"Kim çirkin bir canavarı sevmek isteyebilir ki?"( böyle bir saftirikliği tabii ki hatta maalesef ki çoğu zaman biz kadınlar yapıyoruz sjssjsj) Hatta bunu örnekleyen bir söz de var kime ait olduğunu bilmiyorum djsjsjjs "Güzel bir kadınla çirkin bir erkeği yan…devamı"Kim çirkin bir canavarı sevmek isteyebilir ki?"( böyle bir saftirikliği tabii ki hatta maalesef ki çoğu zaman biz kadınlar yapıyoruz sjssjsj) Hatta bunu örnekleyen bir söz de var kime ait olduğunu bilmiyorum djsjsjjs "Güzel bir kadınla çirkin bir erkeği yan yana görebilirsiniz, ancak çirkin bir kadınla yakışıklı bir erkeği yan yana görmeniz çok nadirdir." Evet söz buydu ve tam da bu masala uydu😂
Güzel ve Çirkin, masallar arasında tartışmasız en sevdiğimdir. Bir masal kahramanı olsaydım kesinlikle Belle olurdum. Kitaplara, başka dünyalara ve bulunduğu hayatın dışına duyduğu merak bana çok tanıdık geliyor sjhjhh Belle kitap okuduğu için çevresindeki insanlar tarafından biraz tuhaf bulunuyor. O köye, o hayatın sınırlarına tam olarak sığmıyor.. Bunu hep şöyle düşünüyorum.. Sen kuğusun ama ördeklerin arasında yaşıyorsun. Bütün ördekler birbirlerine göre bir güzellik ve norm ölçüsü oluşturmuşsa, aralarındaki kuğu onlara göre tuhaf görünebilir.. Hatta kendi potansiyelini bile göremeyebilir. Çünkü sürekli kendisini başkalarının ölçüsüyle değerlendiriyordur..🦢 Belle de biraz böyle. Köyün ölçülerine göre tuhaf ama aslında sadece dünyası onlarınkinden daha geniş... Çünkü kitap okuyor hayal kuruyor..
Aslında Çirkin, bir zamanlar yakışıklı bir prensti. Ama kendini fazlasıyla beğenen, kibirli ve insanları dış görünüşlerine göre değerlendiren biri olduğu için Yaşlı kadını görünüşünden dolayı küçümsüyor ve bunun sonucunda canavara dönüşüyor... Buradaki ironi de güzel.. İnsanları dış görünüşlerine göre değerlendiren adamın elinden ilk alınan şey dış görünüşü oluyor. Sen insanları böyle mi değerlendiriyorsun? Al bakalım, bundan sonra seni de sadece görüntün üzerinden değerlendirsinler..
Ama benim filmde asıl sorguladığım şey başka..
Belle, onun aslında prens olduğunu bilmiyor. Ona yakışıklı bir prens olduğu için âşık olmuyor. Karşısında doğrudan bir Canavar var. Zamanla onu tanıyor, davranışlarını görüyor ve duyguları değişiyor.. ama bana soracak olursanız Belle o canavara kitap okuduğu ve ona bir kütüphane hediye ettiği için aşık oldu Hahahahhh
Ama sonra şu soruya takılıyorum.. Bu gerçekten aşk mı?
Çünkü çirkinin üzerinde bir lanet var ve zamanı daralıyor. Kurtulabilmesi için sevmesi ve sevilmesi gerekiyor. Dolayısıyla onun Belle’e duyduğu şeyin içinde aşk kadar ihtiyaç, korku, yalnızlık ve kurtulma arzusu da var... Kusura bakmayın artık masallardaki sözde aşklara çok da masum bakamıyorum çocuk değilim artık lütfenn sjsjsjsjj
Belle bu laneti bilmiyor. Yani Ben bu adamı seveyim de kurtulsun diye bir amacı yok. Peki o zaman bu kadar kısa sürede ortaya çıkan şey gerçekten aşk mı? sjsjssjs dediğim gibi çirkin bütün kütüphanesini güzele hediye edip hepsi senin olsun dediği için Güzel ona aşık oldu jsjsjsjsjks
Konuşan çaydanlık mı? Masal. Şamdan mı konuşuyor? Masal. Saat mi konuşuyor? Masal. Prens canavara mı dönüşüyor? Masal. Bunları sorgulamıyorum. Masalın olağanüstülüğü zaten bunlar. (Ama keşke benim de bir tane konuşan gardırobum olsaydı hiç fena olmazdı😂)
Ama aşk konusunda masal işte demek bana yetmiyor.. Çünkü aşk hikâyenin insani tarafı. Orada duygunun kendi mantığının olması gerekiyor.. Canavar’ın Belle’e ihtiyacı olması, Belle’in onu gerçekten sevdiği anlamına gelir mi?
Yoksa kader onları birbirine getirdiği için mi birbirlerini buluyorlar? Ben burada bir kader anlayışı da görüyorum. Sanki masal Kimin kaderiyse, o onu bulur diyor. Ama kaderin iki insanı karşılaştırması başka, birinin gerçekten diğerine âşık olması başka.. bu arada masalın değişmeyen o fon müziğine de bayılıyorum gerçekten çok güzel..
Girişte de kime ait olduğunu bilmediğim sözde belirttiğim gibi "Çirkin bir kadınla yakışıklı erkeği yan yana görmeniz biraz nadirdir, çünkü kadınlar tanıdıkça sever, erkekler güzelse tanır." sjsjsjsjj bu düşünce tamamen doğrudur diyemem nadir olanlar dışında genel olarak doğru olduğunu düşünüyorum 😂
Herkes için geçerli bir gerçek değil tabii ama bu masala oturan tarafı var. Belle, Çirkin'i tanıdıkça seviyor. Onun bir gün yakışıklı bir prense dönüşeceğini bile bilmiyor fukaracağız hahahahhhh
Tabii bir de Gaston için ayrı bir parantez açmak lazım. Onu tanımlayacak birçok sözcük geldi aklıma mesela "Tipi düzgün, karakteri yamuk" gibi sjsjsjsj "Boy var, Güç var. Kas var. Kafa? Yok. Sjsjsj sizin anlayacağınız adamın bütün sermayesi omuz genişliği. Beyin departmanı biraz tasarrufa gitmiş. hahahhh
Yakışıklı olduğu için kendisini Belle'e layık görüyor. Çünkü kafasında şöyle bir denklem var.. Ben yakışıklıyım, güçlüyüm, herkes beni beğeniyor; o hâlde Belle de beni istemeli. Böyle tipler maalesef ki her yerde var.. Sanıyorlar ki herkes kendilerine aşık sjsjsjsj
Belle’in kitap okumasından rahatsız olması ise bence karakterinin en korkunç taraflarından biri. Çünkü kitap okuyan bir kadının düşünmeye başlayacağını, düşünürse de kendisi için tehlikeli olacağını düşünüyor.. Gaston tam bir umutsuz vaka sjsjsjsj bizim burda belki başka yerlerde bile Gaston gibilere "Boy eşekte de var" diyorlar hahahhh tipi düzgün karakteri yamuk 😂 Keşke seni de bir kurbağaya çevirselerdi ne güzel olurdu sjhjh Kendini beğenmiş ukala bu arada Gaston’un da aslan burcu olduğunu düşünüyorum djhhjj