İncecik bir kitap. 58 sayfa ama resimleriyle. Hani yazar instagrama post atacakmış da buradan bir felsefe bir kitaba konu çıkar! demiş kitap basmışlar. Öyle bir kitap. İçeriği zayıf buldum, birçok kişinin anlatacağı, yaşamımızda düşünerek ders çıkarabilireceğimiz bir konunun birkaç sayfayla…devamıİncecik bir kitap. 58 sayfa ama resimleriyle. Hani yazar instagrama post atacakmış da buradan bir felsefe bir kitaba konu çıkar! demiş kitap basmışlar. Öyle bir kitap. İçeriği zayıf buldum, birçok kişinin anlatacağı, yaşamımızda düşünerek ders çıkarabilireceğimiz bir konunun birkaç sayfayla kitap adı altında okunmaya sunulması garip geldi bana. Konu denir mi felsefik bir altyapısı var mı gerçekten onu da bilemedim. Kitabı daha önce görmediğimden daha kalın bekliyordum. Çok ince çok çok ince.
- O zaman ararım. - Hep arayacaksın sen. Ya resim ya kitap. -Tutamak sorunu insanın bir tutamağı olmalı -Anlamadım -Tutamak sorunu dedim. Dünyada hepimiz sallantılı, korkuluksuz bir köprüde yürür gibiyiz. Tutunacak bir şey olmadı mı insan yuvarlanır. Tramvaylardaki tutamaklar gibi.…devamı- O zaman ararım.
- Hep arayacaksın sen. Ya resim ya kitap.
-Tutamak sorunu insanın bir tutamağı olmalı
-Anlamadım
-Tutamak sorunu dedim. Dünyada hepimiz sallantılı, korkuluksuz bir köprüde yürür gibiyiz. Tutunacak bir şey olmadı mı insan yuvarlanır. Tramvaylardaki tutamaklar gibi. Uzanır tutunurlar. Kimi zenginliğine tutunur; kimi müdürlüğüne, kimi işine, sanatına. Çocuklarına tutunanlar vardır. Herkes kendi tutamağının en iyi, en yüksek olduğuna inanır. Gülünçlüğünü fark etmez. Kağızman köylerinden birinde bir çift öküzüne tutunan bir adam tanıdım. Herkesin "Veli Ağa'nın öküzleri gibi öküz yoktur." Demesini isterdi. Daha gülünçleri de vardır. Ben toplumdaki değerlerin ikiyüzlülüğünü, sahteliğini, gülünçlüğünü göreli beri gülünç olmayan tek tutamağı arıyorum: Gerçek sevgiyi!
Aylak Adam - Yusuf Atılgan sayfa 183
--...Bence insanın adı onunla en az ilgili olan yanıdır. Doğar doğmaz o bilmeden başkaları veriyor. Ama yapışıp kalıyor ona. Onsuz olamıyor. Aylak Adam ~ Yusuf Atılgan 76. Sayfa
Renkler birey üzerinde soğukluk ve sıcaklık duygusu da uyarabilir. Sıcak renkler, dalga boyu yüksek olan sarı, kırmızı ve turuncudan oluşur. Bunun yanı sıra dalga boyu daha düşük olan soğuk renkler ise mavi, mor, yeşildir. Sıcak renkler çabuk algılanabilir ve görünebilir…devamıRenkler birey üzerinde soğukluk ve sıcaklık duygusu da uyarabilir. Sıcak renkler, dalga boyu yüksek olan sarı, kırmızı ve turuncudan oluşur. Bunun yanı sıra dalga boyu daha düşük olan soğuk renkler ise mavi, mor, yeşildir. Sıcak renkler çabuk algılanabilir ve görünebilir olduğu için yakınlık, soğuk renkler ise uzaklık duygusu uyandırır. Sıcak renkler, izleyeni uyarır, neşelendirir, metabolizmayı hızlandırarak güç ve dinamizm kazandır; fazlası isr heyecan yorgunluk, şiddet ve konsantrasyon güçlüğü yaratanilir. Soğuk renkler ise yatıştırıcı l ve dinlendiricidir; güven, huzur, sorumluluk, düzen, ferahlık, özgürlük gibi duygular uyandırır. Soğuk renkler aşırı dozda kullanıldıklarında ise kasvetli, hatta moral bozucu, tembellik, ağır kanlılık, hayalperestlik gibi etki yaratabilir.
Grafik Tasarim ve Reklam - Ulufer Teker 63. Sayfa
Kim bilir iş sıkıntısı olmasa belki insanlar işe gitmeyi unuturlardı. 'iş avutur' dersi babası. O böyle avuntu istemiyordu. Bir örnek yazılar yazmak, bir örnek dersler vermek, bir örnek çekiç sallamaktı onların iş dedikleri. Kornasını ötekilerden farklı öttüren şoför, çekici başka…devamıKim bilir iş sıkıntısı olmasa belki insanlar işe gitmeyi unuturlardı. 'iş avutur' dersi babası. O böyle avuntu istemiyordu. Bir örnek yazılar yazmak, bir örnek dersler vermek, bir örnek çekiç sallamaktı onların iş dedikleri. Kornasını ötekilerden farklı öttüren şoför, çekici başka ahenkle sallayan bir demirci bile ikinci gün kendi kendini tekrarlıyordu. Yaşamının amacı alışkanlıktı, rahatlıktı. Çoğunluk çabadan, yenilikten korkuyordu. Ne kolaydı onlara uymak!
Aylak Adam - Yusuf Atılgan 52. Sayfa
Şiir hakkında diğer insanların ne düşündüğünü merak ediyorum. Şiir insanda bir anlam çağrıştıran ve dizelerin birbiriyle kafiyeli bittiği bir şey mi olmalıdır yoksa bir zamanlar yenicilerin de yaptığı gibi pek de anlam bulamadığımız bir şey mi? Ben ilkinden yanayım ama…devamıŞiir hakkında diğer insanların ne düşündüğünü merak ediyorum. Şiir insanda bir anlam çağrıştıran ve dizelerin birbiriyle kafiyeli bittiği bir şey mi olmalıdır yoksa bir zamanlar yenicilerin de yaptığı gibi pek de anlam bulamadığımız bir şey mi?
Ben ilkinden yanayım ama ikinci görüşten yana olanların da sebebini çok merak ediyorum.
Spoiler içeriyor
Diziyi izlemeye başladığımda karşılaşacağımı düşündüğüm evrenle dizideki evren o kadar farklı ki son sezonun son dört bölümüne olan kızgınlığımı mı yazayım Elliot aslında Elliot değilmiş ne! Diyen yanıma mı kulak vereyim yoksa sen çok yanlış anlamışsın diyip susayım mı? Bilmiyorum…devamıDiziyi izlemeye başladığımda karşılaşacağımı düşündüğüm evrenle dizideki evren o kadar farklı ki son sezonun son dört bölümüne olan kızgınlığımı mı yazayım Elliot aslında Elliot değilmiş ne! Diyen yanıma mı kulak vereyim yoksa sen çok yanlış anlamışsın diyip susayım mı? Bilmiyorum bazı diziler sarsıcı ve insanların gerçeklik algısıyla etkileyici şekilde oynadığı bölümlerine rağmen dümdüz finalleri hak ediyor diye düşünüyorum. Dizi boyunca hakim olan gri atmosfer sürseydi, biz Elliot'un yalnızlığına üzülmeye devam etseydik, ölenler ölmüş var olan kişiler hep var olmuş ve yaşatılan duygular da yaşanmış olsaydı. Gerçekten kafaları karıştırmaya gerçeklik algısını son dakikaya kadar yitirtmeye gerek var mıydı? Çok basit bir final bekledim, istedim ama olmadı.
"Kırılırız ama hayata devam ederiz. Bu bir kusur değil bizi biz yapan budur." Elliot'un şu sözleri bile mi gerçek değildi? Yok ben yine de finalin çok zorlama olduğunu düşüneceğim.