Spoiler içeriyor
"Asiye... Ben seninle karşılaşacağımı bilseydim, başka türlü yetiştirirdim kendimi..." Bu repliğe denk düştüğüm bir reels sonrası diziyi keşfetme,izleme ve bitirme imkanına erişmiş bulunmaktayım. Reelsta; Oğuz Atay’ın “Tutunamayanlar” isimli kitabından da bir alıntı bulunuyordu ve “Birine dümdüz seni seviyorum demek yerine..”…devamı"Asiye... Ben seninle karşılaşacağımı bilseydim, başka türlü yetiştirirdim kendimi..."
Bu repliğe denk düştüğüm bir reels sonrası diziyi keşfetme,izleme ve bitirme imkanına erişmiş bulunmaktayım. Reelsta; Oğuz Atay’ın “Tutunamayanlar” isimli kitabından da bir alıntı bulunuyordu ve “Birine dümdüz seni seviyorum demek yerine..” başlangıcıyla alternatifler sunuyordu. Diziyi bitirdiğim an yapay zeka ile dizi hakkında konuşmamız üzerine onun yaptığı yorumu da eklemek istiyorum.
"Bu dizi, hayata karşı janti bir yenilgi alacağını bile bile masumiyetini ve gururunu satmayan, 'tutunamayanlar'ın görsel bir şiiridir."
Şu yorumun denk gelişine bakar mısınız!!!
Her gördüğümden mana çıkarma durumum da mod on resmen)Kendi yorumuma geçmem gerekirse de;
Dizi klasik bir mahalle dizisi olmak yerine karakterlerin hayatın içinden gelen kırgınlıklarını flu bir biçimde izleyiciyle buluşturuyor. Karakterlerin yaşadığı semtin kentsel dönüşüme girmesi süreciyle başlayan yoksulluk ve hayatta kalma hayalleri ile dönemin insanının yaşadığı sorunlara da ışık tutuyor.
Diziyi izlerken ufaktan Sultan karakterine aşık olmuş olabilirim. Özellikle de ilk 14-15 bölümde izleyiciye sunulan Sultan karakteri benim için efsane. Kalan 11 bölümde değişen senarist ile dizinin keyfi de biraz kaçıyor. Hatta bazı olaylar havada kalıyor.(Diziyi izlediğim her an bu yaşlarımı o zamanlar yaşasaydım diye düşünmeden de edemedim…)
İlk bölümde Buğulu Gözler filminden ;
“…..Erkek milletinin de kadın milletinin de canına okumalı, birbirimizi kahretmek için yaratılmışız, fazla laf bilmem, hele şu aralar kadınlara öfkeliyim ama sizin haliniz çok dokundu bana, birde çok güzelsiniz….”repliğine yer verilmesi ve Sultan karakterinin seslendirmesine de bayılmadım değil…
Sultan ve Asiye karakterinin aşklarına başlama kısımlarını hep imrenerek izledim. Hatta ikisinin yer aldığı her sahneyi en az iki kez izlemiş de olabilirim. Sultan tam aşk adam. 10. Bölümde aşkı ve parasızlığı arasında kalıp iç güveysi yaşamamak için bir kere pisliğe bulaşma kısmını Bahtiyara haykırdığı kısımda gözyaşlarına boğulmadan da duramadım.Necati ne demişti “ Git ve Asiyelere yerleş. Sultan ise ölürüm diyerek karşılık vermişti. En azından Sultan aşkından öldü derler diyerek de sahneyi noktalamıştı Necati.
Sultan ile Asiye ikilisinin denk geldiği her yalnız anda şiir gibi konuşan bir Sultan ise en beğendiğim kısımlardan oldu. 6. Bölüm, 26. Bölüm derken de bitti işte..
"Asiye... Ben seninle karşılaşacağımı bilseydim, başka türlü yetiştirirdim kendimi..."
Kalbimin bam teline dokunan bu replik ile “Vesikalı Yarim”filmini de bağdaştırmadan duramıyorum “Sevgi de yetmiyormuş, çok eskiden rastlaşacaktık..” İki ayrı yapım ama ikisi de aynı çerçeve içinde yazılmış hissiyatı veriyor.
Diziyi izlerken Arif karakterine ve Bahtiyar karakterine katlanmak ise dizinin en kötü unsuruydu resmen. Özellikle de Bahtiyar…
Şadiye’nin yaşadığı bunalımı net izleyebildiğimiz, Gülsün’ün yanlış seçimleri ve Nazlım’ın her şeyi bilirim havasında yaşayıp tüm yanlışları da akabinde yapması beni ufaktan çileden çıkarmadı değil. En çok kırıldığım nokta ise ; ayık gezmeyen Necati karakterini eşinin çok alkol kullanması nedeni yüzünden terk etmesi sonrası Necati bey ve Dursun Hanım görüştüğü ilk mekanda; alkolden rahatsız olursunuz, ölçüyü tutmam lazım artık diyerek ölçülü hale gelmesi oldu. Bu konuda daha derin yorumlar yapmak isterdim ama sessiz kalmak daha iyi olacak gibi… Coni Gitar, Nefise, Nuriye Hanım, Eko,Sefer ve daha nice karakter..
Dizinin neredeyse ilk 10 bölümü ise yıldızlar geçiti gibiydi resmen. Yine yeniden izlenir mi dersem eğer izlenir.. en çok da Sultan ve Asiye için izlenir…