Son sahnesinde gözyaşlarıma hakim olamadığım nadir filmlerden... film belki de duygusuz,tek derdi kadınlarla garip fantezileri olan duygusuz bir adamla güzeller güzeli Ada'nın tanışmaların en güzeli olan kitapçıda tanışıp bir aşka sürüklenme hikayesi... gecenin verdiği yorgunluğun,bitmişliğin, bitkinliğin etkisiyle de olsa gerek…devamıSon sahnesinde gözyaşlarıma hakim olamadığım nadir filmlerden... film belki de duygusuz,tek derdi kadınlarla garip fantezileri olan duygusuz bir adamla güzeller güzeli Ada'nın tanışmaların en güzeli olan kitapçıda tanışıp bir aşka sürüklenme hikayesi... gecenin verdiği yorgunluğun,bitmişliğin, bitkinliğin etkisiyle de olsa gerek mahvoldum bittim kahroldum bazı sahnelerde kendimi gördüm...
geçici bir zevk için dökülen anlamsız damlalar sevmek için dökülen gözyaşından hiç ama hiçbir zaman daha büyük olmayacaktır.
Aşk bu dünyanın en güzel şeyi olmaya devam edecektir...
SPOİLER GELİYOR İZLEMEYEN HEMEN GİTSİN İZLESİN VE AĞLASIN BU FİLME AĞLAMAYACAK İNSAN TANIMIYORUM
film kendini değişik fantezilerin içinde kaybetmiş bir adamın Alperin bitmiş bir hayatı yaşarken( bitmiş bir hayat diyorum çünkü sevmenin unutulduğu hayat bitmiş bir hayattır bana göre)
Aşkın kıvilcimlarıyla yanıp tutuşması konusunu işliyor
Babasının tarlasını zorla sattırıp kendisine bir lokanta açan ıssız adamımız Alper çok savruk bir hayat yaşamaktadır. Her gece farklı kadın ve erkeklerle tutkularına yenilip kadınları değersiz bir cinsel obje olarak gören Alper bir gün bana göre aşk filmlerindeki en mükemmel kadın karakter olan güzeller güzeli Ada ile bir kitapçıda tanışır ve aralarında hızlıca bir flörtleşme olur Alper beyimiz Adayı her gün seviştiği kadınlardan zannettiğinden ilk gece yatakta son bulur ama Ada gerçekten Alperi sevmektedir
Ve ilk gecenin etkisiyle apar topar Alperden uzaklaşır ancak Ada onu sevdiğinden ondan telefon beklemektedir ve beklediği telefonu da alır ve gerçek bir aşkı yaşamaya karar verirler tabiki Alper hala tutkularının tutsaklığını hissetmekte bu tutsaklık ve aşk duyguları arasında gidip gelmektedir... her şey güzel giderken bir gün alperin annesi bir düğün vesilesiyle Alperin yaşadığı yere İstanbula gelir aslında ipler orda kopar. Anne ve Ada çok ama çok iyi anlaşırlar ancak Alper bu durumdan rahatsız olmaktadır çünkü hala tutkularını yaşamak istemekte fantezi alışkanlığını kendisinden gizleyememektedir. Filmin adı ıssız adam neden diye düşündüm ve belki de Alper çocukluğunda bir şey yaşadı ya da ne bilim Adadan önce birine çok aşık oldu ve beklediği sonucu alamadı vesaire vesaire... ama şu bir gerçek ki Alper kadınları değersiz bir cinsel obje olarak görmeye devam ederken birini sevmeye yeltenmiş ve bu gitgelleri yaşamayı göze almıştır. Neyse çok dağıttım işte her şey çok güzel giderken Alperde geçmişte yaptığı ve hala yaptığı yapacağı tutkuları düşünerek sevgiyi hak etmediğini düşünerek sevgisinden vazgeçecektir... Tamam Alper vazgeç de niye her şey tamtakırken niye gerçi aşk hep böyledir en mutlu olduğun an terk edilirsin ya da aşk zaten seni sürekli mutlu eder ve terk edilirsin.. daha güzelim Ada sarmaları yerken biz de mal mal ekrana sırıtırken o meşhur replik "Ada ben ayrılmak istiyorum " boğazıma düğümlendi Alper ne yaptın öyle... Ada bunu duyunca afallar soru sorar ağlar ve gider hepimiz öyle yapmadık mı zaten anlam veremedik sorguladık,kabullendik ve gittik... Ada ayrıldığı halde sevdiği adamın lanet olası ıssız adamın evine köyüne gider filmin en çok sevdiğim yeri orasıydı Ada hep sevdi sevmekten vazgeçmedi... umarım bir gün orta halli bir Ada ile karşılaşırım ve umarım ben o zaman bir alpere dönüşmüş olmam... son sahneyi zaten anlatmıyorum delirdim delirdim delirdim... bitti her aşk gibi bu da bitti.. filmin en güzel yanı seçilen şarkılar damarıma damarıma işledi açıkçası hele minik serçem gözyaşlarımın ilham kaynağı oldu diyebilirim neyse filmde bir de dikkat ettiğim Ada ile yataktayken Alper konuşurlarken Ada dediki alnında çizgi yok çok hızlı yaşıyorsun ama gözlerin öyle değil yavaş yavaş bakıyor dedi bu ayrıntı da Aslında Alperin hayatına güzel bir bakıştı çok hoşuma gitti söyleyeyim dedim. Bu arada Müzeyyen teyze favorimdi Şenolu ise pek anlamadım ve Ada gördüğüm kalbi en güzel kadın karakterdi Alper Allah belanı versin belki durumu anlatsan Ada affederdi neyse bitti işte yönetmene de burdan selam olsun ben artık eski ben değilim çünkü
İşte böyle değerli raf halkı hepimiz bir Alper bir adamıyız bilmem ama bizde çok sevdik ağladık özledik yazamadık yazılamadık biz de bir gün Alper gibi çok sevdiğimiz adalardan çıkmaz sokaklara doğru anlamsızca yürüdük Allah sevenleri hiç ayırmasın sevenleri de en çok insanlar ayırmasın ben iyi değilim raf halkı iyi geceler kendinize çok ama çok iyi bakın... Bedeninizdeki hazza değil yüreğinizdeki sevdaya dayanın!
İyi geceler