Spoiler içeriyor
Düşünülecek o kadar şey var ki… Birileriyle bu kitabı uzun uzun konuşabilirim. Kitap açık uçlu bırakılmış. İlk başta ben de kararsız kaldım ama sanırım tarafım belli. Yazarın diline bayıldım. O kadar sürükleyici ilerledi ki gerilmekten omuzlarım tutuldu resmen. Her an…devamıDüşünülecek o kadar şey var ki… Birileriyle bu kitabı uzun uzun konuşabilirim. Kitap açık uçlu bırakılmış. İlk başta ben de kararsız kaldım ama sanırım tarafım belli.
Yazarın diline bayıldım. O kadar sürükleyici ilerledi ki gerilmekten omuzlarım tutuldu resmen. Her an bir yerde bir şeyler yaşanacakmış hissiyatı çok güzel işlenmişti.
Ters köşe konusuna gelirsek, beklenmedik bir ters köşesi yoktu çünkü süreç zaten sonucu veriyordu. Sevdiğim kısmı, düşündürdüğü şeyi yapmaması oldu. Yazarın bize teori ürettirip sonra onu hemen çürütmesi çok iyiydi. Kimisi açık uçlu bırakılmasına kızmış ama bence bu, kitabı daha akılda kalıcı hale getirmiş. Üzerine düşünüp kararı kendimiz vermemiz için karakterleri iyi anlayıp tanımaya çalışmamız gerekiyor.
Acaba biz de mi manipüle edildik?
Ben bu hissi sevdim ve kararımı kendim verdim. Tarafımı ve sebeplerini aşağıda spoiler kısmında belirteceğim. Kitaba puanım 10/10
Spoiler
Zihnim, bir annenin çocuklarıyla ilgili asla böyle düşünemeyeceğine kendini ikna etmeye çalışsa da bunu başaramadım. Çünkü ne olursa olsun, ne kadar uçuk bir zihne sahip olursa olsun bir yazarın bile kendi çocuğuyla ilgili bunları yazamayacağını düşünüyorum. Bu bir kurgu değil; kendi hayatı ve kendi çocuğu. Bu kadar inanarak yazılmış bir otobiyografi… Detayları, hisleri, yaşananlar… Bence taslak doğruydu. Mektup bilerek yazılmıştı. Eğer Verity kaçabilseydi, bu da planının bir parçası olacaktı ve Jeremy ona ancak bu şekilde inanırdı. Bu da takıntılı bir manyağın yapabileceği şeyler arasındaydı. Hatta tam olarak ona göre bir hareket olurdu. Başka türlü mektup bana mantıklı gelmedi. Jeremy, onu öldürmeye çalıştığı halde Verity mektupta onu kötülememişti. Eğer Verity taslaktaki gibi değil de mektuptaki gibi biri olsaydı, bu kolay kolay kabul edilebilecek bir durum olmazdı. Özellikle çocuklarını yeni kaybetmiş bir anne için eşinin ona böyle davranması, hatta onu öldürmeye çalışması affedilebilir bir şey değildi. Ancak bir manyak bunu kabul edebilirdi. Eğer Verity’nin ailesinin onunla ilgili söyledikleri de doğruysa, bu kadın kesinlikle taslakta yazdığı gibi biriydi. En azından ben öyle düşündüm. Ve bu kadından nefret ettim. Sonsuza kadar midemi bulandıran bir manyak olarak hatırlayacağım.
Ama benim kafamı kurcalayan başka şeyler de oldu. Okurken ilk teorim, Jeremy karakterinin kesinlikle masum olmadığıydı. Asıl psikopatın onun çıkacağına emindim.
Harper’ı onun öldürdüğünü, Verity’yi bu hale onun getirdiğini, takıntılı manyağın aslında kendisi olduğunu düşündüm. Hatta otobiyografiyi karısı adına aslında kendisinin yazdığını, kendi yaptıklarını karısı yapmış gibi gösterdiğini ve bunu Lowen’ın bulması için odada bilerek bıraktığını düşündüm. Verity yerine Lowen’a kafayı taktığını hissettim. Çünkü Lowen da aslında Verity ile benzer tarzda yazan bir yazar. Tanışma şekilleri, yaşanan tesadüfler… Bunların hiçbiri bana tesadüf gibi gelmedi. Her şey kasıtlı ve onun tarafından ayarlanmış gibiydi. Tanıştıkları an, tuvalette yalnız kalmaları, ona gömleğini vermesi, kabul etmemesine rağmen onu ikna etmeye çalışması… En baştan düşününce Jeremy’nin hareketlerinin aslında tamamen Lowen’ı manipüle etmeye yönelik olduğunu hissettim. Belki de Verity’yi o hale getirmişti. Kızını öldürdüğünü öğrendiğinde onu terk etmek istemiş ve aralarında büyük bir problem çıkmış olabilirdi. Belki de kızları olduktan sonra Jeremy istediği ilgiyi göremedi ve bunu kaldıramadı.
Belki de Verity’nin yaptığını düşündüğümüz şeyleri Jeremy yapmıştı. Verity’nin sakat kalmasına o sebep olmuştu ve bu durumdan kurtulmak için de Lowen’ı manipüle ediyordu. Hatta kitapları bile Jeremy yazıyordu ama göz önünde olmayı sevmediği için sanki Verity yazıyormuş gibi gösteriyordu. Çünkü taslağı daha önce okuduğu halde Lowen’a yalan söylemesi ve ilk defa okuyormuş gibi tepki vermesi bana çok garip geldi. Lowen’a çalışma odasında istediği kadar çalışabileceğini, orada istediği her şeyi yapabileceğini söylemesine rağmen taslağı orada bırakması da sanki onu bilerek okumasını istiyormuş gibi hissettirdi. Sürekli “Burada kalman için uzun bir zamana ihtiyacın var.” tarzında konuşması da kafamda soru işaretleri oluşturdu. Zaten evin içinde inanılmaz kibar ve etkileyici davranışları vardı. Bu kadar olay yaşadıktan sonra bu kadar hızlı şekilde başka birine âşık olması da bana garip geldi.
Taslakta cinselliğin bu kadar yoğun olması da sanki Lowen’ın Jeremy’ye çekilmesini sağlamak için yapılmış bir strateji gibiydi.
Lowen karakterine değinmek bile istemiyorum. Zaten psikolojik sorunları olan, içine kapanık, annesini yeni kaybetmiş, yalnız ve bunalımda bir kız. Eğer Jeremy gerçekten psikopat olsaydı, tam da aradığı tarzda bir kadın olurdu. Çünkü inanılmaz kolay manipüle oluyor. Hatta oldu da. Taslağı okurken Verity hakkında gerçeği bildiğini düşünmesine, Verity’nin ayağa kalkabildiğinden şüphelenmesine ve sürekli korku yaşamasına rağmen gidip kadının kocasıyla onun yatak odasında ilişkiye girmesi de Lowen’ın çok normal biri olmadığını gösteriyor.
Benim kafamda böyle bir teori oluşmuştu. Ta ki mektupta bu teorinin çürüdüğünü görene kadar. Çünkü gerçekten böyle olsaydı Verity mektubunda bunlardan bahsederdi. Bunları yazmadığına göre, aklımda hâlâ bazı soru işaretleri kalsa da teorim büyük ölçüde çürümüş oldu.