⚡️Masum mu? Dalga mı geçiyorsun? Obez bir adam. Ayağa bile kalkamayan iğrenç bir adam. Dalga geçmek, alay etmek için arkadaşına göstereceğin biri. Yemek yerken onu görsen önündeki yemeği bile bitiremezsin. Sonra avukat geliyor. Onun için bana gizli gizli minnet duyuyor…devamı⚡️Masum mu? Dalga mı geçiyorsun? Obez bir adam. Ayağa bile kalkamayan iğrenç bir adam. Dalga geçmek, alay etmek için arkadaşına göstereceğin biri. Yemek yerken onu görsen önündeki yemeği bile bitiremezsin. Sonra avukat geliyor. Onun için bana gizli gizli minnet duyuyor olmalısınız. Bu adamın hayatını sokaktaki bütün katilleri ve tecavüzcüleri korumak için sürekli yalan söyleyerek para kazanmaya adamış bir adam olduğunu biliyorsunuz. Bir kadın. İçi o kadar çirkin bir kadın ki, dış güzelliği olmadan hayatını sürdürmeyi başaramıyor. Uyuşturucu kaçakçısı bir eşcinsel aslında. Tabii hastalık yayan fahişeyi de unutmayalım. Ancak bu kadar iğrenç bir dünyada bir rahatsızlık duymadan “Onlar masumdu.” denebilir herhalde. Ama mesele bu. Her köşe başında her evde ölümcül bir günah işleniyor. Ve önemsemiyoruz. Çok yaygın olduğu için önemsemiyoruz. Kayda değer değil. Sabah akşam hepsini boş veriyoruz. Ama artık değil. Ben bir örnek oluşturdum. Yaptıklarım incelenip, araştırılacak ve takip edilecektir sonsuza kadar.
Filmdeki seri katil John Doe arabanın arka koltuğunda kitli bir halde dedektif Mills ile tartışırken bu sözleri söylüyor. Dedektif Somerset bir barda yine dedektif Mills ile tartışırken de şu sözleri sarf ediyor:
⚡️Kayıtsızlığın bir fazilet gibi kabul edildiği bir yerde daha fazla yaşayabileceğimi sanmıyorum. Hiç sanmıyorum.
Ya da dedektif Mills ve onun eşi Tracy’nin evine konuk olduğu ve Mills ile katil hakkında tartıştıkları sahnede de şu kelimeler dökülüyor ağzından:
⚡️Tüm büyük şehirlerde, kendi işine bakmak ince bir iştir. Kadınlara tecavüze karşı ilk öğretilen şey, yardım için bağırmamalarıdır. İmdat diye bağır kimse gelmez ama yangın var de koşa koşa gelirler.
Bunları yazmamın sebebi aslında bütün bu cümlelerin özünün aynı olduğunu göstermek. Biri dedektif biri seri katil. Her ikiside yaşadıkları dünyada kötülüklerin, iğrençliklerin ve yanlışlıkların umursanmamasından, insanların kendi çıkarları ve korkuları doğrultusunda kayıtsız kalmalarından ve bu düzenden şikayetçi ve bu durumdan yakınıyorlar. Sorunları bir çözümleri ise farklı. Bir tanesinin çözümü doğru diğerininki yanlış.
⚡️Eğer John Doe’yu yakalarsak ve tahmin ettiğimiz gibi Şeytan’ın kendisi çıkarsa beklentimiz gerçekleşmiş olur değil mi? Ama o şeytan değil. O sadece bir insan.
Dedektif Somerset bana göre oldukça dar bir bakış açısı ile bu cümleyi kuruyor bir sahnede. Galiba yine bardaki konuşma sahnesinde. Bana göre oldukça dar bir bakış açısı olma nedenini açıklamayacağım çünkü hem film dışında bir konuyu ele almış olurum hem de oldukça uzun sürer. Ama şunu söylemem gerekir ki kendisi de tıpkı John Doe gibi aynı kötü durumlardan rahatsız olduğu halde gidipte birilerini öldüremiyorken bu halde olmasının muhtemelen çocukluğuna dayanan nedeni ne olursa olsun seçimini yapmış olan ve seçtiği yolda pişmanlık duymadan ilerleyen bir insanı “insan” olduğu için şeytanlaştırmamak Somerset gibi bir karakterden beklemediğim bir davranıştı. Ya bu konuşma sırasında bu cümle havada kaldığı ve devamını getiremediği için böyle anlamama neden oldu ya da dediğim gibi çok alakasız bir replik olmuş.
⚡️Bedavadan konaklayacak, kablolu yayını olacak. Benim karımın bile kablolusu yok.
Yukarıda yazdığım replik gibi ve ilk yazdığım replik gibi hatta birçok konuşma sahnesinde konuşulanlar gibi filmin içeriğini oluşturan konular yüzeysel bir şekilde ele alınmış. Ben bu tarz yapımları sevdiğim için derinlemesine işlenmiş olması daha çok hoşuma giderdi ama bu filmdeki işleniş şeklini de kesinlikle beğendim. Evet yüzeysel bir şekilde ama doğru cümlelerle ve izleyiciyi düşünmeye sürükleyecek bol mesajlarla anlatılmış. Bazı yerlerinde küçük hatalar gördüm ama çok rahatsız etmedi beni. Özellikle filmin kurgusunda yedi büyük günah olan oburluk, açgözlülük, tembellik, şehvet, kibir, kıskançlık, öfke arasından kıskançlık ve öfkenin sondaki işlenişini çok beğendim.
Son olarak sorunların görülmesi kadar sorunları üstlenmenin bir sorumluluk olduğunun bilinmesi ve bu sorumluluğu doğru bir şekilde yerine getirmek için doğru yolda ilerlemenin önemini ortalamanın üstünde olacak şekilde anlattıklarını söyleyip filmden yine oldukça anlamlı olan ve yazdıklarımı gerçekten anlayanlar için bu yazıyı oldukça güzel bir şekilde tamamlayacak bir replik bırakıp bu yorumu da bitireyim.
⚡️Hayata direnmek yerine uyuşturucu batağına saplanmak daha kolay. Bir şeyi çalmak onu kazanmaktan daha kolay. Bir çocuk olmak çocuk büyütmekten daha kolay. Sevginin bir bedeli var. Çaba gerektiriyor.