Bugün 7 Ekim, Filistinlilere yapılan soykırımın 3. yıldönümü. Bu vesileyle de izlediğim Fauda dizisi üzerinden siyonistlere karşı biraz nefretimi kusmak istiyorum. İlk dört sezonunu soykırımdan önce izlemiştim, final sezonu gibiydi fakat yaptıkları soykırımdan sonra kendilerini aklamak için provokasyon sezonu çekmişler…devamıBugün 7 Ekim, Filistinlilere yapılan soykırımın 3. yıldönümü. Bu vesileyle de izlediğim Fauda dizisi üzerinden siyonistlere karşı biraz nefretimi kusmak istiyorum. İlk dört sezonunu soykırımdan önce izlemiştim, final sezonu gibiydi fakat yaptıkları soykırımdan sonra kendilerini aklamak için provokasyon sezonu çekmişler bu yüzden izlerken not aldığım kısımlardan yola çıkarak biraz eleştiri yapacağım. Şimdiden söylüyorum, olumlu bir yorum beklemeyin. :))
Öncelikle şunu söylemek lazım; dizi ilk dört sezonun aksine Gazze'de geçmiyor, Fransa'da ve sonrasında da yine Gazze dışında geçiyor. Adamlar Gazze'de sağlam bina bırakmadıkları için çekecek yer bulamamışlar yüksek ihtimalle, böyle de aşağılık bir halk. 7 Ekim ve sonrasında yaşananlar dizinin genel özeti niteliğinde. Dizide işlenen durumlardan biri 7 Ekim'den sonra İsrail'in uğradığı itibar kaybı. Artık halklar nezdinde sevilmiyor olmaları dizide ima edilmiş. Mesela oyuncunun başına kippa taktığı için havaalanında bir odaya alınması vs tamamen buna yönelik şeyler. İki dinden görüntüler sergilenmiş, hani, "biz müslümanlarla iyi bir şekilde yaşıyorduk Hamas geldi bize saldırdı, böyle böyle oldu" demeye getirmişler. Sanki öncesinde Gazze'yi Filistinlilere açık hava hapishanesine çevirmemişler gibi. Soykırımın akabinde Avrupa da dahil olmak üzere protesto gösterileri yapılmıştı. Vicdan sahibi insanların yapmış olduğu gösteriler dizide, Hamas'la ilişkilendirilmeye çalışılıyor. Hamas militanı ile evlenen bir Fransız kadın üzerinden de mesaj verilmeye çalışılıyor. Ayrıca Avrupa'dan savaşmak için gelindiğine dair de bir spekülasyon söz konusu. Eli adlı karakterin "Avrupa'ya hayal satmaktır özgür Filistin demek, İsrail bırakır mı sanıyorsun?" demesi de İsrail'in politik düşüncesini de özetler niteliğinde. Dizide çok rahatsız edici bir başka konu sözde Filistinli bir militanın Yahudi askerin evine girip karısına tecavüz etmesine dair yalandı. Yahudiler tecavüz edildiğine dair iftira attılar ama kanıtlayamadılar buna rağmen hala insanlara bu yalanları satmaya çalışıyorlar. İzlerken yalanınız batsın sizin dedim durdum. Dizi tamamen yalanlar üzerine kurulmuş, sinema ve edebiyat cilası ile kendi yaptıkları iğrençlik ve pislikleri aklama çabasına girmişler. Gerçekte olanları bilmesek zaman geçirmek için izlersin ama gerçek olaylar üzerinden yapıldığını iddia ettikleri için tam bir Filistinlileri karalama kampanyası olmuş. Dizinin sonunda da gerçek hayatta Gazze'de savaşmış, insanların canına kıymış ve bu savaşta ağır yara almış bir oyuncuyu getirdiler. Buradan da bu durumu ne kadar normalleştirdikleri görülüyor. Dizi tam bir fiyasko, izleme motivasyonum da tamamen "bunlar ne saçmaladılar, ne yalan sıkacaklar acaba?" merakımdandı. Beni bu konuda hiç şaşırtmadılar.
Allah bu soykırımcı devleti mahv ü perişan etsin diyor ve yazımı bitiriyorum. Okuduğunuz için teşekkürler. 🌸