonu tamamen ağırlaştı. Açıkçası hikâye böyle devam etseydi dedim. Yine de kızın durumu saklamadan, dolandırmadan direkt söylemesi çok yerinde bir tercihti. Birçok filmde bu durum gereksiz uzatılırken burada net olması etkileyiciydi. Tabii bu an, bizim için de üzücü sahnelerin başlangıcı oldu. Ben birçok yerde gözyaşı döktüm.
Çekim yaptıkları sırada Rose’un fenalaşması sahnesi de oldukça etkileyiciydi. Çocuğun korkusunu gerçekten hissettik. Ancak kızın daha kemoterapiye başlamadan kendini tamamen ölüme hazırlaması biraz tatsız geldi. Saçlarını hemen kazıtması, peruk kullanmak istememesi ve sürekli güçlü durmaya çalışması bir noktadan sonra yorucuydu. Ara ara zayıf anlarını da görmek isterdim. Hastanedeki sahne ise gerçekten çok üzücüydü.
Deniz kenarında yaptıkları konuşma çok hüzünlüydü. Çocuğun onun yanında kalmak istediğini dile getirmesi, gerçekten yanında durması çok etkileyiciydi.
Çocuk yarışmaya çıkıyor ama doğum günü için geri dönüyor. Üstelik kendi saçlarını da kazıtmış ve kızın hayalindeki partiyi hazırlamış… Oldukça duygusal bir andı.
En sevdiğim kısımlardan biri de dans sahneleriydi. Özellikle finalde, geçmişteki dans anlarının gösterilmesi çok güzeldi. Keşke onların aşkını biraz daha mutlu ve huzurlu anlarıyla izleyebilseydik; sadece hüzünlü tarafı biraz eksik hissettirdi.
Finalde kız ilk öpücüğünü alıyor ve ardından hayatını kaybediyor… Çocuğun hayallerini gerçekleştirmiş olmasıyla bu klasik bir sona bağlanıyor. Zaten film de bunun klişe olduğunun esprisini sık sık yapıyordu.
Genel olarak filmi beğendim. Özellikle o çocuğu daha çok izlemek istiyorum. Umarım Netflix onu daha kaliteli yapımlarda da değerlendirir. İngilizcesi de gayet iyi, bu da büyük bir avantaj.