📌İş tamamlanmıştı! O zaman beni açlığa terk ederken, evini bana yasaklarken ve bir işe girmeyeceğim için beni suçlarken, şimdi beni besliyorsun. Halbuki iş o zaman yapılmıştı. Ve şimdi ben konuşunca, kendinizi denetleyip düşüncelerinizi söylemiyorsunuz, ne söylesem söyleyeyim ağzıma bakıp saygılı…devamı📌İş tamamlanmıştı! O zaman beni açlığa terk ederken, evini bana yasaklarken ve bir işe girmeyeceğim için beni suçlarken, şimdi beni besliyorsun. Halbuki iş o zaman yapılmıştı. Ve şimdi ben konuşunca, kendinizi denetleyip düşüncelerinizi söylemiyorsunuz, ne söylesem söyleyeyim ağzıma bakıp saygılı bir dikkatle dinliyorsunuz. Partinizin çürümüş olduğunu ve rüşvetçilerle dolu olduğunu söylüyorum ve siz öfkeyle havaya sıçrayacak yerde, mırın kırın ediyor ve söylediğimde pek çok gerçek payı olduğunu kabul ediyorsunuz. Ve neden? Çünkü ben ünlüyüm. Çünkü; pek çok param var. Bunu benim Martin Eden olduğum için, oldukça iyi biri olduğum için, pek de salak biri olmadığım için yapmıyorsunuz. Size ayın yeşil peynirden yapılmış olduğunu söyleyebilirim ve sizde beni onaylarsınız, en azından yadsımazsınız; çünkü dolar dağlarım var. Ve yapıtlarım çok önceden yapıldı; sizin ayağınızın altındaki bir pislik olarak bana tükürdüğünüz zaman yapılan işlerdi onlar, diyorum size.
Martin Eden’i az önce bitirdim. Kendisi ile uzun ve farklı bir serüvenim var. Bu yüzden böyle muhteşem bir kitap hakkında yapacağım bu yorum biraz yetersiz kalacak ama yine de yazmayı istedim. İleri de kitabı tekrar okuduğumda hala buralarda olursam bu yorumu yenilerim.
Yorumumun yetersiz kalacağını düşünmemin sebebi kitabı okumaya iki yıl önce başlamış olmam. İki yıl önce kitabın yarısından fazlasını okumuştum fakat daha sonra yarım kaldı ve ben kitaba iki gün önce geri dönebildim. Evet iki yıl uzun bir zaman ama inanın kaldığım yerden devam etmeme rağmen hatırlamadığım hiçbir şey olmadı çünkü ilk okuduğumda da çok etkilenmiştim. Fakat elbette geçen zamanda değişen düşüncelerim doğrultusunda kitabı tekrar okusam farklı noktalar dikkatimi çeker. İşte bu yüzden bu yorum biraz yetersiz olacak.
Yine de fikirlerimi belirteceğim. Kitap bittiğinde “Ah Martın Eden, ah!” demekten başka bir şey diyemedim. Koca bir adamda küçük bir çocuğu görmek, fiziksel birçok zorluğu geçmiş güçlü bir adamın zihinsel ve toplumsak zorluklarda örümcek ağına takılıp kalmış gibi kalmasını ve orada batmasını okumak gerçekten çok üzücüydü benim için. Çünkü çok sevmiştim ben Martın Eden’i. Ruth ile olan ilişkisinin sonunu görüp sanki Martin’in annesiymişim gibi bu ilişkiden rahatsız olup, Ruth’un her sözünden iğrendim. Lizzie’yi sevdim. Karakterler hakkında neler neler yazarım da bir sonraki sefere saklayacağım.
Kitapta özellikle sonlara doğru felsefi düşünceler ağırlaşıyor ve kitabın başından beri bariz bir şekilde gösterilen burjuva sınıfının bayalığı tabiri caizse sesi çokluğu ama içi boşluğu Martin’in kendine her “Neden şimdi? Ben hala aynı Martin Eden iken neden daha önce değilde şimdi?” diye soruşunda açıkça belli oluyor. Gerçekten Jack London bir konuyu ancak bu kadar güzel ele alabilir ve ancak bu kadar gerçekçi işleyebilirdi. Bana bir karakteri okutmadı da geçmişte yaşamış ve hayal kırıklığının en büyüğünü yaşamış, uğruna varını yoğunu ortaya koyarak çalıştığı inançlarının ortadan kaybolması ile boşlukta kalmış muhteşem bir adamı benimle tanıştırdı sanki. Çok sevdim kitabı çok. Bence kesinlikle okuyun. Birkaç tane alıntı bırakıp şimdilik burada bitireceğim.
📌Ruth yaratıcı değildi, özgün değildi; kültürün ondaki görünümü başkalarının müziğini çalmaktan başka bir şey değildi. (Şu alıntının güzelliği 👌)
📌Tam öyle, yüreksiz; kafalarına doldurulmuş olan küçük ahlak değerlerinin gevezeliğini yapan ve yaşamı yaşamaktan korkanlar. Onlar seni sevecekler Martin, ama kendilerinin o küçük ahlak değerlerini daha çok sevecekler. Senin istediğin, kendini bütünüyle yaşama vermek, büyük özgür ruhlar! Göz kamaştıran kelebekler değil.
📌İnsanlara karşı nazik olmak onun için her gün biraz daha zorlaşıyordu. Varlıkları kafasını karıştırıyor ve konuşma çabası onu rahatsız ediyordu. İnsanlar onu huzursuz ediyordu ve onlarla ilişkiye girdikten sonra onlardan kurtulmak için gerekçeler arıyordu.