Spoiler içeriyor
Esme, ailesi tarafından hayatı elinden alınan, büyük bir haksızlığa uğrayan bir kadının hikâyesi. Aslında “hayatı çalınan” demek bile yetersiz kalıyor. Kendimi onun yerine bir saniyeliğine bile koyduğumda buna tahammül edemeyeceğimi hissettim. Sadece düşünce yapısı ailesinden farklı olduğu, onların koyduğu kalıplara…devamıEsme, ailesi tarafından hayatı elinden alınan, büyük bir haksızlığa uğrayan bir kadının hikâyesi. Aslında “hayatı çalınan” demek bile yetersiz kalıyor. Kendimi onun yerine bir saniyeliğine bile koyduğumda buna tahammül edemeyeceğimi hissettim. Sadece düşünce yapısı ailesinden farklı olduğu, onların koyduğu kalıplara uymadığı, okumak istediği, annesinin elbisesini denediği, evlilik meraklısı olmadığı ve seslere karşı biraz hassasiyet gösterdiği için tam 60 yılını bir akıl hastanesinde geçirmek zorunda kalan bir kadın… Çocukluğu, gençliği, özgürlüğü, bebeği; kısacası bütün hayatı elinden alınmış. Buna gerçekten çok üzüldüm. Bir anne, bir baba, bir abla; kısacası bir aile, kendi evladına bunu nasıl yapabilir? Bunu aklım bir türlü almadı. Bu kitapta bir kadının nasıl dışlandığını, nasıl yok sayıldığını ve hiç var olmamış gibi davranıldığını okuyoruz. Bu yönüyle gerçekten çok sarsıcı ve üzücü bir hikâyeydi.
Ancak kitabı çok büyük bir hevesle okumaya başlamama rağmen benim için hayal kırıklığı yaratan birçok nokta oldu.
Öncelikle yazarın anlatım dili bana göre fazlasıyla karmaşıktı. Kitabı üç farklı kişinin bakış açısından okuyoruz ve özellikle ilk bölümlerde bu karakterleri birbirinden ayırt etmek oldukça zor oluyor. Kitabın ortalarına doğru diline alışılsa da anlatım yine de bana çok bölük pörçük geldi. Hikayede sürekli zaman geçişleri var. Bir çok yerde 60 yıl öncesine gidiyor, ardından tekrar günümüze dönüyor. Üstelik bunu bir anda yapıyor. Bu da okurken sık sık kafamın karışmasına neden oldu. Hatta bazı bölümleri anlayabilmek için bir-iki kez başa dönüp tekrar okumak zorunda kaldım.Bir diğer eleştirim ise betimlemeler. Bir kitapta elbette betimleme olmalı ancak bana göre bu kitapta gereğinden çok fazlaydı. Bazı sahnelerde hikayeye hiçbir katkısı olmayan uzun betimlemeler yüzünden konu sürekli dallanıp budaklanıyor ve tempo ciddi şekilde düşüyor. Aslında okuması kolay akıcı bir kitap olacakken abartılı betimlemeler ve yorucu zaman atlamaları yüzünden okumak zorlaşıyor. Keşke bu kadar ayrıntılı betimlemeler yerine, son bölümler daha detaylı yazılsaydı. Ayrıca iris karakterinin özel hayatının işini şekli ve rahatsız ediciliğine gerek yoktu bence hikayeye hiçbir katkısı olmadı. En çok üzüldüğüm nokta kesinlikle finali oldu. Sanki aceleye getirilmiş gibiydi. Hikaye bir anda bitiyor ve birçok konu yarım kalıyor. Özellikle Esme ile ablasının yüzleşmesini okumayı çok isterdim. Bu kadar güçlü bir konuya sahip bir hikayenin çok daha etkileyici bir sonu hak ettiğini düşünüyorum. Bence bu kitabın en büyük sorunu, harika bir konuya sahip olmasına rağmen bunu anlatış biçiminin aynı derecede güçlü olmamasıydı. Konusu gerçekten çok etkileyiciydi ancak anlatım tarzı nedeniyle potansiyelinin tam anlamıyla karşılamadığını düşünüyorum.
kitaba puanım 7/10
Bu, yazardan okuduğum ilk kitaptı. Hamnet’i de okumayı düşünüyorum. Ancak onun anlatım dili de buna benzerse yazarın üslubunun bana çok hitap edeceğini sanmıyorum. Yine de kesin bir yargıya varmadan önce ona da bir şans vericem.