Spoiler içeriyor
şöyleli şimdi düşüncelerim, idam cezasını hak eden o kadar iğrenç insanlar var ki dünyada tövbe hâşâ şimdi can almak Allaha mahsustur ama fânîyim kendi kendime diyorum ki şu da yaşamasın artık yaa. Herkes ne tam iyi ne de tam kötü…devamışöyleli şimdi düşüncelerim, idam cezasını hak eden o kadar iğrenç insanlar var ki dünyada tövbe hâşâ şimdi can almak Allaha mahsustur ama fânîyim kendi kendime diyorum ki şu da yaşamasın artık yaa.
Herkes ne tam iyi ne de tam kötü bu hayatta, bu kitapta bunu yansıtıyor bi nevi. İdam mahkumu olan birine ağır suç işlemiş demekki dersin ve ölmesini desteklersin ama o insanın arkasından bakan küçük bi kız çocuğu, hasta bi eş gördüğünde ölümü hak etmediğini düşünürsün. Bu noktada kendi düşüncelerime yer vermek istiyorum, zaman zaman bu konu aklıma gelirdi. Kimse ne tam beyaz olabilir ne de tam siyah. Herkes grinin bi tonu bu hayatta ve herkes insanları kendi tonlarına göre yargılıyorlar. Eğer sen iyiliğe yakın bir insansan başka birinin canını almış olsa bile bir katilin küçük bir kızı olduğunu öğrendiğinde bile ölmesini istemeyebilirsin ama siyaha yakın bi insansan gözün ne küçük kızı görür ne de başkasını kendi ellerinle boğmak istersin o adamı.
Bu yüzden bence iyilikte tehlikelidir kötülükte. Evet o küçük kız babasız kalmayı hak etmiyor olabilir ama o adamın öldürdüğü insanda ölmeyi hak etmiyordu. Ha bi de kızına rağmen mi ellerine boğarak öldürmek istiyosun, sadece bu da değil acı çekmesini isteyenler bile olabilir zamanında kızına ekmek yedirmek için gece gündüz çalışan o adama. Bu örneği kapatayım diye söylüyorum ben böyle bi durumda karar mecri olsaydım adalete bırakırdım. Adamın ailesinin iyi koşullarda yaşamasını sağlardım, o adamın cezasını çekmek zorunda değiller ya. Adamın da cezasını sessiz sedasız ve bir daha gündeme düşmeyecek bir şekilde çekmesini sağlardım. Mağdur olan aileyi de düşünmek gerekiyor, en çok onları hatta.
Neyse anlatmak istediğimi umarım anlamışsınızdır, eğer fazla kötü bir insansanız acı çeken küçük kızmış, anaymış babaymış umursamazsınız. Ama eğer fazla iyi bi insansanız kim öldürülmüş, kimin hakkı yenmiş umursayamazsınız. Biraz ondan biraz bundan işte, ortaya geliverin.
Kitaba dönelim, idam cezası oldukça caydırıcı bi ceza gibi duruyor ama ben bi ülke kuracak olsam idam cezası falan koymazdım büyük ihtimal. Her milletin caydırıcı cezalara ihtiyacı var ama can almakta Allaha mahsustur be gülüm naparsın.
Kitapta idam cezasını sert bir şekilde eleştirme sebebi aslında suç işleyen kişinin hükümetten bir bakan olduğunda idam cezasının kaldırılmak istenmesi ki adam bunu eleştirmekte gayet haklı abi. Sen kim köpeksin ki birkaç sınıf üstümdesin diye aynı suçu ben işlesem boynuma inecek satırın yanından bile geçmiyorsun? Ya adamlar(bahsi geçen millet fransızlar bu arada) gram acımuyolarda canlı canlı giyotin masasına yatırıp boynuna satır indiriyo bildiğin, ya ilaçla falan öldürün en azından zaten yaşamıycak sonrasında. Bak bu düşüncenin var olmasını tek sebebi iyilikten.
İdam cezası saçma falan da diyemiyorum çünkü şuanki dünyayı bi düşünün Allah aşkına kimler kimler ölmeyi hak etmio..