Belgesel geniş kapsamlı olmadığı için sıkabilir. Şahsen ben de biraz sıkıldım. Zaten ana tema gıda nerden ve nasıl gelir, üretici kimdir... vs. üzerineydi. Ama bütün bunlar Amerika ile sınırlı kalmıştı. Aslında belgeseli bir çeşit farkındalık oluşturma, araştırma ve çalışmaları sunma…devamıBelgesel geniş kapsamlı olmadığı için sıkabilir. Şahsen ben de biraz sıkıldım. Zaten ana tema gıda nerden ve nasıl gelir, üretici kimdir... vs. üzerineydi. Ama bütün bunlar Amerika ile sınırlı kalmıştı. Aslında belgeseli bir çeşit farkındalık oluşturma, araştırma ve çalışmaları sunma aracı olarak da görebiliriz.
Benim dikkatimi en çok çeken bölüm tarım sektörüydü -abi bu çiftçilere çok üzülüyorum bu üreten, çalışan kısım dünyanın her yerinde eziliyor, hakkını alamıyor, alamadığıyla kalsa yine iyi sen misin hak arayan deyip mahvediyorlar insanı- .
Et sektöründe ise sadece büyükbaş hayvanların beslenme şekli dikkatimi çekmişti. Hayvanların normalde otla beslenmesi gerekiyormuş ama ucuz diye mısır yemleri yediriyorlarmış bu da hayvanda bir çok soruna ve dolaylı olarak tüketiciye zarar veriyormuş. Hatta öyle ki bununla birlikte kötü şartlar hayvandan insana geçen bir virüsü ortaya çıkarmış. Belgeselde bundan dolayı oğlunu kaybeden bir anne vardı. Şey diyordu yanlış hatırlamıyorsam " Yıllardır bu işin mücadelesini veriyorum istediğim tek şey bir özürdü, hatanın kabullenilmesiydi ama devlete göre şirketler elbette benim çocuğumdan önemliydi."
Hatta öyle ki o zamanlarda hangi bölge olduğunu hatırlamıyorum ama hamburger etine laf söylemek insanı hapse kadar götürürmüş. Bildiğiniz gibi Oprah diye ünlü bir kadın sunucu var, programında bundan bahsettiği için kadına dava açılmış avukatlarla birlikte uğraşmış baya. Dediği tek şey de bu fast fooda virüsten sonra güveninin kalmadığı , hamburger yemek istemediği falan yani. Bu esnada da tabi sürekli ilişkili olarak büyük şirketlerden ve fast food zincirlerinden de bahsedildi.
Yine bir aileyi markette izlettiriyorlar aile meyve sebze alacak paraları olmadığı için daha ucuz olan abur cuburları alıyor ve her gün fast food (özelikle hamburger) tüketiyor. Bağladıkları nokta insanların parası yok bunları yemek zorunda kalıyorlar.
Onun dışında Belgeselin sonunda araştırmacı abi şey diyor şunu yemeyin onun yerine şu sebzeyi yiyin, onu almayın organik alın. E abicim insanların parası yok alamıyorlar diye belgeselde gösteren sen değil misin?
Şimdi iki şekilde bu belgeseli size öneriyorum-bu arada aman aman bir belgesel değil ama izlenir söylemeden geçmeyeyim- birincisi izlemiş olayım derseniz izleyin, ikincisi merak ederim bu konuları diyorsanız izleyin.Son seçenekte banane Amerika'nın gıda sektöründen de diyebilirsiniz tabi ama sonuçta gıda sektörümüzün ilerleyen yıllarda bu hale gelmeyeceğini veya şu an iyi durumda olduğunu söyleyemeyiz bence.
Bilinçli seyirler!!!