Spoiler içeriyor
Uzun zaman okumayı ertelediğim bu kitabı bitirmeyi başardığım için kendimle gurur duyuyorum. Kitaba bir kere başlamayı denemiştim giriş kısmı merak uyandırıcıydı acaba kim yaptı? Beni ilerletmişti ama devamını getirememiştim karakterlerin hikayesi sıkıcı gelmişti. Aynı şeyi tekrar yaşamamak için çabaladım. Neyse.…devamıUzun zaman okumayı ertelediğim bu kitabı bitirmeyi başardığım için kendimle gurur duyuyorum. Kitaba bir kere başlamayı denemiştim giriş kısmı merak uyandırıcıydı acaba kim yaptı? Beni ilerletmişti ama devamını getirememiştim karakterlerin hikayesi sıkıcı gelmişti.
Aynı şeyi tekrar yaşamamak için çabaladım. Neyse.
Dediğim gibi "cinayet" kısmı iyi kurgulanmıştı bence. Sınıfta 6 kişi var sınıfa girip çıkma gibi bir olay olmuyor bir kişi ölüyor.
Yazarın tuzağına düştüm ve hep suçlu birini aradım. Sınıftaki 5 kişinin yaptığını düşünmedim bir ara sınıftaki hocadan şüphelendim ama motivasyonunu anlamlandıramadım bu yüzden fikrimden vazgeçtim. Simon (ölen çocuk)ın suçladıklarından şüphelendim ki yazar da bunu istemiştir bence.
🧠Simon güzel düşünülmüş bir karakter: Dedikodu Kazanı diye bir sitenin yöneticisi, okul arkadaşlarının sırlarını paylaşıyor. Onun yüzünden hayatı mahvolanlar var. Mesela bir kızın hamile olduğunu ifşalıyor. Yani onun düşmanı olan çok ama asıl olay onun merkez olma takıntısı. İnsanlar benden bahsetsin, tüm gözler benim üzerimde olsun ... Maalesef güzel ülkemizde de yaşandı: okul saldırıları. Simon'ın bu olaylara yaklaşım tarzı ve özenmesi... Bu olaylar ABD'de çok yaşanıyor, buna karşı önlemlerini bilmiyorum ama bizim ülkemizde yaşandığında çok fazla yalan yanlış bilgi dolaştı maalesef kolay zihinliler bunu havalı (?) buldu ve bu çocuklar gibileri türemiş olabilir. Telegram gruplarındaki konuşmalar...
Çocuklar her zaman masum değildir çünkü çok kolay yönlendirilebilirler, şaşabilirler, etkilenebilirler.
Simon'ın kendini öldürdüğünü okuduğum anda aklıma direkt Sineklerin Tanrısı geldi.
Özetle: Vahşi bir plan kuran Simon, Jake(Addy'nin kontrol manyağı sevgilisi)in de vahşiliğinden yararlanarak planını uyguluyor.
Karakter ilişkileri olayın devamını getirmek için detaylı işlenmiş.
Son kısmın ucu açık bırakılmış ama ben Bronwyn'nin Nate'e bir şans daha vereceğine inanıyorum. ( Veya ben son kısmı anlamamış olabilirim. 🫥)
Her zamanki notumu düşüyorum: Biri okusun diye yazmaktan çok kendime küçük notlar yazıyorum. Simon'ın psikolojisi hakkında biraz daha yazı yazmak isterdim maalesef ki kelime dağarcığım yetmiyor.
Netflix'te dizisi varmış belki izlerim.
Sırf Simon'ın psikolojisi üzerine düşünmek için bile okunabilir.
Bence okunabilecek bir kitap, vakit ayırabilirsiniz.🍀
Jake hakkında da bir şeyler yazmak istedim.
Bu tarz ilişkiler günümüzde de var: dış görünüşe bağlı ilişkiler. Addy'nin dediğine göre ilk zamanında önemsemese de Jake'in dış görünümünü , Jake onunkini önemsiyordu. Addy'nin kıyafetlerine, saçına karışması; Addy'nin kendi kararlarını verememesi...
Kontrolcülük işte.
Aşık olmanın böyle bir şey olduğuna inanmak istemiyorum. İplerin tek kişinin elinde olması ona çok büyük güç kazandırıyor. (Simon'ın planını yürütürken Jake'in tavırları da bunun başka bir kanıtı. ) Bu kitapta en çok Addy'i sevdim ve en çok onun için üzüldüm, o bu sulara Jake yüzünden dahil oldu ve maalesef ki en büyük fiziksel hasarı da o yaşadı. Umarım kendi dünyasında onu çok seven, değer veren ve önemsiyen biri ile karşılaşabilir.
Saçını kesmesi benim için çok anlam taşıyordu, yakın zamanda ben de saçımı kestim. Bazen bir şeyden vazgeçtiğimizi kendimize yedirmek, inandırmak amacı ile yaptığımız bir şey olduğunu düşünüyorum en azından ben bundan yapmıştım. (Tabii yalnızca insanlarla alakalı bir şey değil bu herhangi bir olay için de yapılabilir. Saygım sonsuz🌷)