🐺 Ülkü küçük ve olağan bir istek değildir. Ülkü, biraz hayal ile karışık, uzak ve güç bir istek değildir. Ülkü, o ülkü ile tutuşmuş millet fertlerinin heyecan içinde yaşatan kutlu ve tatlı bir düşüncedir. Ülküler kanla, fedakarlıkla, kahramanlıkla beslenir. Bir…devamı🐺 Ülkü küçük ve olağan bir istek değildir. Ülkü, biraz hayal ile karışık, uzak ve güç bir istek değildir. Ülkü, o ülkü ile tutuşmuş millet fertlerinin heyecan içinde yaşatan kutlu ve tatlı bir düşüncedir. Ülküler kanla, fedakarlıkla, kahramanlıkla beslenir. Bir millet, ülküsüne varmak için ırmaklar gibi kan akıtır, yığınlarla can harcar. Ülkülere kanla, kılıçla, dövüşle, milli kinle varılır. Ülkü çelik gibi yürekler, demir bilekler, sarsılmaz iradeler, yüksek ahlaklar ister. Ülkü bir dindir. Kahramanlar ve şehitler ister.
Hüseyin Nihal Atsız’ın bana göre okunması gereken ilk kitabı. Çünkü Atsız bir edebiyatçı olmanın ötesinde gerçek bir ülkü adamıdır ve onun dergilerde yazdığı yazıların derlenmiş hali olan bu kitabı okuyup düşünceleri hakkında bir fikriniz olduğu vakit romanları da sizin için anlam kazanacaktır.
🐺 Bize yalnız dans etmesini, iyi giyinmesini, kur yapmasını ve aşık olmasını bilen gencin lüzumu yoktur. Bize bugün mesleğinde usanmadan çalışacak, yarın hudutta göz kırpmadan ölebilecek genç lazımdır. Bize bir gençlik lazımdır. Temelinde cehalet, duvarlarında riya, tavanlarında dalkavukluk bulunmasın.
Ülkemiz gençliğinin bana göre en büyük sorunu milli bilinç eksikliği ve bunun bir getirisi olarak popüler olanı bir koyun gibi takip ediyor olmalarıdır. Bir insana ne için saygı duyacağının üzerinde bir kere bile düşünmemiş gençlerin başkalarının saygı duyduklarına saygı duyduğu, kendileri düşünmüyor iken düşündüklerini düşündükleri insanların peşinden sarhoş gibi gittiği, ciddi ve önemli meselelere değil içi boş meselelere kafa yorduğu bu nesilde saydığım ve sayabileceğim tüm bu nedenlerden dolayı her Türk gencinin bu kitabı en az bir kere okumasını tavsiye ederim.
🐺 Bir millet yükselme iradesini taşımazsa, kendine güveni olmazsa, başkalarına taklitten başka bir şey yapamazsa, geçmişiyle övünmezse, başkalarından üstün olmak istemezse, ülkü için ölümü göze almazsa, savaştan korkarsa, o millet içinden çürümüş demektir.
Kitabı okurken Atsız ile aynı düşünmediğim bazı yerler oldu. Bu yerler kitabın geneline göre az olmakla beraber vardı. Çoğu yerde ise kendisine katıldım. Binlerce yıllık Şanlı Türk tarihini Osmanlı ve Türkiye’den ibaret sanan, Türk lideri deyince aklına yalnızca Osmanlı padişahları ve Atatürk gelen, din ile millet ayrımını yapamayan, günümüz Türk devletleri hangileridir diye sorsak Türkiye, Azerbaycan ve KKTC diyecek ve susacak olan herkese birkaç Türk tarihi kitabı ile bu kitabı da okumasını kesinlikle tavsiye ederim.
🐺 İslamiyetten önceki Türklerde İslamlığın cenneti gibi bir vaad yoktu. Böyle olduğu halde, şeref saydıkları için savaşta ölmek isterlerdi.
Hedefi olmayan gemiye hiçbir rüzgar yardım etmez diye bir atasözümüz var. Atsız bu kitapta bu atasözünün doğruluğunu en iyi şekilde anlatıp sahip olmamız gereken hedefi de gösteriyor.
🐺 Türkçülük ülküsü bizden amansız bir görev ahlakı istiyor.
Yukarı da belirttiğim gibi her Türk’ün bir kere okuması ve yazılanlar hakkında düşünmesi gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Buraya kitaptan bir güzel alıntı daha bırakıp yorumumu bitireceğim.
🐺 Halbuki hakikatta Türkiye’de imhası vacip olan yegane unsur münevverlerdir. Bunlar cemiyetin şirazesini bozarlar. Ahlaksızlar ve hırsızlar, rüşvet alanlar bu sınıftan çıkarlar. İltimas bunlar arasında caridir. Muhtelif vesilelerle vatana ihanet eden bunlardır. Bunlar biraz okumuş oldukları için filan feylesofa veya falan alime, terbiyeciye istinat ederek Türk cemiyeti için zararlı olan yeni bir takım felsefeleri neşretmekten geri durmazlar. Bu menfaatçı münevverler zahirde beşeriyeti veya bir prensibi müdafaa ediyor gibi gözükürler. Hakikatte müdafaa ettikleri kendileri ve kendi menfaatleridir. Dikkat edin: Bir münevver askerlik ve harp aleyhtarı mıdır, muhakkak korkaktır. Komünist midir, muhakkak cepleri boş bir gayrı memnundur. Halbuki bu efendilerin çoğu memnun edildikleri takdirde fikirlerini değiştirebilir ve yeni fikirlerini de eskileri kadar kuvvetle müdafaa edebilirler. Çünkü dünyada birbirine zıt olan birçok şeyler aynı kuvvetle müdafaa edilebilirler.