Öncelikle hala izlemeyenler varsa aramızda muhakkak izlemesini öneriyorum. Eminim ki bundan sonraki yaşamınıza çok şey katacaktır. şunu da belirtmek isterim ki salgın adı altında yapılan su israfı nedeniyle çok endişeliyim. Elbette temizliğin her şeyin başında geldiğine hepimiz şahit olduk ve…devamıÖncelikle hala izlemeyenler varsa aramızda muhakkak izlemesini öneriyorum. Eminim ki bundan sonraki yaşamınıza çok şey katacaktır. şunu da belirtmek isterim ki salgın adı altında yapılan su israfı nedeniyle çok endişeliyim. Elbette temizliğin her şeyin başında geldiğine hepimiz şahit olduk ve hala olmaya devam ediyoruz. Fakat ellerimizi yıkama esnasında ovalarken musluklarımızı kapatmalıyız, bulaşıkları olabildiğince makinada yıkamalıyız. Unutmayalım ki gereksiz yere tükettiğimiz birçok ürünün üretiminde de tonlarca su tüketiliyor. Yani ihtiyacımız olmayan ürünleri aldığımızda da dolaylı yoldan su israfı yapmış oluyoruz. Aranızda bu kadar hassasiyeti lüzumsuz olarak görenler var ise bu belgeseli muhakkak izlemesini tavsiye ediyorum. Karşıma çıkan bir haber yazısını buraya bırakıyor okumanızı tavsiye ediyorum.
"Su döngüsü genellikle buharlaşma, yoğunlaşma ve yağış olarak kolay bir döngü gibi algılanırken gerçek çok daha karmaşıktır. Su dünyadaki yaşam için olmazsa olmaz bir varlıktır. Su dünya ekosistemi içinde hava, bulut, okyanus, göller, bitki örtüsü, kar örtüsü, buzullar gibi önemli birbirine bağlı parçalardır. Sıvı halindeki su, su buharı şeklinde buharlaşır, bulutlar halinde yoğunlaşır ve yağmur ya da kar halinde yağış olarak dünyaya geri döner. Sıvı haldeki su, yerin içinden ve yer üstünden bir yandan diğer yana karasal alanı takip eder. Yer altı suyu bitkilere ulaşır ve bitkilerden buharlaşarak atmosfere gönderilir."
"Su döngüsü kesintisiz sürmeli"
"Su, iklim çeşitliliğinin ve değişiminin yoğunluğunu etkiler. Kuraklık ve sel gibi aşırı olayların anahtar noktasıdır. İnsanlar; suyu içmede, sanayide, tarımda, barajlarda enerjide, temizlikte kullanır. Hem insan kullanımı hem de ekosistem sağlığı için suya müdahale edilmemesi gerekmektedir. Birçok bölgede, kapitalist üretim süreçleri ve değişen iklim nedeniyle giderek azalmaktadır. İklim değişikliği nedeniyle giderek artan kuraklık, şiddetli yağış gibi aşırı hava olayları su kaynaklarını olumsuz etkilemektedir. Su döngüsünün kesintisiz sürmesi tüm canlılar için yaşamsaldır".
"Dünya su kıtlığına yürüyor"
"Dünya Kaynakları Enstitüsü’nün yayınladığı bir raporda, dünya nüfusunun neredeyse dörtte birinin su kıtlığı riski ile karşı karşıya olduğu yer aldı. Küresel ısınmanın susuzluk riskini daha da artırdığına dikkat çekilen raporda tatlı su kaynaklarının tehlikeli biçimde tükendiği uyarısında bulunuldu. Su kıtlığı riski listesinin ilk beş sırasında Katar, İsrail, Lübnan, İran ve Ürdün’ün olduğu belirtildi. Rapora göre su kıtlığı riskinin en fazla olduğu 17 ülkede tatlı su kaynaklarının yüzde 80’i tüketilmiş durumda. Araştırmacılar, aralarında Hindistan, Pakistan, Türkmenistan ve Suudi Arabistan’ın da bulunduğu 27 ülkenin ‘yüksek seviyede su kıtlığı tehlikesi’ ile karşı karşıya bulunduğuna vurgu yapıyor. Türkiye ise ‘su kıtlığı riski listesinde’ 164 ülke arasında 32. sırada yer alıyor."
Kaynakça:Yeni Yaşam Gazetesi
Pazar, Mart 22, 2020