Merhabalar🤗🙋♀️ 🌺 Ben burada kendi yazılarımı çok paylaşmıyorum çünkü korkuyorum açıkçası. Beğenilmez, saçma bulunur diye tedirgin oluyorum. Eleştiri kaldırabiliyorum ama ne bileyim garip bir duygusu var bu durumun. Öyle ki yazılarımı çok az kişi okumuştur bu vakte kadar. Çevremde öyle…devamıMerhabalar🤗🙋♀️
🌺
Ben burada kendi yazılarımı çok paylaşmıyorum çünkü korkuyorum açıkçası. Beğenilmez, saçma bulunur diye tedirgin oluyorum. Eleştiri kaldırabiliyorum ama ne bileyim garip bir duygusu var bu durumun. Öyle ki yazılarımı çok az kişi okumuştur bu vakte kadar.
Çevremde öyle çok okutabileceğim kişiler yok ne yazık ki. Ondan dolayı kendimi cesaretlendirdim ve bir kurgumun tanıtım bölümünden bir kesit paylaşmaya karar verdim.
Acemi biri olduğum için çok ta şey yapmayın yanii 😂 Düşündürmeye iten bir yazı değil bastan belirteyim. Düz, her şey açık açık ondan saçma bulabilirsiniz.
🌺🌺
Gitgide gerçeklerin acı yanına gömülmeye başlıyordum. Hayat ile ilgili yeni şeyler öğreniyordum ve öğrendiğim şeyler hayatın saklı olan yüzünü görmemi sağlıyordu. Öyle ki hayat bir bataklıktı bende o bataklıktaki bir lotus.
Sürükleniyordum etrafa ama nereye gittiğim hakkında bir fikrim dahi yoktu. Deli dalgaların hakim olduğu bir okyanusta sürükleniyor gibiydim.
Sağa sola savruluyor, hayatta kalmak için bir neden aramaya devam ediyordum. Ellerimi uzatıp tutunacak bir dal arıyordum fakat tuttuğum her dal kırılıyordu.
Gözlerim yine kapalı gerçekleri görmemek için, yalan seslerini duymamak için kapattım yine kulaklarımı, biri bana soru sorsa bilmiyormuş gibi yapıyorum.
Hayatımda 3 maymunu oynamak dışında bir şey yapamıyordum.
Bu yüzden hayat bana oyunlar oynamaya devam ediyordu. Ne kadar oyun o kadar mağlubiyet ve her mağlubiyet sonrası bilinmez sorular...
Ve ben bu vakte kadar hiç bir soruya ciddi bir cevap veremedim. Içimden bir ses sürekli fısıldasa da bir işe yarıyor mu diye düşünüyorum da, hayır yaramıyor. Sadece biraz daha hayatı sorguluyorum o kadar.
Zihnim derin bir çukur gibiydi. Hatta ucu bucağı olmayan bir karadelik de olabilirdi. Yoksa, zihnime hüküm süren bu şeytani düşüncelerin kaynağını başka şekilde açıklayamazdım.
Sürekli yeni düşünceler giriyor, zihnimdeki düşüncelere bir yenisi daha ekleniyordu. Bu döngü o kadar hızlı gerçekleşiyordu ki bazen neler oluyor? Demekten kendimi alıkoyamıyordum.
Şimdi ne halde miyim?
Nefes alan, alsa da aldığı nefesin varlığından haberdar olmayan biri,
Gözleriyle etrafa bakan, baksa da gördüğü seyleri ayırt edemeyecek biriyim.
Bu duruma kendimi ben soktum. kendi yarattığım sanat eserinin baş kahramanı ben oldum. Fakat şu an istediğin en son şey bile olamaz başrol olmak.
Çünkü fark ettim ki göze ne kadar batarsan, o kadar suçu sende ararlar.
Işte bu benim hikayem. Işte bu benim hayatımın lanetli satırları, işte bu benim zihnim...
.....
Sonrasında geçmişe bir yolculuk yapıyoruz.
......
Okuyanlara teşekkür ederim 🌺🌺🤗