Spoiler içeriyor
“Özgürlüğe uzun bir yol yürüdüm. Bu, ıssız bir yol ve henüz bitmedi. Biliyorum ki ülkem, nefretin toprakları olmak için yaratılmadı. Kimse renginden dolayı başkasından nefret ederek doğmaz. İnsanlar nefret etmeyi öğrenir. Sevmek öğretilebilir. Çünkü sevgi insanın kalbine çok daha doğal…devamı“Özgürlüğe uzun bir yol yürüdüm. Bu, ıssız bir yol ve henüz bitmedi. Biliyorum ki ülkem, nefretin toprakları olmak için yaratılmadı. Kimse renginden dolayı başkasından nefret ederek doğmaz. İnsanlar nefret etmeyi öğrenir. Sevmek öğretilebilir. Çünkü sevgi insanın kalbine çok daha doğal gelen şeydir.”
Film, Nelson Mandela'nın hayatını anlatıyor. Beyazların içinde siyahi bir avukat olmanın zorluklarını, tanıdığı insanların beyaz polisler tarafından suçsuz yere öldürülüp hukuka aykırı davranmış olmalarına rağmen elinden hiçbir şey gelmemesi, devamında arkadaşlarıyla beraber özgür bir devlet kurma idealleri ve bu yolda hayatlarından feda ettikleri seneler... Madiba hiç kuşkusuz Güney Afrika halkı için 'Ulusun Babası'ydı. Halkının özgürlüğü için çok uzun bir yol yürüdü.
“Ben, tüm insanların uyum ve eşit fırsatlara sahip şekilde beraberce yaşadığı, demokratik ve özgür bir toplum idealini benimsedim. Bu, uğrunda yaşamak ve ulaşmak istediğim bir idealdir. Ama gerektiğinde bunun uğrunda ölürüm de.”
Nelson Mandela, renk ayırt etmeksizin herkesin eşit haklara sahip olması ideali için canından bile vazgeçmeye hazır bir liderdi. Şimdi kendinize sorun. Bu dünyada ne uğruna kendinizden bile vazgeçersiniz? Araba mı, para mı, şan mı, şöhret mi, ülke mi? Ne uğruna çaba harcıyorsunuz, bunca sıkıntıya katlanıyorsunuz? Her gün yastığa başınızı koyarken vicdanınız rahat oluyor mu? Bu soruların cevabını en doğru yanıtlayacak vicdanlarınız olacak. Kimileri yatarken maddi durumunu düşünür, kimileri sınavını kimileriyse sevdiklerini. İnsan peşinde koştuğu idealleri kadar değerlidir. Onlara ulaşsa da ulaşmasa da. Mandela bu gayesine ulaşmak için 27 yıl hapis yattı. Bu gayesine ulaştığı için devlet lideri oldu.
Mandela, Nobel Barış Ödülü ve Atatürk Barış Ödülü (1992 yılında verilen ödülü politik sebeplerden dolayı reddetti ancak 1999 yılında kabul etti.) dahil 250'den fazla ödül aldı.
Filmin senaryosunda eksiklikler var. Örneğin Mandela'nın ilk karısını çok az görebildik. 3. karısını hiç göremedik. Madiba'nın çocukları ile ilişkisinde derinlere inilememişti ancak bunun sebebi yürüyüşlere katılmak için evden uzaklaşması ve hapiste kaldığı 27 yıldan dolayı olabilir diyerek pek üstünde durmak istemiyorum ama daha fazla görmek isterdim. İlk karısı "Çocukların hariç Güney Afrika'nın tüm çocukları ile ilgileniyorsun." demişti. Ben şahsen ilk karısına bolca hak veriyorum. Tamam çok güzel ideallere sahipsin, bu idealler uğruna çocuklarınla yeteri kadar ilgilenemiyorsun ama evden uzak olduğun her an gidip karını aldatmazsın yani. Üstüne hiçbir suçluluk hissetmeden eve gelip karın bunları dedi diye onu dövmeye yeltenmezsin. Mandela'yı çok sevmiş olsamda ilk karısına yaptıklarını hiç doğru bulmuyorum. Winnie ile de 3 gün içinde tanışıp evlendiler. İlk gün Winnie'yi araba beklerken görüp,
-Gideceğin yere bırakmamı ister misin?
+Tabii
-Yabancıların gideceğin yere bırakma tekliflerini her zaman kabul eder misin?
+Sen yabancı değilsin ki, Nelson Mandela'sın.
sözüyle Winnie'yi arabaya alıp çayır çimen gezdirdikten sonra evine bırakıp seviştiler. Sabahına Winnie, Madiba'ya balkonda sarılıyordu. Ertesi gün de evlendiler.
Neyse bunlar Nelson'ı ilgilendirir.
Nelson Mandela'nın hayatı yüzeysel anlatılmış olsa da hiç tanımayan birinin, hakkında bilgi edinebileceği bir film olmuş.