Bayağıdır yerli yapımları izliyordum, bu yüzden biraz değişiklik yapmak istedim. Dizi; kardeşini okutabilmek için kuryelik yapıp aynı zamanda botanik konsepte sahip bir kafe açmak isteyen Taejung'un, atıştırmalık şeyler almak için girdiği rastgele bir marketin yakınlarında çalan sahipsiz telefonu duyup cevaplamasının…devamıBayağıdır yerli yapımları izliyordum, bu yüzden biraz değişiklik yapmak istedim.
Dizi; kardeşini okutabilmek için kuryelik yapıp aynı zamanda botanik konsepte sahip bir kafe açmak isteyen Taejung'un, atıştırmalık şeyler almak için girdiği rastgele bir marketin yakınlarında çalan sahipsiz telefonu duyup cevaplamasının ardından telefondaki kadının telefonun sahibi olduğunu ve hasta annesini evde tek bırakamayacağı için telefonu adrese teslim etmesi ricasında bulunmasıyla başlar. Söylenilen adreste bulunan tünelin içindeki telefon kulübesine telefonu koyduktan sonra kahramanın hayatı tamamen tepetaklak olur çünkü koyduğu telefonun birkaç metre ötesinde bir cinayet işlenmiştir ve Taejung baş şüphelidir. Her türlü yol denense de masumluğunu kanıtlayamayan başrol artık tutuklanır. Ama aslolan; bir güvenlik şirketinin herkesin bilgisini bir havuzda toplayarak sağladığı, değerli bir heykel karşılığında, topladığı verilere dayandırarak seçtiği bir fail, faile ait sahte yaratılmış kanıtlarla gerçeği çarpıtarak ve suçu başkalarının üstüne atarak verdiği hizmet, bu sebepten iftiraya kurban giden masum insanların hayatları ve zenginlerin örtülen cinayetleridir.
Dizi ilerledikçe her bölümde bir ters köşe yaşatmayı başarıp, yüksek tempoda ilerliyor. Bazı bölümleri Squid Game'i andıran bu dizide aksiyon ihtiyacınızı fazlasıyla karşılayabilirsiniz, ama bazı noktalarda aksiyon artık gerçeklikten kopup hayal ürünü olmaya varmış durumda. Mesela fabrikada düzenlenen yarışta Taejung'un motorla rampadan kaçışının ardından ufak yaralarla kurtulması, binada avukatı yakalamış ve konuşturuyorken yaltakçılardan birinin attığı bombadan kaçmak için pencereden arabanın üstüne atlaması ve yine aynı şekilde birkaç yarayla bunu da atlatması hayli fantastik olmuş. Alınan darbelere ve uçarı boyuttaki şiddet sahnelerine rağmen hayatın olağan akışında devam etmesi gibi akla uymayan sahnelere göz yummamı sağlayan bir senaryoya sahip oluşu, bunları birer küçük pürüz olarak görmemi sağladı. Ama yine de senaryoda tam anlamıyla oturmayan şeyler vardı, dedektifin emniyetle çalışırken ulusal bültende bir kaçak olduğu bilgisi verilebilirdi mesela. Ya da Yohan mademki bu kadar kurtulmak istiyordu bu adamdan, onu bunu seferber edip bir oyun kurup herkesi birbirine düşürmek yerine yüzleştikleri yerde işini bitirebilirdi, bunlar göze batan ve hikâyenin inandırıcılığını etkileyen unsurlardan bazıları bana kalırsa. Sonu da tatlı bitti; kendini aklayarak normal hayatına kavuştu ama kaçak bir mahkûmken de ne hikmetse normal bir insandan farkı yoktu, sadece ona bunu yaşatanlardan deli gibi intikam almak istiyordu ve kaçak bir mahkûm olup peşine düşüldüğünü bize hatırlatan tek şey dedektifti.
Özetle izlenmeli mi konusunda bence izlenmeli, senaryosu farklı ve güzel, aşırı sürükleyici bir yapım. Ciddi bir emek ve prodüksiyonun olduğu aşikâr, çekim açıları muazzam ve masraftan kaçınılmadığı bariz. Lâkin belli bir noktadan sonra tüm bölümlerin hemen hemen şiddet sahneleriyle başlayıp yine şiddet sahneleriyle son bulması biraz sıkabilecek olsa da, senaryonun seyircide bıraktığı merak duygusuyla devamını getirmek isteyeceğinizi düşünüyorum.