mesela herhangi bir gün müthiş Bir iç sıkıntısı seni boğar. Hayat sana karanlık, manasız gelir. insan , biraz evvel senin zırvaladığın gibi felsefeler yapmaya başlar. Hatta yavaş yavaş onuda yapamaz ve canı ağzını açmayı bile istemez hiçbir insanın, hiçbir eğlencenin…devamımesela herhangi bir gün müthiş Bir iç sıkıntısı seni boğar. Hayat sana karanlık, manasız gelir. insan , biraz evvel senin zırvaladığın gibi felsefeler yapmaya başlar. Hatta yavaş yavaş onuda yapamaz ve canı ağzını açmayı bile istemez hiçbir insanın, hiçbir eğlencenin seni canlandıramayacağını sanırsın. Hava sıkıcı ve manasızdır ya fazla sıcak ya fazla soğuk ya fazla yağmurludur. Gelip geçenler suratına salak salak bakarlar ve on para etmez işlerin peşinde, bir tutam otun arkasından koşan keçiler gibi dilleri bir karış dışarı fırlayarak dolaşırlar. Aklını başına derleyip bu pis ruh haletini tahlil etmek istersin insan ruhunun bu çözülmez düğümleri bir muamma gibi önüne serilir. Kitaplarda okuduğun depresyon kelimesine bir cankurtaran simidi gibi sarılırsın . Çünkü nedense hepimizde maddi olsun manevi olsun bütün dertlerimize bir isim takma merakımız vardır. Bunu yapamazsak büsbütün çılgına döneriz mamafih insanlarda bu merak olmasa doktorlar açlıktan ölürlerdi . Bu depresyon kelimesine yapışıp iç sıkıntısının uçsuz bucaksız denizinde bocalarken karşına uzun zamandan beri görmediğin bir ahbap çıkar kılık kıyafetinin düzgünce olduğunu görür görmez derhal aklına kendi meteliksizliğin gelir ve gafil dostundan talihin varsa bir iki lira borç alırsın... İşte ondan sonra mucize başlar. Şiddetli bur rüzgar ruhundan bir sis tabakasını sıyırıp götürmüş gibi içinin birden bire aydınlandığını , bir hafiflik, bir genişlik olduğunu görürsün. Eski sıkıntı pır deyip uçmuştur gözlerin etrafa memnuniyetle bakar ve sende gevezelik edecek bir arkadaş aramaya başlarsın. İşte, iki gözüm,ciltlerce kitabın saatlerce tefekkürün yapamadığı işi iki kirli kağıt başarır sen ruhumuzun bu kadar ucuz bir bedel mukabilinde takla atmasını haysiyetine yediremediğin için belki daha asil sebepler peşinde koşarsın, gökyüzünde birkaç yüz metre daha yükselen bir bulut, yahut enseme doğru esen serince bir rüzgar, yahut o esnada aklına gelen zekice Bir fikir sana bu değişmenin sebebi gibi gözükmek ister . Fakat , söz aramızda bu değişmenin tamamıyla aksinedir cebimize giren iki lira sayesinde dir ki havanın biraz açıldığını görmek rüzgarın serinliğini hissetmek hatta akıllıca şeyler düşünmek mümkün olmuştur. Kalk iki gözüm iskeleye geldik günün birinde ya çıldıracağız yada dünyaya hakim olacağız şimdilik bir rakı parası bulmaya çalışalım ve parlak istikbalimizin şerefine birkaç kadeh rakı içelim...