Spoiler içeriyor
"No one can stand betwen me and home, not even Gods" 2026 - 26. Film Geçen hafta izleyip yorumlamak için yeni bir vaktim oldu. Film beklentimin üzerinde kaldı çünkü medya tarafından bu kadar övülen bir film için beklediğim sey bu…devamı"No one can stand betwen me and home, not even Gods"
2026 - 26. Film
Geçen hafta izleyip yorumlamak için yeni bir vaktim oldu.
Film beklentimin üzerinde kaldı çünkü medya tarafından bu kadar övülen bir film için beklediğim sey bu kadar güzel olması değildi.
Fakat yinede elestirilecek çok şey var.
Bu benim izlediğim ikinci Nolan filmi, henüz onun filmlerini çok izlemesemde iki film arasında oldukça fark edilen ve medyanın da belki en büyük derdi, kadın karakterleri yazamaması.
Sen kalkıpta koskaca yunan efsanelerini film yapıyorsun ve filmde yunan tanrıçalarını bulunduruyorsun. Peki sormak gerek, Athena gibi birini neden basrol karakterin yanında arada bir ortayan çıkan onun vicdanı olarak kullanırsın, Athena koskaca kana susamış bir tanrıxa zekasıyla herkesi hayran bırakırken neden böyle hani? Veya Kirke, Kirke Odysseus'un hayatında o kadar büyük bir yere sahip ki. Belki bilmeyenleriniz vardır.
Kirke ile yaklaşık bir yıl kalıyor ve ondan bir erkek çocuğu oluyor, efsanenin kalanında tam olarak onaylanmasada Kirke'den olan bu oğlu Odysseus'u aramaya geldiği esnada çıkan bir karmaşada onu mızrakla öldürüyor. Tamam öldürme sahnesi filan abartılı olabilir ama en azından Kirke'nin yanında biraz daha uzun kalabilirdi.
Veya Kalipso ile yaşadıkları, Kalipso'yu sadece Odysseus'un hayatındaki bir psikolog gibi göstermişler peki onların yaşadığı 7 yıl içerisindeki aşk dolu anlar? Birbirlerini deliler gibi sevmelerine ne demeli, peki işin sonunda Kalipso'dan da bir oğlu olduğunu biliyor muydunuz? Peki size Kalipso'nun komik biri olduğunu söylesem?
VE HELEN NEDEN SİYAHİ?! ABİ HELEN DİYORUM YAA KADININ HELEN OLDUĞUNA İNANMIYORUM.
Filmde kadın karakterlerin hepsi o kadar eksik yazılmış ki, onları sadece basit bir yardım aracı olarak göstermişler ve bu çok sinirlerimi bozdu. Onlar koskara tanrıçalar ama onları o kadar farklı gösteriyorki tanrıça gibi degil sanki.
Tepe göz sahnesinde de neden eklenmediğini bilsemde 'Hiç kimse beni öldürüyor' kısmını görmek isterdim, o kibri ekranda izlemek hoş olabilirdi.
Ve size ek bir bilgi veririm siz her 'Athena gibi bilge gözlerin var' repliğini duydugunuzda orjinal destanda Telemachus'un karşısında ki kişi kılık değiştirmiş Athena.
Odysseus'un ölüler diyarından çıkıp Kirke'nin adasına geri dönmesini isterdim. Bilmiyorum yaa koskaca destan koskaca tanrıçalar neden rollerini azalttıyorsun.
Neyse şimdi iyi yanlarına gelelim
Penelope'nin karamteri her ne kadar eksik yazılsada 'Boş dediğiniz tahta yıllardır ben oturuyorum' sahnesi çok güzeldi. Bana belki bazılarınız katılmayacak ama ben o kadını role yakıştırdım bence gayet oturmuştu role
Siren sahnesi, ben Siren sahnesine Kafka'nın yaklaşımıyla inansamda sahne gerçekten çok güzeldi, anlatış şekili, betimlemeler hepsi çok güzeldi. İnancım değişti mi? Tabiki hayır cncncnnc Kafka'nın dediği gibi Odysseus o kadar kibirliydi ki Siren'lerin onun için şarkı söylemediğine inanmak istemedi.
Yorumlarım sanırım bu kadar yaaa
Kötü değildi destana uymak zorunda değil ama destanda ki bu kadar önemli detayları çıkarması beni üzdü.
Bunlara rağmen hepsi bir görsel bir şölendi. Destanı bilmeden izlersek hayran kalırız.
8,5'den 9
★★★★★★★★★